Hatta Loch Ness Canavarı, iki müze arasında büyük bir çekişmenin sebebi olmuş. Kaynak, İngiltere'deki Doğal Tarih Müzesi'nin canavarın kalıntıları istediğini, ancak İskoç Kraliyet Müzesi'nin ise kalıntıların İskoçya'da kalmasını istediğini vurguluyor. Bu durum için gizli görüşmeler bile yapılmış.
İsveç'te Storsjöodjuret isimli canavarın (Büyük Göl Canavarı anlamına geliyor) Storsjön Gölü'nde yaşadığından söz edilir. İsveç hükümeti 1986 yılında Storsjöodjuret ve yavrularının koruma altına alan yasa çıkarmıştı. Ancak bu yasa 2005'te daha sonra iptal edildi. Loch Ness Canavarı için de böyle bir girişim olduğu söyleniyor.
Araştırma hakkında Fransız haber ajansı AFP'ye bilgi veren Otago Üniversitesi'nden Profesör Neil Gemmell, "Binden fazla kişi bir canavar gördüğünü söylüyor. Belki de orada sıra dışı bir şey var" diye konuştu.
Genetik üzerine çalışmalar yürüten Gemmell, gölden aldıkları su örneklerinde canavar DNA'sının izini araştıracaklarını söyledi.
Nessie olarak adlandırılan canavarı gördüğünü öne sürenler, uzun bir boyna sahip sürüngen bir yaratık olduğunu söylüyor. Bu tasvir, 66 milyon yıl önce soyu tükenmiş bir deniz canlısı olan "Plesiosaurus" olabileceği yönünde teorilerin ortaya atılmasına neden olmuştu.
Diğer teoriler ise Nessie'nin büyük bir mersin ya da yayın balığı olabileceği yönünde. Ancak gölde bu balıkların şu ana kadar hiç tutulmadığı belirtiliyor.
Doğu Akdeniz'deki medeniyetler, Hititler, Yunanlar ve Minos Uygarlığı gibi pek çok uygarlığın ya çökmesine ya da gerilemesine yol açmışlar, Troya kenti tümüyle yok olmuş, Ugarit şehri düşmüş örneğin...
Tunç Çağı'nı kapatan bu istilanın önünde hiçbir güç duramamış ve uygarlık yaklaşık bin yıl geriye sarmış.