Yıldırım Beyazıt Üniversitesinin akademik kadrosu, Türkiye'nin ilk ve tek özel sektör destekli Hidrojen Enerjisi ve Bor Araştırma Merkezinde, katma değeri yüksek sanayi ürünlerinin geliştirilmesinde bilfiil görev alarak "sanayi asistanı" modelini hayata geçirdi
Kurulan üretim merkezinde çalışan öğretim üyeleri, dünyada da yenilikler içeren roket yakıtlarının ham madesinin üretiminden, hidrojen jeneratörlerine, yakıt tüketiminde tasarruf sağlayan yeni nesil bor ürünlerine kadar pek çok ileri teknolojinin geliştirilmesinde rol oynadı.
Merkezde geliştirilen ürünlerin uluslararası patent başvuruları yapılırken akademisyenlerin dünya literatürüne katkı sağlayan yayınları da göz dolduruyor.
Prof. Dr. Doğan, Yıldırım Beyazıt Üniversitesinin bu modeli ilk kez "bor ve hidrojen teknolojileri" geliştiren bir sektörle hayata geçirmesinin yüksek teknolojilere verdiği önemle ilgili olduğunu aktararak uygulanan bu yeni modelin ileri teknoloji ürünleri geliştirme hedefindeki Türkiye için de büyük önem taşıdığını söyledi.
Merkezde, bu modelle yüzde 99 saflıkta "elementer bor üretim sistemi" geliştirdiklerini bildiren Şahin, bu sistemin dünya genelinde de ekonomik getirisi sebebiyle büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Elementer borun, uzun menzilli füzeler için yakıt ham maddesi olduğunu aktaran Şahin, şunları söyledi: "Elementer bor, özellikle roketler için gerekli olan yakıtın ham madesidir. Elementer boru kullanarak füzelerin menzilini artırmak için geliştirilen yakıt karışımları da katma değeri oldukça yüksek bir uç ürünüdür. Merkezde geliştirdiğimiz bu ürünün Türkiye'nin ekonomisine büyük katkı sağlamasını bekliyoruz. Sistemin patent başvurusunu da yaptık."
Kaynak: YeniŞafak
Patriot füze sistemi savunma üzerine kurulmuş olan bir füzeleme sistemidir. Bu sistem, saldırı için kullanılan 3-6 metre uzunluğundaki füzeleri ve bununla birlikte ses hızı ile mukayese edildiğinde bu hızın 3-5 katı oranındaki hızla gelen füzeleri tespit eder ve havadayken karşı füze göndererek imha eder.
Bu menzile giren füzeler direk hedefe kilitlenir. Ayrıca otomatik pilotlarla da çalışırlar. İnsan hatası da böylece minimize edilir. Menzilinin fazla olması da insan gözüne ihtiyacı en aza indirmekte hatta yok etmektedir.
RUSYA
Rusya'nın elinde S 400 füzesi bulunuyor. Bu sistem herhangi bir füzeyi 400 km ileriden teşhis ederek imha edebiliyor. Düşük iz bırakan hedeflerin dahi teşhis edilmesi hedeflenmiştir
Çinli mühendislerin yaptığı bu füzenin menzili yaklaşık 100 km. 8 tane füze rampasına sahip olan bir kamyonla taşınabilen yeni FD-2000 sistemi, tek seferde 32 tane füze ateşleyebiliyor.
DF-41, menzili 12.000 ile 15.000 km arasında değişebilen katı yakıtla çalışan balistik füze sistemidir. Geliştirilme aşamasının bitmesinin ardından Dünya'nın en yüksek tahrip gücüne sahip füzelerden biri olacağı belirtilmektedir.
Anti balistik füze sistemi olan Arrow 3 ise test işlemini geçti. Arrow, İsrail'in geliştirdiği anti balistik füze sistemi ve kısa ve orta menzilli balistik füzelere karşı savunma olanağı sağlıyor.
Arrow 3'ün, yüksek irtifa menzili sayesinde atmosferin yukarılarında "vuracağı" füzelerin "nükleer başlıklarının" zararlarının sınırlandırılmasına yol açacağı belirtiyor.
İRAN
İran'ın Şahab 1 ve Şahab 2'den sonra tasarladığı Şahab 3 füzesi, Kuzey Kore devletinin desteğiyle yapıldı. Menzil kabiliyeti olarak İsrail'in bile bir kısmını vurabilecek bir mesafeye kadar gidebilen bir balistik füze çeşidi olarak ön plana çıkıyor.
Bu kadar yüksek menzile sahip füzenin hata payı maksimum olarak sadece 50 m'dir. İran'ın kullanımında olan bu balistik füze en büyük düşmanı İsrail'i fazlasıyla rahatsız etmekte ve İsrail'in olası bir saldırıda füze savunma sistemlerinin bu füzeye ne ölçüde engel olacağı da bilinmemektedir. Menzilleri 3.000 km civarındadır.