Ramazan'ın üçüncü günüyle beraber binlerce kişi İzmir iftar saati kaçta sorusuna yanıt aramaya başladı. Cennet kapılarının açıldığı ve tüm İslam âleminin huzurla dolup taştığı bu mübarek ayda; binlerce kişi kendilerine dinen farz kılınan oruç ibadetini gerçekleştirecek. Faziletleri saymakla bitmeyecek kadar çok olan bu mübarek ayda büyük küçük demeden oruç tutmaya ve kendilerine farz kılınan bu ibadeti yerine getirmeye çalışan Müslüman alemi; an itibariyle il il iftar ve sahur vakti saatlerini inceliyor. "5 Nisan bugün İzmir iftar vakti saat kaçta?" soruları bugün de gündemde yerini aldı. İşte 2022 İzmir İmsakiye ve detaylar...
Ramazan ayında 30 günlük iftar vakti ve sahur saatleri sabah.com.tr'nin imsakiye sayfasında yer alıyor. >> İzmir İmsakiye < linkine tıklayarak tüm ayrıntılara ulaşabilirsiniz.>> İzmir İftar Vakti < linkine tıklayıp iftar saat kaçta sorusuna cevap>
Peygamber Efendimiz'in döneminde güneşin doğuşuna ve batışına göre oruç vakitleri belirlenirdi. İftar vaktinde ufka bakılır, güneş battıysa oruç açılırdı. Günümüzde orucu akşam ezanı ile açtığımız için, iftar vakti ezanın okunmasını bekliyoruz. Şayet mecburi bir durum yoksa orucu açmak için ezanın bitmesini beklemek son derece önem teşkil etmektedir. Oruç sabrı öğreten bir ibadet olduğundan, tüm gün Allah rızası için sabretmiş bir kişinin ezan süresince de sabretmesi doğru olandır. Ancak kişi dayanamayacak durumdaysa ya da geçerli bir mazereti varsa ezanın bitmesini beklemeden oruç açılabilir.
İmsak vakti orucun başladığı vakti belirten zaman dilimidir. Sabah ezanının okunduğu bu vakit, gecenin sona erdiğini, günün başladığını gösterir. Bu nedenle sahurun ardından gelen sabah ezanıyla birlikte yeni gün başlayacağından, yeme içme işinin kesilmesi gerekir. Fakat ezan başladığında ağızda bir lokma yiyecek kaldıysa ya da kişi su içerken ezan okunmaya başladıysa bunu bitirmesinde bir sakınca yoktur.
Ancak günümüz şartlarında ezan saatleri ve imsak vakitleri önceden bilindiği için bu zamana denk getirmeyecek şekilde yeme içme işini ezandan önce bitirmek daha doğru olacaktır.
Oruç imsak vaktinde başlar, iftar vaktinde sona erer. İmsak ve iftar olarak adlandırılan vakitler aslında sabah ezanı ve akşam ezanı arasındaki zaman dilimidir. İmsak vakti yatsı ezanı vaktinin bittiğini, sabah ezanı vaktinin başladığını gösterir.
Sahur vakti, şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye kadar, yani tan yeri ağarıncaya kadar olan süredir. İftar vakti ise güneşin tamamen battığı andır.
Oruçluyken banyo yapmak, abdest almak, diş fırçalamak, el ve yüz yıkamak, orucu bozmaz. Ancak buradaki en önemli nokta ağıza ve buruna alınan suyun içeri kaçmamasına dikkat etmektir. Ağız ve burna su kaçırmadan abdest almakta herhangi bir sakınca olmadığı gibi bilakis kişinin ibadetini daha huzurlu geçirmesini sağlar.
Orucu açarken tüketilecek besinlerle ilgili herhangi bir zaruriyet bulunmamaktadır. Ancak orucu hurmayla, suyla ya da sütle açmak sünnettir. Şayet bunlar yoksa zeytin, meyve, sebze gibi besinler tercih edilebilir. Ancak ekmek, çay, çorba gibi ateşte pişmiş yiyecek ve içeceklerle oruç açılmaması gerekir. Bu sağlık açısından da zararlı olacağından, sünnete ve hadislere uygun hareket etmek doğru olacaktır.
Bu konuyla ilgili bir hadis-i şerifin meali şöyledir:
(İftarı hurmayla açın, zira o berekettir. Şayet hurma bulamazsa suyla iftar edin, çünkü o temizleyicidir.) [İ. Mace]
Bu konudaki başka hadis-i şerifler de şu şekildedir;
(Peygamber efendimiz, taze hurmayla iftar ederdi. Taze hurma yoksa kuru hurmayla, o da yoksa suyla iftar ederdi.) [Tirmizî]
(Peygamber efendimiz iftarını sütle de açardı.) [Dâre Kutnî]
(Peygamber efendimiz, üç hurmayla veya ateş dokunmamış bir şeyle iftar ederdi.) [Ebu Ya'la]
Orucu bozan hallerden bazıları kazayı gerektirirken bazı durumlarda orucun kefareti gerekmektedir. Bilinçli olarak orucunu bozan kimse kefaretini ödemekle yükümlüdür. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın açıklamasına göre oruçluyken kasıtlı yiyip içmek, cinsel münasebette bulunmak, sigara içmek gibi durumlarda orucun kefaretini ödemek gerekir.
Kefaret kelimesi sözlükte "örtmek, gizlemek ya da inkar etmek" manalarındaki kfr kökünden türetilmiştir. Bu kelime hataları ve günahları örtmek üzere yapılan oruç, sadaka, kurban gibi ibadetleri gerçekleştirmeyi ifade eder