Ozon tabakasındaki delik 26 milyon kilometre kareye ulaştı. Avrupa Uzay Ajansı tarafından açıklanan verilere göre ozon deliğinin tehlikeli boyuta gelmesinin en büyük nedeni küresel ısınma. Yüksek sıcaklıkların da etkili olduğu incelmenin kapladığı alan Brezilya'nın 3 katı boyutuna ulaştı. Dünya için süre daralıyor!
16 Eylül tarihinde Avrupa Birliği Dünya atmosferi gözlem programı Copernicus Sentinel-5P uydusundan görüntüler alındı. Yeni görüntüler Antarktika'daki ozon deliği genişliğinin 26 milyon kilometrekareye çıktığını gösteriyor.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı tarafından Ocak ayında yayımlanan raporda incelenen ozonun yeniden iyileşme belirtileri gösterdiği açıklanmıştı ancak iyileşme uzun sürmedi.
ATV ekranlarına konuşan Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Meteoroloji Laboratuvarı Başkanı Prof. Dr. Adil Tek küresel sıcaklık arttıkça ozondaki delik büyüyecek dedi:
"Güney Yarım Küredeki ozon tabakası şu anda bu zamana kadar ölçülmüş değerle içerisinde en yükseklerin arasına girmeye başladı. Yüksek sıcaklıkların etkisi de var. Güney Yarım Kürede ozon deliği bu sene bu mevsimde zaten doruk noktaya çıkıyor. Doruk noktaya çıktığı için de en yüksek değerlere ulaşmış vaziyette. Küresel sıcaklık artmaya devam ettiği sürece de ozondaki deliğin daha da büyüme olasılığı gözüküyor, Montreal anlaşmasındaki sözlere uyulmasına rağmen."
2030'A KADAR…
İklim değişikliği ve politika çalışmaları uzmanı Prof. Dr. Murat Türkeş 2030 tarihinde dikkat çekti:
"Ozon tabakasındaki incelme kuvvetlenirse Ultraviyole B ışınımı yer küreye daha fazla geldiği için başta insan, diğer pek çok canlıya, tarımsal üretime, orman ekosistemlerine zarar veren zararlı Ultraviyole B ışınında artış olabiliyor.
Küresel ısınmanın önümüzdeki yıllarda 2030'a kadar bir buçuk santigrat derece küresel ısınma eşiği çok daha fazla aşılabilecek, yeni bir sıcak ortalamaya dünya ne yazık ki gidecek. Sıcaklıklar bu kadar artınca şiddetli hava ve iklim olayları afetler, seller, taşkınlar, su baskınları, kuraklıklar, orman yangınları ve tarımdaki kayıplar gibi pek çok olumsuz durum yaşıyoruz ve bu giderek hızlanıyor"