Türkiye'nin en iyi haber sitesi

En tuhaf sorulara bile her zaman aynı sabırla cevap vereceğım

SABAH yazarı, ünlü ilahiyatçı Prof. Dr. ile vesilesiyle bir araya geldik. Otellerde verilen lüks iftarlardan sosyal medyada paylaşılan yemek fotoğraflarına, kendisine hep aynı soruların sorulmasından yoksullukla imtihana kadar pek çok konuyu konuştuk.

En tuhaf sorulara bile her zaman aynı sabırla cevap vereceğım

Prof. Dr. boyunca ATV ekranlarında hem hem de sahur programı yapıyor. Milyonlarca takipçisi var. Ona soru sormak için Türkiye'nin dört bir yanından programına geliyorlar. Biz de Ramazan vesilesi ile bir araya geldik. "Yıllardır hep aynı sorular soruluyor, Hoca artık bu soruları cevaplamaktan bıkmadı mı?" şeklinde yapılan eleştirilere ise şu cevabı veriyor: "Her zaman aynı sabırla cevap vereceğim. Ben özel hayatımda da çok toleranslıyımdır. Yaşlı insanları ve çocukları çok seviyorum. Onlara saatlerimi ayırmak isterim imkânım olsa. Bana gelen sorulara verdiğim cevaplar bu muhabbetten kaynaklanıyor. Acaba sorulara verdiğim cevap bir kişinin kalbinde İslam'a karşı muhabbet oluşturur mu, birinin korkusunu yenmesine sebep olur mu? diye düşünüyorum. İhtiyacı var ki soruyorlar."

En tuhaf sorulara bile her zaman aynı sabırla cevap vereceğım

- Ramazan ayında restoranların masalarının kaldırımda, yemeklerinin camekânda sergilendiğini görüyoruz. Dışarda döner eti kesiliyor. Ramazan boyunca bunları içeri kısma almak daha mı doğru olur?
- İki taraflı düşünmek lazım. Bazı bölgeler turistlerin çok olduğu yerlerdir. Ancak yüzde 90 Müslümanların olduğu yerlerde daha saygılı olmada fayda var. "Bu adam oruçludur, burnuna koku gitmesin, nefsi çekmesin" diye düşünürsek bu doğru olandır. Çok lüks restoranlar ve vitrinler var. Oradan geçen garip bir çocuğun nefsi onu çekiyor ama ailesi alamıyorsa... O işi o hale getirenin sorunluluğu vardır. Allah herkese aynı rızkı vermiyor. Rızık da imtihandır. Ama oruçluya saygı iyidir. O restoran sahibine nefret duymayacağız uygun bir dille anlatılabilir. İslam'ın metodu kızmak değil. Mesela Diyarbakır'daki Ermeni ve Süryaniler ayında restoranlarını kapatır, çocuklarını "Sokakta yemek yemeyin Müslümanlar oruçludur" diye uyarırdı. Bir Müslüman bir gayrimüslimden daha fazla dinine saygı duymalıdır. Bunu söylemek bizim hakkımız.

En tuhaf sorulara bile her zaman aynı sabırla cevap vereceğım

- Sosyal medya hesaplarımızdan iftardan önce yemek fotoğrafı paylaşırsak günaha girermiyiz?
- Paylaşmak doğru değil. Sizi seven dostlarınızın, o yemeğe ulaşabileceklerin olduğu özel bir sayfa açıp orada paylaşın.

- İftar sofralarımız çok çeşitli oluyor. Otellerde lüks iftarlar veriliyor. Yiyebileceğimizden daha çok yemeklerle donatıyoruz masalarımızı... Hata mı yapıyoruz?
- İfrat ve tefrit iki aşırı ucun ortasında duramıyoruz. Bir şeyi eleştirirken öldürüyoruz. Mesela "Otellerde lüks iftarlar verilmesin" diye eleştiriyoruz. Evet, ben de katılıyorum ama bu sefer de iftarın önünü kapatıyoruz. Bir otelde içinde fakirlerin de olduğu dostlarını toplayarak verilen iftarlar oluyor. Bunlar dışardan lüks ve şatafat içinde görünebilir. Bir geleneği yıkmamalıyız. "İçinde yoksulun ve yetimin olmadığı sofra Allah'ın sevmediği sofradır" hadisini esas almak suretiyle soframıza mutlaka bir yoksulu koymalıyız.

En tuhaf sorulara bile her zaman aynı sabırla cevap vereceğım

- Genelde Müslüman deyince "Bir hırka bir lokma" felsefesi geliyor. Bu algıda bir hata mı var?
- Allah verdiğini kulunun üzerinde görmek istiyor. Adam var geliyor peygamberin yanına son derece sallapati şekilde, diğeri yıkanıyor, koku sürüyor, gusülünü yapıyor ve en temiz elbisesini giyip öyle gidiyor. Peygamberimiz onu görünce gülüyor: "Allah güzeldir güzeli sever" diyor. O sahabenin ismi Cerir Bin Abdullah. Peygamber efendimiz, yabancı ülke temsilcileri ile görüştüğünde onu da yanında götürürmüş. Vitrin önemli yani. Cerir'e "Allah'ın sevdiği özellikler var sende" diyor. Bu İslam'a aykırı değil, İslam bir hırka bir lokma, yanlış şekilde yorumlandığı kanaatindeyim. Kâinat senin olsa gönlündeki bir hırka bir lokmadır senin anlayışı farklı. "Hiçbir şeyin olmasın, sen Müslümansın sen sürünmeye devam et, başkaları lokma, hırkaları götürsün sen bir lokma ile geçin" anlayışı doğru değildir.

En tuhaf sorulara bile her zaman aynı sabırla cevap vereceğım

- Yoksullukta zenginlikte bir imtihan aracı mı?
- Biz hiçbir sohbetimizde yoksulluğu yüceleştirmedik. Zenginliği de talep edilen bir şey halinde sunmadık. Yoksul insan cezalandırılan insan değildir. 'Bu bir imtihandır' dedik. Çünkü imanın gereği bunu getiriyor. Zengine de sen yüce bir adam olduğun için zenginleşmedin. Belki bir fakirin aklı bu zenginden daha fazladır. Ama Allah birini yokluk birini varlıkla imtihan ediyordur. Bunu fark edersek ifrat ve tefrite düşmeyiz. Yoksa bir sofrada üç tatlı, etli yemekler olabilir. Bir de misafire harcanan israf sayılmaz.

En tuhaf sorulara bile her zaman aynı sabırla cevap vereceğım

- Hocam yıllardır size programınızda hep aynı sorular soruluyor. Artık bu soruları cevaplamaktan yorulmadınız mı? Farklı sorular da sorulsa dediğiniz oluyor mu?
- Her zaman aynı sabırla cevap vereceğim. Ben özel hayatımda da çok toleranslıyımdır. Yaşlı insanları ve çocukları çok seviyorum. Onlara saatlerimi ayırmak isterim imkânım olsa. Bana gelen sorulara verdiğim cevaplar bu muhabbetten kaynaklanıyor. Acaba sorulara verdiğim cevap bir kişinin kalbinde İslam'a karşı muhabbet oluşturur mu, birinin korkusunu yenmesine sebep olur mu? diye düşünüyorum. İhtiyacı var ki soruyorlar." Bana özelden gelen sorular mikrofonla sorulanlardan çok daha makul. Mesela geçenlerde yurtdışından bir mail geldi. "Benim abim yurt dışında öldü. Biz işlemlere devam ederken abimi yaktılar. Annem ise abimin cenazesini Türkiye'ye getirmemi istedi. Tabuta külleri koyup kapattım ve 'kapak açılmayacak' dedim. Çünkü benden başka kimse kardeşimin yakıldığını bilmiyor. Tabutu açtırtmadan gömdük. Şimdi ben gerçeği onlara söylemeli miyim söylememeliyim?"

En tuhaf sorulara bile her zaman aynı sabırla cevap vereceğım

- Ne cevap verdiniz?
- "Söyleme" dedim. Onların gönlünde abisi o fiziki varlığı ile kalsın. Ortada kötü niyet yok çünkü. Sorumluluğu yok soruyu soran kadının. Söylemesi herkesi yaralar. İşte maillerime böyle sorular geliyor. Meydanda sorulanlar daha güncel sorular.

- Peki, nasıl sorular sorulmasını istersiniz?
- Topluma faydası olacak, bizi geren olayları düzeltecek sorular olabilir. Ben soruları cevaplarken mutlaka faydası olacak bir hadisle cevaplıyorum. Sosyolojik birer tahlil onlar aslında. Çünkü sadece bir din programı değil bizim programımız. Psikolojik sorunların giderildiği, Türkiye'nin birlik ve beraberliğine katkıda bulunan bir program. Yüzbinlerce insan namaza başlamış, tövbe edenler var. Küçük bir meydanda ama bütün dünyayı etkileyen bir iş yapıyoruz. O yüzden herkes gelsin, korkmadan istediklerini sorsunlar. Ama Türkiye'nin gündeminde olan yaralar varsa onlarla ilgili sorular sormaları da beni sevindirir.

BİZE ULAŞIN