Son dakika Galatasaray haberi... SABAH Spor yazarları Ahmet Çakar, Bülent Timurlenk, Levent Tüzemen ve Ömer Üründül, 2-2 biten Galatasaray-Kopenhag maçı sonrası çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Usta isimlerden Levent Tüzemen ve Ömer Üründül, teknik direktör Okan Buruk'un oyuncu tercihlerini eleştirirken, Ahmet Çakar ise Kopenhag'ın gördüğü kırmızı kart pozisyonunu yorumladı. İşte son dakika haberinin detayları...
BÜLENT TİMURLENK - BARDAĞIN BOŞ TARAFI
Rahmetli Can Bartu futbolu bıraktıktan 30 yıl sonra kulüpte bir bayramlaşmada kendisini tanımadı diye bozulan ve "Can Ağabey, x senede sağ bektim" diyen eski takım arkadaşına o nevi şahsına münhasır karakteriyle, "Nereden hatırlayacağım kardeşim, ben geri gelmezdim, sen de çıkmazdın" demişti.
Futbol artık rafine bir oyun. Sol stoper illa ki sol ayaklı olacak, beklerin asist yapacak, 6-8 numaralar yetmez 10 numaralar ölse de 6.5, 8.5, 10.5 uydurulacak, kalecin de libero kaleci olacak. Dünkü maçın kırılma noktası da bu… Muslera çok iyi kaleci, bunu kariyeri söylüyor ama kendisine söyleneni de ısrarla unutuyor. Göbeğe riskli top atma, hele yüksek topu kısa takım arkadaşına sakın atma. Ayağı düzgün kaleciler sorgulanmazken topu oyuna sokan Beckenbauer, Baresi değilsin sen, rakipler de eski orta sahalar değil. Galatasaray başlaması gerektiği gibi başladı. Büyük taraftar desteği, iştahlı oyun, ön alanda hızı artmış pas trafiği.
İlk 20 dakikadan iki, olmadı bir gol çıkartmalıydılar, yapamadılar. Kopenhag, geçen sezon Manchester City, Dortmund, Sevilla ile evinde berabere kalmış, deplasmanda 3 maçı da kaybetmişti. Değişmeyen tabela direnci yükseltir, en çok bildikleri de ikili mücadelede ayakta kalmak. İşte Muslera'nın o hatası ve 0-1.
Kerem Aktürkoğlu, yaptığı yemeğe ya bol acı ve tuz ya da eksik atan adam. Oysa ki paslarında ve son vuruşlarında kararında olmak da o bibertuz dengesi gibi. Bu da aşması gereken mental bir problem. Değişiklikler sonrası oyun biraz korodan solist performansına döndü. Boey ve Tete'den ekstra iki gol vuruşu. Stada gelirken razı olmayacağın skor, evine dönerken seni mutlu eder mi? Yarım bardak su varsa ve susuz kalmışsan kim takar bardağın boş tarafını!
LEVENT TÜZEMEN - BU SONUÇ OKAN BURUK'A BİR UYARIDIR
Galatasaray 2-0'dan dönüp beraberliği yakalayarak Şampiyonlar Ligi'ne tutundu. Eğer kaybetseydi, ağır bir travma yaşardı. Muslera'nın hatasıyla yenilen ilk gole kadar oyunun hakimi Galatasaray'dı, müthiş pozisyonlar yakaladı. Kerem Aktürkoğlu, geceye damga vuracak pozisyonlarda iki gollük vuruşu dışarı yaptı, bir kez de topu direğe nişanladı. Mertens ve İcardi de Galatasaray'ı öne geçirecek golleri harcadılar. İlk yarı Galatasaray en az 3 gol atardı.
Futbolda hataya yer yok. Muslera'nın geçen seneden ders almayıp yaptığı kısa vuruş, Galatasaray'ın gol yemesine neden oldu. Galatasaray'ın sahadaki 11'ine bakıyorum, bir de ısınanlara göz atıyorum. Zaha, Ndombele, Tete, Bakambu, Sanchez maça girecek emri bekliyorlar. Okan Buruk'a Galatasaray yönetimi gerçekten kaliteli transferler yaptı ve rekabeti yönetmesini istedi.
Okan hoca duygusallıktan kurtulmalı. Şampiyonlar Ligi'nin havasının ayrı olduğunu unutmamalı. 'Birilerini oynatırım, diğerlerini oynatmam, alınırlar' diye düşünmemeli. Değişim kararlarını erken vermeli, hatta oyuna erken müdahale etmeli. İlk yarı Ziyech çok etkisizdi, Kerem kaçırdığı gollerden sonra psikolojik olarak geriledi. Kerem Demirbay fizik gücü yüksek Kopenhaglı oyunculara karşı ikili mücadelelerde etkisiz kaldı.
Tete-Mertens, Ndombele-Nelson, Zaha-Kerem değişikliği erken start alsaydı, Galatasaray skor avantajını eline geçirirdi. Neden mi? Ndombele, Tete, Zaha üçlüsü girdikten sonra oyunun havası değişti ve iki tane gol buldu. Bu maçın skoru bir uyarıdır. Okan hoca ve oyuncular ders çıkarmalıdır.
AHMET ÇAKAR - KIRMIZI KART KESİNLİKLE DOĞRU
Sevinelim mi üzülelim mi bilmiyorum! İlk yarıdaki oyuna baktığımızda harika bir Galatasaray vardı. Kerem'in, İcardi'nin, Mertens'in kaçırdığı goller daha maçı ilk 20-25 dakikada ikiye, üçe getirebilirdi. Bu yarıda Kopenhag bir kere geldi, Abdülkerim adamını kaçırdı, Angelino kademeyi kaybetti.
Torreira da adamına vurdurunca rakip öne geçti. Aslında ilk yarının skoru 2-1, 3-1 Galatasaray lehine olması gerekirken, böyle maçlarda çok avantajlı bir skor olan 1-0'la devreye gitti. İkinci yarıda Galatasaray'dan çok büyük bir reaksiyon bekliyorduk. Bu arada Muslera'nın hatasıyla da rakip ikinci golü buldu. Her şey bitti dediğimiz anda sahneye Tete çıktı.
Önce Sacha Boey'e mükemmel bir asist yapıp, Galatasaray'ı umutlandıran golü attırdı. Hemen ardından da Zaha'nın müthiş ortasına mükemmel bir vuruş yaparak, Galatasaray'ı hayata döndürdü. Şu an Galatasaraylılar karmaşık duygular içindedirler.
Rahatlıkla yenebilecekleri rakibe puan verdiler. Ama diğer taraftan bitmiş bir maçtan bir puan almasını bildiler. Tabii ki bu hayata dönüşte Tete'nin katkısı dışında rakibin 10 kişi kalmasının da ciddi bir rolü var. Bulgar hakem Kabakov, Galatasaray'a çok yaradı. Hata yaptı mı? Yaptı. Çok iyi hakem mi? Değil. Ama Danimarkalı oyuncuya ikinci sarıdan verdiği kırmızı kart kesinlikle doğru.
ÖMER ÜRÜNDÜL - ZIYECH'İN OYNAMASI HATAYDI
Galatasaray, taraftarının büyük desteği ile kendi sahasında alışılmış önde agresif baskıyla maça başladı. Tempo da çok yüksekti. Aslında Kopenhag defans bloğunu çizgi halinde öne çıkararak arkada geniş alan bırakıyordu. Ayrıca prese karşı kalesinden riskli paslarla oyunu başlatması Galatasaray'a üretkenlik için çok elverişli bir ortam yarattı. Öyle ki İcardi tipi bir santrfor, çizgi defansın arkasına koşular yaparak pozisyonlar buldu, bu da alışılmış bir durum değildi. İlk 25 dakika rekor sayıda gol kaçtı.
Tabii bu arada futbolun bilinen kuralı vardır 'Atamayana atarlar' diye. 35. dakikaya kadar karşı kaleye gidemeyen Kopenhag gol buldu. Artık işler ikinci yarı için oldukça zorlaşmıştı. Galatasaray bu yarıya ilk devredeki gibi etkili başlayamadı. Skor avantajını bulan Kopenhag da ilk yarıdaki 2 büyük yanlışını bıraktı. Hem geriden pas yapmadan uzun çıkmaya başladılar hem de defans bloğunu daha geride kurdular. Bunun üstüne bir kontratakla ikinci gol gelince artık işler iyice çıkmaza girmişti.
Ama rakip 10 kişi kalınca az da olsa bir ümit doğdu. Gelebilecek bir gol, takımı da taraftarı da ateşleyebilirdi. Nitekim umutların tükenmeye başladığı anda sahanın en iyisi Sacha Boey, dar açıdan müthiş bir gole imza attı. Takım havaya girdi ve ardından Tete'den çok güzel bir gol geldi. Galibiyet için az da olsa süre vardı ama olmadı. Sonuçta kazanılması gereken bir maç iki puan kayıpla kapandı ama en azından 2-0'dan son dakikalarda dönmek de teselli oldu. Okan Buruk'a eleştirim ise fizik olarak hazır olmayan Ziyech'e ilk 11'de şans verip sahada tutmasıydı.