Son dakika haberleri… 2024 Avrupa Şampiyonası hazırlıklarını sürdüren A Milli Futbol Takımı deplasmanda Macaristan ile oynadığı özel maçta, rakibine 1-0 mağlup oldu.
Başkent Budapeşte'deki Puskas Arena'da oynanan maçta ev sahibi takıma galibiyeti getiren golü 48. dakikada Szoboszlai penaltıdan attı. Milli takım ikinci hazırlık maçını 26 Mart'ta deplasmanda Avusturya ile oynayacak.
MONTELLA YÖNETİMİNDE İLK YENİLGİ
Ay-yıldızlı ekip İtalyan teknik direktörü Vincenzo Montella yönetiminde ilk yenilgisini Macaristan karşısında yaşadı.
Montella yönetiminde 4 maça çıkan Türkiye, 5. maçında yenilgiyle tanıştı. Milli takım, İtalyan İtalyan teknik adam yönetiminde daha önce oynadığı 4 maçta 3 galibiyet ve 1 beraberlik almıştı.
ÖMER ÜRÜNDÜL: "BU 11'LERLE KOLEKTİF YAPI OLUŞMAZ"
A Milli Takım'ın Macaristan karşısında yaşadığı yenilgiyi SABAH Spor yazarları Ömer Üründül ve Gürcan Bilgiç değerlendirdi.
ÖMER ÜRÜNDÜL: Budapeşte'de 90 dakikası dolu tribünler önünde sanki resmi maç gibi ciddi oynanan bir karşılaşma izledik. İlk yarı iki takım da disiplinli ve kontrollü oynadı. Ayrıca karşılıklı pres de vardı. Bu görüntüde iki-üç yarım pozisyon bulabildik. Rakibin ise tehlikeleri sadece üç duran toptu. Bu da zaten bizim alışılmış rahatsızlığımız.
İkinci yarının başında yine bir duran top sonrası Enes'le gereksiz penaltıya neden olduk ve skor dezavantajına düştük. Daha sonra kısa bir bölüm süren bizim baskımıza karşılık iki tehlikeli kontratak yaşadık. Sonra iki teknik direktör de bol sayıda oyuncu değişikliklerine gitti. Bizim takımda oyuna girenler, rakibin yaptığı değişikliklere göre çok daha kaliteli olunca son 20 dakika yoğun bir baskı kurduk. Önemli pozisyonlar da yakaladık ama beraberliği bulamadık. Dün takımımızda mücadele etmeyen oyuncu yoktu. Ama kimse performans olarak vasatı aşamadı. Bana göre Samet Akaydın beklentilerin çok üstünde bir performans gösterdi.
Benim, Milli Takımımız için senelerdir yeri geldikçe vurguladığım önemli bir konu var. Bizim oturmuş bir futbol ekolümüz yok. Bu rahatsızlığı en aza indirecek formül de kadro istikrarıdır. Biz ise yine senelerdir bu konuda tam tersini yapıyoruz. Buna dün Montella da eklendi… Bu kadar değişik 11'lerle kolektif yapı oluşturmak mümkün değil. O yüzden de hiçbir maçımızın garantisi olmadığını bilmemiz gerekiyor.
GÜRCAN BİLGİÇ: Öncelikle söyleyelim ki; taşlar yerinde. Macarlar, aynı "bizimkiler" gibi yükselişin eşiğinde, Avrupa'nın sert takımlarından. Dolu dolu geliyorlar. Mancini'nin dediği gibi "Sert rakibe karşı, zor maç" oynadık. Ama iyi oynadık. Tabela size tersini söylemesin; iki duran topla buldular en etkili pozisyonlarını.
Birisinde Mert Günok müthişti, ötekinde Enes'in koluna çarpan top "penaltı" kararını getirdi. Olur böyle şeyler… Elbette bu kadronun bize hayal ettirdikleri çok farklı. Ama gidecekleri uzun yol, mola verecekleri duraklar var. Her oyuncu bir fikir verecek, her maç başka biri için forma şansı yaratacak. Yenik duruma düşüp, Arda Güler'i "10 numara" yaparak ofansif hamlenin gelmesi de anlaşılır. Birden bire maçı tek kaleye döndürüp, Macarlar'ı kendi ceza alanlarında beklemeye aldık. Rakip sahada, galip takımın tek çaresiydi. Bu da "artı" puanlarımızdan.
Bu gidişat önemli veriyi de getirdi; maçın kahramanı Macarlar'ın kalecisi Gulacsi oldu. Hakan'ın müthiş şutunu çıkarması, karşı karşıya Kenan'a geçit vermemesi notlar arasında. Arda'nın girmesiyle birlikte hücum kalitesinin yükselmesi, 3. bölge organizasyonunun akıl kazanması maçın resimlerinden. Ama Enes santrforumuz olur mu, endişeliyim... Avusturya karşısında, kulübede bekleyen isimleri de görürüz 11'de. Kerem, İrfan Can, Arda gibi "şapkadan tavşan çıkaranlar", bu kez daha fazla süre alır. Sonuç; birbirine inanan, korkmayan ve bunu yapmak için aklı ve kalitesi olan bir takımız. Yenilmiyoruz, öğreniyoruz…
Öte yandan Ali Gültiken, Ömer Üründül, Bülent Timurlenk, İskender Günen, olay yaratan Semih Kılıçsoy kararını da SABAH Spor'da değerlendirdi.
"SEMİH KORUNMALIYDI"
ALİ GÜLTİKEN: Bu aslında önceden alınması gereken bir karar. Genç oyuncuların ve kulüplerin hassasiyetini dikkate almak gerekir. Bugün bunun önceden düşünülmüş, sonradan uygulanmış bir karar olduğu görünüyor. Bu tür durumlarda Beşiktaş'ın camia olarak reaksiyon göstermesi son derece normal. Yapılan açıklamalar ve gösterilen gerekçe, siyah-beyazlıları ikna etmeye yetmiyor. Ayrıca Semih Kılıçsoy'un da genç, yıldızı yeni parlayan oyuncu olarak duygusal anlamda korunması gerekirdi. Semih oynadığı futbol ve attığı gollerle çıkışta olan ve doğal olarak hep yukarıya doğru bakan bir oyuncu. Alınan karar sonrası onda oluşan duygu farklılıklarını ve Beşiktaş'tan gelen tepkileri de Milli Takım sorumluları anlamak zorunda.
"MONTELLA'YI YIPRATMAYIN"
ÖMER ÜRÜNDÜL: Semih'in Ümit Milli Takım'a gönderilme kararını yanlış buluyorum. Çünkü Milli Takımımızın bilhassa santrfor mevkiinde ihtiyacı var. Üstelik Semih, genç bir futbolcu olarak başarılı bir çıkış yakalamış, hatta yurt dışı transferleri bile konuşulmaya başlanmıştı. Bir önemli yanlış ise Milli Takım kadrosuna çağrılıp sonra Ümit Milli Takım'a gönderilmesiydi. Bu doğal olarak aday kadroya seçildiği için büyük heyecan yaşayan futbolcuya şok etkisi yaratır. Hiç olmazsa direkt Ümit Milli Takım'a çağırılsaydı. Montella, "Oynaması, kendini göstermesi lazım" diyor ama Semih, Beşiktaş'ta son dönemlerde sürekli oynadığı gibi Milli Takım kadrosunda ciddi maç eksiği olan futbolcular var. Ancak bu yaşananlardan dolayı Avrupa Şampiyonası öncesi Montella'yı yıpratmak doğru değil.
"NEGATİF ENERJİ BİTMİYOR"
BÜLENT TİMURLENK: Enis, Bertuğ ve Erencan varken nasıl bir ihtiyaç oldu da Semih Kılıçsoy'un Ümit Milli Takım'da daha çok süre alabileceğini düşündü Vincenzo Montella, açıkçası bunu hiç anlamadım. A Milli Takım kadrosu açıklanırken genç oyuncunun teknik kadro ve takımla kaynaşması için çağrıldığını ama Ümit Milli Takım'ın ona ihtiyacı olduğunu ilk günden söylese bu tepkiler olur muydu? Ondan da emin değilim… Ne yazık ki Türk futbolunda negatif enerji bir türlü bitmiyor. İtalyan teknik adamın, Beşiktaş Kulübü ile Semih ile ne problemi olabilir ki... Beşiktaş'ta kendini göstermeyi başaran genç oyuncunun bu yaşadıkları için çok üzgünüm, bu polemiklerin öznesi olması gerekmiyordu. İnşallah daha çok gelişeceği yolda, gürültüsü az günlerde yürür.
"MANTALİTE DEĞİŞMİYOR"
İSKENDER GÜNEN: Semih Kılıçsoy ve Ahmetcan Kaplan ülkemizin son yıllarda yetiştirdiği iki yetenekli isim. Ahmetcan, Hollanda ekibi Ajax'ta bulduğu forma şansını çok iyi kullandı. Semih ise verilen şansı iyi kullanmanın ötesinde, oynadığı oyun ve attığı gollerle gelecek adına hepimize çok büyük ümitler verdi. Böylesi yetenekli iki gencin A Milli Takım kadrosuna dahil edildikten sonra teknik ve taktik antrenmanlara alınmamasını hiç anlayamıyorum. Görünen o ki Milli Takım'da hocalar değişse bile mantalite yıllardır aynı. Madem bu iki genç oyuncuyu, Ümit Milli Takımı'na gönderecektiniz neden A Milli Takım'a aldınız? Kimse bu futbolcuların böylesi durumdan sonra geçireceği travmanın ya da hayal kırıklığının ne yazık ki farkında değil.