UEFA Avrupa Ligi'nin ilk haftasında Fenerbahçe evinde Belçika ekibi Union Saint-Gilloise'i Çağlar Söyüncü'nün ve Burgess'in (k.k) golleriyle 2-1'lik skorla mağlup etti.
SABAH Spor yazarları Ahmet Çakar, Ömer Üründül, Mustafa Çulcu ve Gürcan Bilgiç, Fenerbahçe'nin oynadığı oyunla ilgili çarpıcı sözler kaleme aldı. Özellikle de Ahmet Çakar, sarı-lacivertli takımın yıldız oyuncusu için dikkat çeken eleştiriler yaptı.
ÖMER ÜRÜNDÜL: "FRED'DE CİDDİ BİR DÜŞÜŞ VAR"
Fenerbahçe ilk 20 dakikada Saint Gilloise fırtınasına tutuldu. Müthiş bir tempo ve hızlı hücumlarla bu bölümde sürekli F.Bahçe'nin üstüne gittiler. Hatta ilk dakika dolmadan az kalsın gol atıyorlardı. F.Bahçe pas yapamıyor, rakibi karşılayamıyor, ileri çıkamıyordu. Oyunu 2 kurtarışla Livakovic tuttu. Sonra takım kendine geldi.
Futbolcular anladı ki fizik olarak sahaya bir enerji yansıtmazsak iş kötüye gidiyor. Çağlar'ın attığı gol de moral getirdi. Bu şekilde devre tamamlandı. İkinci yarı da kontrol F.Bahçe'deydi. Rakip 10 kişi kaldıktan kısa süre sonra ikinci gol de gelince F.Bahçe çok rahatladı. Maç o dakikada bitmişti.
Gelelim genel gözlemlerime; Amrabat, iyi tanıdığım bir oyuncu. Çok deneyimli, yer tutmasını bilen, iyi top kullanan önemli bir ön liberodur. Dün takıma da yavaş yavaş ısındığını göndüm. Oosterwolde belli bir istikrarı olan bir oyuncu. Ancak Fred'de ciddi bir düşüş var.
"MOURINHO EN-NESYRI'DE ISRAR ETMELİ"
En-Nesyri, F.Bahçe için çok önemli bir santrafor. Fizik olarak hazır olmamasına rağmen bütün pozisyonların içindeydi. Rakibine kırmızı kart görmesini sağlayarak görevini tamamladı. Mourinho, En-Nesyri'de ısrar etmeli...
AHMET ÇAKAR: "EN-NESYRI'YE VERİLEN PARA ÇÖPE ATILMIŞ"
Fenerbahçe kazanmak zorundaydı. Hem Galatasaray mağlubiyetini bir nebze olsun unutturmak hem de Avrupa macerasının ilk maçında evinde 3 puan almak istiyordu. Zar zor başardılar. Kazandılar ama asla iyi oynamadılar. Çok fazla soru işareti var. Mesela ilk 15 dakika tam bir kâbus Fenerbahçe için.
Union maça bir başladı, Fenerbahçe kafayı çeviremiyor, rakip kaleye gidemiyor, maç Livakovic ile Union'lular arasında geçiyordu. Sonra Fenerbahçe biraz toparlar gibi oldu, bu anda da Çağlar ile golü buldular. Bir yan topta Çağlar iyi vurdu.
"KAFA VURMA ÖZELLİĞİNDEN BAŞKA BİR ARTISINI GÖRMEDİM"
En-Nesyri, Cengiz ve İrfan Can Kahveci dünkü rotasyonun ana oyuncularıydı. Ama En-Nesyri için 23 milyon Euro bence çöpe atılmış büyük bir miktar. Kafa vurma özelliğinden başka hiçbir artısını görmedim. Cengiz, dökülmeye devam ediyor. İrfan Can bir şeyler yapmaya çalıştı, Syzmanski yine silik oynadı. Maçın son bölümünde Union kendi kalesine golü atmasa, 10 kişi kalmalarına rağmen hep sıkıntı yaratacaklardı.
"F.BAHÇE'NİN BİR DİĞER PROBLEMİ SOL BEK"
Fenerbahçe'nin diğer bir problemi sol bek. Oosterwolde bu mevkinin ideal oyuncusu değil. Sonuçta Fenerbahçe bir nebze olsun kara bulutları dağıttı ama ne rotasyon ışık verdi ne de oynanan futbol… Fransız hakem, genelde iyi maç yönetti. Çok sakin ve objektifti. Verdiği iki kırmızı kartta da haklıydı.
MUSTAFA ÇULCU: ÖZGÜVENLİ VE SOĞUKKANLI BİR HAKEM!
Fenerbahçe 7-8 oyuncu ile geriye yaslanınca rakip geçen seneki forvetinden üç önemli ismi kaybetmiş olsa da oyuna baskılı başladı. Fenerbahçe bu baskıya karşılık ilk etkili kombinasyonunu yaparak rakip alana yerleşince Çağlar'la golü buldu. En-Nesyri 36, 47 ve 70'te üç net pozisyon buldu ancak golü bulamadı. Kaleci Livakovic sahanın en iyisiydi. Fenerbahçe açısından zamanlama olarak muhteşem bir galibiyet oldu.
Fransa'nın son yıllarda yetiştirdiği 41 yaşındaki hakem Benoit Bastien temaslı futbola izin verince, kora kor bir mücadele seyrettik. Öz güvenli ve soğukkanlı bir hakem. Saygı ve disiplinini bozabilecek davranışlara karşı son derece duyarlı. Maçın hemen başında Mourinho teknik alandan öne çıkınca hakemden sözlü uyarı aldı. Becao hakeme sözlü itirazda bulununca sarı gördü. Mert Müldür'e çıkan sarı karttan iki dakika sonra Amrabat'a aynı kontrolsüz hareketi yapan Rasmussen'e sarı çıkarmaması adaleti zedeledi.
"KIRMIZI KART DOĞRU KARAR"
Maçın önemli kararı 73'te geldi. En- Nesyri topla ceza alanı ön çizgisinden içeriye doğru ilerlerken Allister tarafından ceza alanı dışında düşürüldü. Machida yandaydı ancak kademede değildi. Dolayısıyla pozisyon bariz gol şansı ve Allister'a çıkan kırmızı kart doğru karar.
GÜRCAN BİLGİÇ: KAN KOKUSU ALAN KÖPEKBALIĞI
Saint Gilloise, kan kokusunu alan köpekbalığı gibi başladı maça… 20 dakikada nefes aldırmadan baskıyı yaptı, pozisyonları buldu. Maçın başlamasına saatler kala hala Passo'dan isteyen bilet bulabiliyordu. Galatasaray yenilgisi taraftarın hevesini de dibe çekti, heyecanını da. Bu sinerji sahaya da yansıdı. Oyuncuların eli-ayağı kesilmişti sanki. Belçikalılar hissetmişlerdi bu bulanık havayı. Golü attıklarında, karşı tarafı da kırabileceklerinin farkında ve isteğinde oynadılar.
Amrabat-Fred acemiliği orta sahayı çaresiz bıraktığında, Cengiz ve İrfan Can hemen merkeze yaklaştılar. Fred top rakibe geçer geçmez tüm gedikleri onarmaya, her bölgeye koşmaya başladı. Toparlandılar bir anda. Duran toptan Çağlar golü de geldi. Rahatladılar… Artık maçı kazanmanın dışında ikinci hedef de oluştu; En-Nesyr'yi golle buluşturmak.