Süper Lig'in 30. haftasında Galatasaray, Gençlerbirliği deplasmanından 2-1 galip ayrıldı. Sarı-kırmızılıların Sane ile bulduğu golün iptal edilmesi maçta öne çıkan kararlar arasında yer aldı. SABAH Spor yazarları Ahmet Çakar ve Mustafa Çulcu, tartışmalı kararları mercek altına aldı.
AHMET ÇAKAR: SANE'NİN GOLÜNDE OFSAYT YOK
İlk yarı bitti, G.Saray 2-0 öndeydi, sezonun en rahat maçını oynuyordu. İnanın bana tam bir antrenman maçı. Üstelik Sane'nin çok önemli katkılarıyla G.Saray iki gol buldu. Birinci dakikada problemli golcüsü İcardi ile perdeyi açtılar, sonra da Yunus ile ikiyi buldular.
İkinci yarı büyük fark olur diye düşünüyorduk. Gerçekten G.Birliği şu an için Türkiye'nin en kötü takımı. İleride top tutamıyorlar, hücumda çoğalamıyorlar, kısacası hiçbir şey yapamıyorlar derken ikinci yarı başlayıverdi. Yine her şey G.Saray'ın istediği gibi gidiyordu. Hatta Sane ile üçüncü golü buldular ama bu gol ofsayt diye iptal edildi. Ardından da Gençlerbirliği, neredeyse bir kere geldiği G.Saray ceza alanı içinde golü buldu. Rakip ne kadar kötü olursa olsun skor 2-1'e geldiğinde geri kalan dakikalar riskli dakikalardır. O kötü G.Birliği bir kaza golü bulsa belki de G.Saray puan kaybedip İstanbul'a dönecekti. Sonuçta G.Saray F.Bahçe ile farkı yine 4'e çıkarttı ve şampiyonluk yolunda büyük avantajı tekrar eline geçirdi.
Gelelim hakemlere… Batuhan Kolak, hem iyi bir hakem hem oyun genelinde iyi bir maç yönetti. Ama G.Saray'ın iptal edilen golünde bence ofsayt yok. Zaten VAR hakemi, gol takdirini ona bıraktı. Yunus ile G.Birliği stoperi yan yanalar, top yanlarından geçiyor ve ofsayt olmayan Sane golü yapıyor. Burada Yunus'un rakibine müdahale ettiğini düşünmüyorum. Bence gol kararı verilmeliydi.
MUSTAFA ÇULCU: BUZ GİBİ GOLÜ BADEM YAPTILAR
Galatasaray risk almadan başladığı oyunda, erken öne geçti. Oyunun kontrolünü eline aldı. Gençlerbirliği merkezi kalabalık tutarak İcardi'yi etkisiz bırakmaya çalıştı. İcardi top almak için içeriye gelince boşalttığı bölgeye Barış ve Yunus, savunma arkasına koşular yaparak pozisyonlar buldu.
Yürüyerek oynayan İcardi'ye rağmen Galatasaray, ön bölge presiyle rakibini hem önde boğuyor hem de kalesinden uzak tutuyordu. Sahada her iki takım oyuncuları, seyirci ve hakemler dahil nabzı 100'ü aşan kimse yoktu.
Sakin giden maçı hakemler bile hatalı kararlarıyla kızıştıramadı. Galatasaray kalitesiyle kazanmayı bildi. Batuhan Kolak'ın maçı 4.5 dakika geç başlatması kabul edilmez. İlk yarıda Sara, Oğulcan ve Zuzek'e sarıları pas geçmesi de kabul edilmez. Basit temaslara faul çalması tam bir kalitesizlik.
İcardi-Thalisson ve İcardi-Hanousek pozisyonlarında penaltı yok, devam kararları doğru. Sallai'ye gösterdiği sarı tam bir komedi. Çünkü pozisyon faul değil! Sonra Tongya'ya çıkan sarı, balans ayarıydı o da komedi.