Bursa İmsakiye takvimi ile bu yıl oruç tutulacak vakitler ve saatler gün gün takip edilebiliyor. 2022 yılında 2 Nisan'da başlayan Ramazan ayı için tüm İslam aleminde hazırlıklara başlandı. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş olan mübarek Ramazan ayını ibadetle geçirmek oldukça mühimdir. Bu nedenle bu ayın feyzinden faydalanmak arzusuyla oruç tutmaya hazırlananlar 2022 Bursa imsakiye ile iftar vakti, sahur saati, imsak vakitleri için şimdiden araştırma yapıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayınlanan Bursa İmsakiye takvimi ile il genelinde imsak, sahur ve iftar saati öğrenilebiliyor.
İftar saat kaçta, sahur ne zaman, imsak vakti ne zaman gibi sorularla Bursa İmsakiye takvimini araştıranlar doğru adresteler! İşte Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayınlanan güncel imsakiye…
BURSA'DA İFTAR VAKTİ VE SAHUR SAATİ KAÇTA?
Ramazan ayının ilk iftar saati ve sahur vakti ise milyonların kafasında soru işareti olarak yer alıyor. Farz olan oruç ibadetini yerine getirecek kişiler Bursa'da iftar saat kaçta, iftara ne kadar kaldı sorularına cevap arayacak.
Bursa İftar Vakti İçin Tıklayınız
RAMAZAN NE ZAMAN BAŞLIYOR?
Müslümanlar için mühim bir yere sahip olan ve on bir ayın sultanı olarak adlandırılan Ramazan ayına sayılı günler kaldı. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın resmi internet sitesinden yayınladığı imsakiye takvimine göre ilk iftar saati ve sahur vakti belli oldu. Bu yıl Ramazan ayı 2 Nisan Cumartesi günü kalkılacak ilk sahur ile başlayacak.
NOT: İftar Saati linkine tıklayarak tüm iller için imsakiye sayfasına ulaşabilirsiniz
RAMAZAN AYI İLE İLGİLİ HADİSLER
1. Ebû Hüreyre -radıyallâhu anh- der ki: Resûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:
"Ramazan ayı girdiğinde Cennet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulur." (Buhârî, Bed'ül-Halk, 11, Savm, 5; Müslim, Sıyâm, 1, 2, 4, 5)
2. Ebû Hüreyre'den -radıyallâhu anh- rivâyet edildiğine göre Resûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
"Allah Teâlâ: «İnsanın oruç dışındaki her ameli kendisi içindir. Oruç ise benim içindir, onun mükâfatını da ben vereceğim» buyurdu.
Oruç kalkandır. Biriniz oruç tuttuğu gün kötü söz söylemesin ve kavga etmesin. Şayet biri kendisine hakaret eder ya da çatarsa:
«–Ben oruçluyum» desin.
Muhammed'in -sallâllâhu aleyhi ve sellem- canı kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah katında miskten daha hoştur. Oruçlunun sevineceği iki ân vardır:
Bir, iftar ettiği zaman sevinir, bir de Rabbine kavuştuğu zaman orucunun karşılığına sevinir." (Buhârî, Savm, 9; Müslim, Sıyâm, 163)
3. Ebû Hüreyre -radıyallâhu anh- der ki: Resûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:
"Kim yalan konuşmayı ve yalanla iş yapmayı terk etmezse, Allah'ın o kimsenin yiyip içmeyi bırakmasına ihtiyacı yoktur." (Buhârî, Savm, 8; Edeb, 51. Ayrıca bkz. Ebû Dâvûd, Savm, 26/2362; Tirmizî, Savm, 16/707; İbni Mâce, Sıyâm, 21)
Sene içindeki ayların efendisi olan Ramazan, mubârek bir zaman dilimi ve bereketli bir ibadet ayıdır. Bu ayda semânın kapıları açılır ve ilâhî rahmet her tarafa yayılır. Yapılan ibadet ve hasenâta sâir zamanlardakine göre daha çok sevap verilir ve günahlar affedilir. Müslümanlar topluca yoğun bir ibadet iklîmine girerler.
RAMAZAN AYININ GECELERİ NASIL DEĞERLENDİRİLMELİDİR?
Gündüzleri oruçla değerlendirilen Ramazan ayının, geceleri de terâvih ve teheccüd namazı, Kur'ân tilâveti ve zikirle ihyâ edilmelidir. Resûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şu müjdeyi verir:
"Kim, inanarak ve sevâbını Allah'tan umarak Ramazan gecelerini ihyâ ederse, geçmiş günahları affolunur." (Buhârî, Terâvih, 46)
Resûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Ramazan'da bir gün evinden çıktığında, mescidin kenarında namaz kılan bir grub görmüştü.
"–Onlar ne yapıyor?" diye sordu.
"–Onlar, ezberlerinde fazla Kur'ân olmayan kimselerdir, Übey bin Kâ'b -radıyallâhu anh- onlara namaz kıldırıyor!" dediler.
Allah Resûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- :
"–İsabet etmişler, ne kadar güzel ve iyi bir şey yapıyorlar!" buyurdu. (Ebû Dâvûd, Ramazan, 1/1377)
Diğer taraftan, gerek farz olan zekât, gerekse nâfile sadakalar, bu ayda daha önemli hâle gelir. Nitekim Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz'e:
"–Hangi sadaka daha faziletlidir?" diye sorulduğunda:
"–Ramazan ayında verilen sadaka!" cevabını vermiştir. (Tirmizi, Zekat, 28/663)