ALİ GÜLTİKEN - OLANI ORTAYA ÇIKARMAK YETİYOR
Beşiktaş gibi bir takımı, sistem-taktik gibi şeyleri bir kenara bırakıp her antrenmanda çift kale oynatsanız bile büyük aşama kaydeder. Yeter ki oyuncular kendi doğru pozisyonlarında oynatılıp, kendi karakterlerinde özgür bırakılsın.
Zaten genlerinde olan oynama alışkanlığı bir süre sonra yerini bulacaktır. Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Takımı farklı yönde zorlayıp sürekli geriye doğru oynatmanın da bir anlamı yok. Hiçbir zaman yerine oturmaz, acı bir tecrübe olarak yaşanan sürece baktığımızda oturmadığını da görüyoruz.
Serdar hoca, Musrati, Fernandes ve Muçi'yi orta alanda doğru pozisyonlandırıp onlara oyun özgürlüğü verildiğinde Beşiktaş çok kısa sürede kendi kimliğine büründü. Ön tarafta Rashica ve Ghezzal zaten yetenekli oyuncular, oyunu belli bir noktaya taşıyabiliyorlar. Muleka'nın da bunlara katılımıyla oyun doğal olarak belli bir yere geldi.
Ama en önemlisi oyuncular hem bu oyun sisteminden hem de oynanan oyundan kendileri mutlu olacak. Dün Ankaragücü karşısında ilk adımı attılar ve keyif aldılar. Hem oynayanlar hem de izleyenler mutlu oldu. Olanı ortaya çıkartmak bu sonucu getirdi, devamı gelecektir.
FATİH DOĞAN - İKİ ADIM ÖNE
Fernando Santos gitti, Beşiktaş'ta ne değişti? derseniz... Takım, savunma hattını orta sahaya daha yakın kurdu. İleride rakibe baskı yapmaya ve hataya zorlamaya çalıştı. "Hücumda baskıda ne kadar başarılı?" derseniz "İdare eder" derim.
Bu baskıyla Ankaragücü maçından sonuç aldı. Özellikle Rashica, Muçi ve Muleka bu beklentiyi koşularla destekledi. Bu oyun yapısı oturmadan takım savunmadan başlayarak forvet hattı desteklenmeden Fenerbahçe maçına çıkılırsa sonuç sıkıntılı olabilir.
Muçi golü, uzaktan şutları ve al verleriyle ne kadar pozitif görünüyorsa, Musrati de o kadar ağır, dağınık ve vasat görüntüde. Belki yüksek maliyetinin altında eziliyor olabilir! Ankaragücü maçında Serdar Topraktepe ile ikinci farklılık sürekli uzaktan şut denemesiydi.
Muçi, Gedson, Rashica hocadan açık talimat almış kadar kaleyi uzaktan zorladı. Topu rakibe bırakma hastalığı oransal olarak düzelse de ilerleyen dakikalarda zaman zaman nüksetti ve Ankaragücü'ne %56'ya %44 gibi bir üstünlük verdi. Gedson'un 6'dan 8'e geçmesi, pas etkinliğini yukarılara çıkarması gözlerden kaçmadı.