Son dakika haberleri… Süper Lig'de ilk hafta maçında evinde Adana Demirspor'u 1-0 yenerek 2024-2025 sezonuna galibiyetle başlayan Fenerbahçe, Göztepe deplasmanında 2-0 öne geçtiği maçta avantajını koruyamadı: 2-2. Rakibi ile 2-2 berabere kalan sarı-lacivertliler puanını 4 yaptı.
Fenerbahçe 45+1'inci dakikada kazanılan penaltıyı Dzeko ile gole çevirdi, En Nesyri 45+6'ncı dakikada skoru 2-0'a getirdi.
Göztepe, 68'inci dakikada Koray'ın golüyle umutlandı, maçın 90+5'inci dakikada sahneye çıkan Romulo skoru belirleyen golü attı.
SABAH Spor yazarları, nefes kesen karşılaşmayı işte bu sözlerle değerlendirdi:
GÜRCAN BİLGİÇ: ALINMASI GEREKEN CİDDİ BİR MESAJ VAR
Böyle bir deplasmanda çift forvet ile başlamanın sırları var elbette. Göztepe, beşli oynuyor defansta; o bölgede kafa karıştırmak–kalabalık olmak… Ya da; Ferdi–Fred yok… Dolayısıyla rakibin ön baskısından pasla çıkmak risk olabilir. Uzun oynamak seçenek, iki uzun santrfor da pas noktası… İkisi birden de olabilir. Diziliş herkesin merakı. 4-2-1-3 diyebiliriz. Üçlü forvetin arkasında Tadic. Szymanski ve İsmail iki altı numara. Bu manevra ilk yarıda 65'e 35 top hakimiyetini de getirdi Fenerbahçe'ye, Mourinho döneminde bir ilk aslında. Yine de etkili, tuttuğunu koparan bir oyun olmadı. Son altı dakikayı saymayalım. İki golün geldiği bu uzatma bölümü, Fenerbahçe'nin ofansif istatistiklerini de yukarı taşıdı.
En-Nesyri skorların kahramanı. Penaltı öncesinde Osayi'yi pozisyona sokan o… Szymanski'nin ortasını estetik bir kafa vuruşuyla ağlara gönderen de o. Pas oyununda da var, gol noktalarında da. Çift forvet aslında Dzeko'yu hesapların içinde tutarak, En-Nesyri'ye "Sen de ilk on bir oyuncususun" demenin bir başka şekli. Ve bir dejavu… Adana Demirspor maçında rakip auta atmıştı defansın uzaklaştıramadığı topu, Romulo bu kez içeri vurdu. Sezonun ilk puan kaybı uzatma dakikalarında yenilen golle geldi. Sezon matematiğinde bu goller iyi haber değildir. Sonlarda atarsan şampiyon olursun, yersen olamazsın… Fenerbahçe takımı 2-0'dan puan kaybetmez, hele Mourinho'nun takımı… Oturtsun Fred'i, soksun Krunic'i… Sonra "Nerede hata yaptım" diye düşünürsün.
ÖMER ÜRÜNDÜL: FENERBAHÇE BASKIDAN KURTULAMADI
Deneyimli ve kariyerli teknik direktör Mourinho'nun dün gece ilk 11'de ve sonrasında yaptığı hataları anlamakta gerçekten güçlük çekiyorum. 3 gün önce Lille ile 120 dakika müthiş bir mücadele vermişsin, bilhassa İsmail ve Szymanski inanılmaz mücadeleleriyle ciddi fiziki tahribata uğramışlar. Üstelik büyük seyirci avantajına sahip bir takımla, aşırı sıcak ve nemde deplasman oynuyorsun. Ve maça fizik olarak hazır olmayan 4 forvetle başlıyorsun. Bütün yükü yine İsmail'le Szymanski çekiyor. Çok etkili rakibe geçiş oyunu şansı vermiyorsun ama üretemiyorsun da. Sonra sahneye En-Nesyri çıkıyor. Önce verdiği güzel pasla takımına penaltı kazandırıyor. Kısa süre sonra da kendisine has kafa vuruşlarından biriyle farkı ikiye çıkarıyor.
İkinci devrede ağır yükü taşıyan Szymanski ve İsmail'in de yorulmasıyla Göztepe baskı uygulamaya başladı. Ama farkı bire indiren gole kadar Mourinho oyuna müdahale etmedi. Sonradan iki hamle yaptı. Ama Fenerbahçe baskıdan kurtulamadı. Uzatmanın son dakikasında da skora denge geldi ve iki önemli puan kaybedildi. Bunun dışındaki genel görüşlerim şöyle; En-Nesyri çok önemli bir santrfor. Önemli özelliklere sahip, fizik açıdan hazır hale gelince takımın en önemli silahı olur. Maximin de önemli bir kanat forveti. Ama etkili girişimlerini dün gece çok seyrek yapabildi, etkili değildi. Hakemin birtakım olaylar yaşanırken ikinci yarı oyunu başlatmaması lazımdı. Bu çok büyük bir hataydı. Bir kulüp başkanının saha içinde darp edilmesi gerçekten kabul edilecek bir durum değil. Bu işler nereye gidiyor?
AHMET ÇAKAR: JOSE MOURINHO İNTİHAR ETTİ
Mourinho dün gece intihar etti, hem de Fenerbahçe'yi yaktı. Kararlarıyla Mourinho'nun ne kadar iyi bir hoca olup olmayacağı tartışılacağı gibi ne kadar adam olduğu da tartışılabilir. Çünkü bu takım daha üç gün önce 120 dakika maç oynamış… İlk yarıyı 2-0 önde kapatmışsın. Defansın yerleşim hatasından pis bir gol yemişsin. Sonrasındaki yarım saat kabir azabı başlamış. Son yarım saate bakın Göztepe akın akın geliyor, Fenerbahçe'nin oyundan düştüğü çok açık. Düşünebiliyor musunuz o dakikalarda En-Nesyri ve Tadic hâlâ sahadalar… Çıkar Tadic ve Dzeko'yu, al iki tane diri orta saha, hem direncin artsın hem de topu tutabil… Göztepe gibi mütevazi bir takıma karşı 2-0 önde kapattığın maçta puan kaybediyorsan, Mourinho ağır şekilde tartışılmalıdır. Aslında Livakovic olmasa maç son saniyelere de kalmazdı. 80-90 arası kurtardığı net yüzdü yüz 2 şut var. Bütün bu baskılarda Mourinho uyuyor, kenarda seyrediyor. Kendi kendine üstün insan tripleri atıyor. Yazık çok yazık. Tamam bizim ligimiz bir İngiltere, bir İtalya değil ama Türkiye'de de plaj futbolu oynanmıyor.
Sahada kötü bir hakem ve art niyetli bir VAR hakemi (Mustafa İlker Coşkun) vardı. Göztepe'nin attığı sayılmayan golde karar doğru. Çünkü İsmail'in ayağına basılıyor. Verilen penaltı da doğru. Çünkü Osayi'nin topuğuna bir darbe var. Ama ikinci yarı hakemlik açısından skandal kararlar vardı. Yanlış fauller, yanlış kartlar ve VAR hakemi kötü niyetli derken de şunu demek istiyorum; Maximin'i VAR'a davet edip niye oyundan attırmadın? Maximin, Koray'ın bileğinin üst tarafına çok kuvvetli basıyor. Ayak yüksek ve bilek üzeri.
MUSTAFA ÇULCU: ANLAŞILAN VAR HAKEMLERİ TEDİRGİN
Hakemler nedense net sarı kartları bile erken kart göstermemek için pas geçiyorlar. Bir takım oynamak isterken diğer takım oynatmamak üzerine anlayışını kurguluyorsa karşılaşmayı disipline edecek kurallar çerçevesinde futbol oynanmasını sağlayacak kişi hakemlerdir. 15. dakikada Koray'ın Fenerbahçeli Maximin'i formasından çekmesi net sarı kart olmalıydı ama hakem göstermedi. 18 dakikada 2 nolu yardımcının kaldırdığı ofsayt hatalı, devamında El Nesyri ceza alanı içinde itiliyor. Çok önemli bir hata. 26. dakikada Göztepeli Dismas'ın yine Maximin'e faulü sarı olmalıydı ancak hakem sadece frikik verdi. 29. dakikada Göztepe'nin attığı VAR'dan iptal edilen gol öncesi atak başlangıç fazında VAR ne gördü de çağırdı, girmesini gerektirecek bir müdahale ekranda göremedik! Osayi ikili mücadelede Göztepeli Kubilay'a yükleniyor, bu oyuncu önündeki İsmail ile bir temas yaşıyor. İsmail hareketli, altta basit bir temas oluyor ve Fenerbahçeli futbolcu yerde kalıyor. Bu görüntü VAR'ın müdahalesinden öte sahada hakemin vermesi gereken bir karar olduğunu söylemeliyim. 45+1'de Fenerbahçe'nin kazandığı penaltıda Osayi rakibi Silva'yı geçti, bitirdi. Arkada kalan Silva dikkatli olacak rakibine yaptığı hareket penaltı.
69. dakikada Koray'a yaptığı kontrolsüz hareket sınırda. Dolayısıyla Maksime çıkan sarı kart doğru. 80. dakikada Göztepe lehine verilen frikikten önce hücum oyuncusu net faul yapıyor. Lakin hakem Kadir Sağlam bunu pas geçiyor bir sonraki pozisyonu değerlendirip Göztepe lehine faul veriyor! TFF Başkanımızın sezon başı, "VAR da insani de olsa hata istemiyorum" demeci; anlaşılan o ki VAR hakemlerini çok tedirgin etmiş, strese sokmuş. Gri pozisyonlarda bile "Aman başıma iş almayayım ,hakemliğin bitmesin " dercesine hakemleri VAR'a davet ediyorlar. UEFA da VAR uygulama çıtası 2 metre yükseklikte ise maalesef ülkemiz de çok düşük. Sadece 15 cm. Bu konu çok önemli çünkü daha ligin başındayız. Fenerbahçe Başkanı'nın saha içinden Göztepe taraftarının önünden geçirilmesi ciddi bir güvenlik hatası. Ekrana gelenler ise çok üzücü. Ülke futbolumuza yakışmayan görüntülerdi.