Türk siyasi hayatının en renkli isimlerinden 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, 66 yıllık ömrünü, Türkiye'nin özgür, demokratik ve sivil bir yapıya kavuşması için adadı.
Turgut Özal, banka memuru Mehmed Sıddık ve ilkokul öğretmeni Hafize Hanım'ın çocukları olarak 13 ekim 1927'de Malatya'da dünyaya geldi. Babasının görevi nedeniyle ilk, orta ve lise öğrenimini yurdun değişik yerlerinde tamamladı.
Özal çocukluk yıllarında ısrarla pilot olmayı arzu etmektedir. Fakat geçirdiği bir kaza onun bu arzusuna ulaşmasına engel olacaktır. Bindiği eşeğin üzerinden semer kaymış ve kolu hasar görmüştür. Bu, kolunun biraz kısa kalmasına sebep olmuş ve böylece pilotluk hayalleri de suya düşmüştür.
Mehmed Sıddık Bey'in görevi nedeniyle aile sık sık il değiştirir. Nitekim Özal bu arada orta okulu da Mardin'de bitirir. Ama Mardin'de lise yoktur. Annesi Hafize Hanım, oğlunun ya Konya Lisesi'nde ya da Kabataş Lisesi'ni okumasını arzu etmektedir. Her iki okul da paralıdır. Özal'ın paralı yatılı okuması gerekmektedir. Böylece Özal, 25 lira daha ucuz olduğu için, Kabataş'a değil, Konya Lisesi'ne verilir.
Mühendislik ekonomisi alanında uzmanlık eğitimi için 1952'de ABD'ye gönderilen Özal, Türkiye'ye döndükten sonra Elektrik İşleri Etüd İdaresi Genel Müdür Yardımcılığına atandı.
Askerlik hizmetini, 1961-1962 yıllarında Milli Savunma Bakanlığı Bilimsel Danışma Kurulu üyesi olarak yapan Özal, Devlet Planlama Teşkilatının kurulmasına katkıda bulundu.
"İLK DENEMESİ BAŞARISIZ OLDU"
Siyasi hayatına 1977 genel seçimlerinde Milli Selamet Partisinden İzmir Milletvekili adayı olarak başlayan Özal, bu seçimde milletvekili olamadı.
1979 sonlarına doğru Başbakanlık Müsteşarı olarak atanan Özal, aynı dönemde Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı görevini de vekaleten yürüttü. Bu özelliğiyle Özal, hem DPT Müsteşarlığı hem de Başbakanlık Müsteşarlığı yapmış Türkiye'nin tek başbakanı ve cumhurbaşkanı oldu.
Türkiye ekonomisini liberalleştirmeyi hedefleyen ve "24 Ocak Kararları" olarak bilinen geniş çaplı programın hazırlanmasında önemli rol oynayan Özal, o dönemde gösterdiği etkinlik nedeniyle "sandalyesiz bakan" sıfatını aldı.
Turgut Özal, 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinden sonra kurulan hükümete Ekonomik İşlerden Sorumlu Başbakan Yardımcısı olarak atandı. Özal, bu tercihi, "Gelen yönetim 24 Ocak Kararları ile başladığımız işe devam etmemi istedi. Zannediyorum bugün Türkiye'de varılan noktanın ana sebeplerinden biri bu kararın verilmiş olmasıdır." sözleriyle değerlendirdi.
KİTLELERE ULAŞMAK İÇİN "ORTA DİREK" TEMASINI KULLANDI
İstifasının ardından 20 Mayıs 1983'te Anavatan Partisini kuran Özal, aynı yıl yapılan genel seçimde partisinin birinci gelmesi üzerine 45. Hükümeti kurmakla görevlendirildi. 1983'ten 1991'e kadar aralıksız olarak tek başına iktidarda kalmayı başaran Anavatan Partisi, 1996 ile 2002 yılları arasında da çeşitli koalisyon hükümetlerinin içinde yer aldı.
Çeşitli siyasi eğilimleri birleştirme iddiasıyla ortaya çıkan ve iktisadi konulara ağırlık veren Anavatan Partisi, 1987'deki genel seçimden tekrar birinci parti olarak çıktı ve Özal, Başbakanlık koltuğunu korudu.
Özal, bu dönemde kitlelere ulaşmak için "orta direk" temasını kullandı. İlk olarak ekonomiye yönelik adımlar atan Özal, bu alandaki sınırlamaları kaldırmaya odaklandı.
"ALLAH'IN VERDİĞİ ÖMRÜ..."
Özal, 18 Haziran 1988'de Anavatan Partisinin Ankara Atatürk Spor Salonu'nda düzenlenen 2. Olağan Kongresi'nde yaptığı konuşma sırasında uğradığı silahlı saldırıda sağ elinden yaralandı. Yaralı halde kürsüye çıkan Özal, "Bilhassa belirtmek istiyorum, Allah'ın verdiği ömrü, O'nun isteğinden başka alacak yoktur, biz de O'na teslim olmuşuzdur." ifadelerini kullandı.
Suikastı düzenleyen Kartal Demirağ, saldırı sonrasında yakalandı ve yargılama sonucunda idama mahkum edildi. Daha sonra cezası 20 yıl hapse çevrilen Demirağ, 4 yıl hapis yattıktan sonra Turgut Özal tarafından 1992'de affedildi.
GAP'A ÖZEL ÖNEM
Döneminin sorunlarına farklı bakış açılarıyla yaklaşan Özal, Türkiye'nin ekonomik ve sosyal gelişimine önemli katkılar sağladı.