Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'nin son haftasında deplasmanda karşılaştığı Manchester City'ye 2-0 kaybetti. SABAH Spor yazarları Mustafa Çulcu, Levent Tüzemen, Ömer Üründül ve Bülent Timurlenk, play-off turuna kalan sarı-kırmızılı takımı değerlendirdi.
MUSTAFA ÇULCU: "HAKEM BAŞARILIYDI"
"G.Saray'ın maçın başında önde baskı yapma arzusu saman alevi gibi kaldı. İlkay ve Lemina oyuna giremeyince M.City, orta alana ve topa sahip oldu. Merkezden yaptıkları hücumlarda çok etkili oldular. Bağımsız savunma yapan Abdülkerim ile Jakobs'un arasında geniş alan bulan Haaland iki kez yokladı, üçüncüde golü buldu. Arkada kalan Abdülkerim itmeye çalışsa da nafile... Haaland'ın yüzünü kaleye döndürdün bir kere, geçmiş ola!
Galatasaray ilk yarıda bir pozisyon hariç Osimhen'i topla buluşturamadı. Ama ikinci yarıya daha istekli başladılar. Okan hoca aksayan oyuncuların yerine değişiklikler yaptı ama değişen bir şey olmadı. Manchester City oyun kontrolünü maç boyunca elinde tuttu, istediği gibi oynadı ve sonuç aldı. İspanyol Alejandro Hernandez 43 yaşında UEFA elit hakemi. Oynatma isteği iyi de bir-iki net faulü ve sarı kartı atlaması kötü. Galatasaray hücumunda rakip ceza alanında 40'ta çok önemli bir pozisyon buldu.
Lemina'nın yüksek pasında Abdülkerim ofsayttı ama topa sahip olan Barış ofsayt değildi. 2 nolu yardımcı hatalı bayrak kaldırdı. Sallai'ye kontrolsüz hareketinde Marmaoush'a ve 58'de Jakobs'un umut vadeden atağını kestiği için Cherki'ye göstermediği net sarı kartlar var. 90+1'de Yunus ile Foden mücadelesinde penaltı yok, devam kararı doğru. Hakemi zorlayan pozisyonun olmadığı maçı 18 faul ve 1 sarı kartla tamamladı. Çok rahattı ve başarılıydı."
LEVENT TÜZEMEN: "TORREIRA OLMALIYDI"
"Etihad Stadı'nda gecenin yıldızı Galatasaray taraftarıydı. Maç boyunca G.Saray sevgisini tüm İngilizlere hiç durmadan gösterdiler. Herhalde Pep Guardiola, 'Keşke bizim de seyircimiz böyle olsa' diye düşünmüştür. Okan hocanın tercihleri, maalesef sahaya olumlu yansımadı. İlkay, kaptan olarak çıktı ama bir lider olarak oynayamadı. G.Saray'ın orta alanı büyük zafiyet yaşadı. Avrupa maçlarında hızlı oyuncularla baş başa kaldığında hep kaybeden Abdülkerim, yenilen ilk golde iki metre önde olmasına rağmen Haaland'ın koşusuna karşılık veremedi.
Guardiola'nın sakatlığı olmasına rağmen Doku'yu 'gittiğin yere kadar oyna' anlayışıyla sahayla sürmesi, G.Saray'a ağır bedel ödetti çünkü yenilen iki golde Doku'nun asistleri vardı. Doku sakatlanıp çıktıktan sonra G.Saray oyunu biraz daha dengeledi, City kalesine daha fazla atak yapma girişiminde bulundu. Özellikle ilk yarının G.Saray'da en önemli hamlesi, Osimhen'in rakipten çaldığı topu bitirme noktasına kadar taşıyamaması ve Sane'ye etkili pas verememesiydi.
İkinci yarıda da Osimhen'in 64'te attığı şut, belki gol olmadı ama G.Saray adına en etkili pozisyondu. Okan hocanın geç de olsa Barış, İlkay ve Abdülkerim'i oyundan alması doğru bir hamleydi ve G.Saray'ın ayağa daha iyi pas yapmasını sağladı. Okan hoca maçı yeniden oynamaya çalışsa, oyuna Torreira ile başlar, belki sol stoper olarak Jakobs'u kullanır, Barış'ın yerine de Yunus'u tercih ederdi. G.Saray belki kaybetti ama Avrupa'ya devam etmeyi başardı."
ÖMER ÜRÜNDÜL: "KIPIRDAYACAK FIRSAT BULAMADI"
"Galatasaray'ın karşısında zor bir rakip vardı. Manchester City'nin belki direkt oynayan çok önemli 4 oyuncusu eksikti ama şiddetle 3 puana ihtiyaçları vardı. Bu tip maçlarda kolay gol yemeyeceksin, oyunu tutacaksın. Önce Haaland'a çok net bir pozisyon verildi, o değerlendiremedi. Sonra ise defans bloğu çizgi halinde önde yakalandı. Rakibin hem ilerde sprinter oyuncuları var hem da araya top atacak usta ayakları.
Abdülkerim dönüp hareketlenene kadar Haaland üç metre fark atarak golü yaptı. Sonra ikinci gol de geldi. Galatasaray için artık işin daha zor olacağı görünüyordu. Neyse ki Doku sakatlanıp çıktı. İkinci yarı Galatasaray daha fazla rakip alanda gözüktü. Etkili atak girişimleri de oldu. Ancak sadece bir pozisyon bulabildiler. Buna karşılık Manchester'ın ani ataklarında dört ciddi tehlike yaşandı. Uğurcan kalesinde çok başarılıydı. Sonuçta Galatasaray sahadan yenilgiyle ayrıldı.
Nasıl oynadılar dersek, kesinlikle ezilmediler. Ama şöyle bir gerçek var; yenilen iki gol dışında kalede yaşanan beş gol pozisyonu var. Bu tablo günümüzde kabul görmüyor. Bu maç bize gösterdi ki böyle güçlü sahneleri Türkiye ligiyle mukayese etmemek lazım. Ligimizin lokomotifi Barış, çıkana kadar kıpırdayacak fırsat dahi bulamadı. Yine en çok kafama takılan bir konu var. Takımın vazgeçilmez dinamosu Torreira bir problemi olduğu için ilk 11'de yok. Peki neden riske edilip iki farklı skor dezavanajı varken son 20 dakika oyuna giriyor? Mantıkla kesinlikle bağdaşmıyor. Galatasaray hedefi artık play-off'tan çıkabilmek."
BÜLENT TİMURLENK: "ALKIŞLIYORUZ AMA!"
"Eylül ayında fikstür belli olduğunda "City 7. maça kadar işini bitirir, Galatasaray fırsat olur" diyenlerin karşısına çıkan futbol gerçeği, ilk 8 için sadece kazanmak değil averajını yükseltmek için farklı galibiyet almak zorunda olan bir takım çıkardı. İlkay 10 yıl önce Guardiola'nın ilk transferiydi. Dün Pep'in karşısına kaptan olarak sahaya çıkması güzel fotoğraf ama işin video-oyun kısmında maalesef yoktu. Lucas'ın yokluğunda ön alan baskısı yapmak pek de iyi fikir değildi. Buruk, savunmayı öne çıkartıp orta sahası ile yakın oynamaya çalıştı ama Haaland'ın golünde Abdülkerim'in ağırlığı ona geri adım attırdı.
İkinci golde Cherki son vuruşu yaparken tek başına kameralara poz verdi. Atletico Madrid ve City gibi yüksek tempolu takımlara karşı 7 günde 2 maça çıkmak kolay iş değil. Sane eski takımına karşı Sara ile birlikte iyi mücadele ederken "gidecekse Arabistan'a değil Premier Lig'e gitmeli" dediğimiz Barış Alper, İngiliz devi karşısında sanırım boyunun ölçüsünü almıştır. İkinci yarıya çıkarken canlı puan tablosunda ilk 8'deki yerini sağlamlaştıran City'nin sakatlar yüzünden daralan kadrosunu düşünüp temposunu düşürdüğünü söylemek lazım.
Bu fikstürde Liverpool'a kaybedip Union SG'yi yenmek normal olandı. Monaco'dan 1 alıp Ajax'a kaybetmek de futbolun bir başka normaliydi. Kötü Ajax'ı affetmeyip Simeone'den puan almak ilk 24'ü getirdi. Eski formatta son 16'ya çok kaldı Galatasaray. ilk 24'te olmak alkışı hak eder ama şapka çıkartılacak maç sayısı sadece 2. İlk maçta Lemina yok; rakibi yarın öğreneceğiz. Son söz; hayırlısı…"