Sosyal medyada paylaşılan görüntüler sonrası Mescid-i Aksa'da yaşananlar tüm dünyanın gündemindeki yerini aldı. İsrail polisi, işgal altındaki Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlerken İsrail polisinin, mescide sığınan aralarında kadınların da yer aldığı grubu coplarla darbettiği görüntüler sosyal medyada paylaşıldı. Peki, Mescid-i Aksa önemi nedir, nerede? İşte detaylar.
İSRAİL POLİSİ MESCİD-İ AKSA'YA BASKIN DÜZENLEDİ
Fanatik Yahudi yerleşimcilerin Yahudilerce kutsal Pesah Bayramı nedeniyle Mescid-i Aksa'ya baskın düzenleme ve burada kurban kesme çağrıları üzerine teravih namazının ardından bir grup Filistinli Mescid-i Aksa içindeki Kıble Mescidi'ne sığındı.
Aralarında kadın ve çocukların da yer aldığı grup, Kıble Mescidi'nin kapılarını kapattı. İsrail polisi, Mescid-i Aksa'nın avlusuna girerek temizlik görevlileri ve Müslümanları buradan güç kullanarak çıkardı, Aksa'nın kapılarını kapattı.
Kıble Mescidi'nin etrafını sararak mescidin çatısına çıkan İsrail polisi, mabedin camlarından bazılarını kırarak önce içeridekilere ses bombasıyla müdahale etti. Mescid'deki gruptan bazıları havai fişek atarak İsrail polisine direnmeye çalıştı. İsrail polisi, daha sonra Kıble Mescidi'ne girerek içeridekilere ses bombası, göz yaşartıcı gaz ve kauçuk kaplı mermilerle müdahale etti.
İsrail polisinin, mescide sığınan aralarında kadınların da yer aldığı grubu coplarla darbettiği görüntüler sosyal medyada paylaşıldı.Filistin Kızılayı, olayda çok sayıda kişinin yaralandığını ve yaralılara müdahale için sağlık ekiplerinin Aksa'ya doğru harekete geçtiğini bildirdi. Filistin Kızılayı, ikinci açıklamasında İsrail polisinin sağlık ekiplerinin yaralılara müdahale edilmesini engellediğini aktardı. Görgü tanıkları, olayda çok sayıda yaralı olduğunu aktardı.
İsrail polisi, olayda onlarca kişinin gözaltına alındığını açıkladı. İsrail polisi, Eski Şehir bölgesinde Mescid-i Aksa'ya çıkan yollarda demir barikatlar kurdu ve bölgeye çok sayıda takviye gönderdi.
Öte yandan görgü tanıkları, İsrail polisinin baskının ardından Mescid-i Aksa'nın kapıları çevresinde İsrail polisi ve Filistinliler arasında olaylar çıktığını aktardı.
İsrail polisinin, Mescid-i Aksa'ya baskını üzerine Doğu Kudüs'teki bazı camilerden, Filistinlilere Aksa'ya gitmeleri için çağrılar yapıldı. İsrail vatandaşı Filistinlilerin yaşadığı İsrail'in kuzeyindeki bölgelerinde de sabah namazını Aksa'da kılmak üzere otobüslerin hareket ettiği bildirildi.
İşgal altındaki Doğu Kudüs'te fanatik Yahudi yerleşimcilerin Yahudilerce kutsal Pesah Bayramı (Hamursuz Bayramı) nedeniyle Mescid-i Aksa'ya baskın düzenleme ve burada kurban kesme çağrıları nedeniyle Doğu Kudüs'te gerilimin tırmanmasından endişe ediliyor.
İsrail'de Başbakan Binyamin Netanyahu'nun 2022 sonunda kurduğu koalisyon hükümetinde, Filistinlilere yönelik ırkçı eylem ve söylemleriyle tanınan, Yahudi yerleşimcilerin destekçisi aşırı sağcı Bezalel Smotrich ve Itamar Ben-Gvir gibi isimler kritik görevlere getirilmişti.
Ben-Gvir, Yahudi yerleşimcilerin Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlemesini destekleyen açıklamalar yapmıştı.
MESCİD-İ AKSA NEDİR?
Mescid-i Aksa Kudüs'ün doğusundaki Eski Şehir bölgesinde bulunur. Bu alanın yüzölçümü yaklaşık 144 dönüm olup Müslümanların ilk kıblesi olma özelliğini taşır.
Asıl adı Ârâmîce Beth makdeşa, İbrânîce Beth ha-Mikdaş ve Arapça Beytülmakdis olup "mukaddes ev" demektir; ilk kuruluşundan beri taşıdığı bu ad sonradan şehrin tamamını kapsamına almıştır (İA, VI, 953). Şehir için müslümanların benimsediği Kudüs adı da aynı kökten gelmekte ve aslında şehri değil mâbedi ifade etmektedir. Minhâcî mâbedin on yedi kadar adı olduğunu söyler (İtḥâfü'l-aḫiṣṣâ, I, 93 vd.).
İslâm âlimleri, Kur'ân-ı Kerîm'de el-Mescidü'l-aksâ adıyla anılan ve çevresinin mübarek kılındığı belirtilen yerin (el-İsrâ 17/1) Beytülmakdis olduğu konusunda ittifak halindedir (Nevevî, III, 327). Arapça aksâ "uzak" anlamındadır ve mâbedin Mekke'ye uzaklığından dolayı bu ad verilmiştir (Taberî, Câmiʿu'l-beyân, XV, 5 vd.). Mûsevîliğe göre mâbed dünya yaratılmadan önce de vardı ve gökte idi. Rab dünyayı onun gölgesinin düştüğü yerden yaratmaya başlamış, ardından o noktada Hz. Âdem'i yaratmıştır (DİA, XVI, 127; XXVI, 326). Bir hadise göre ise burası, Mescid-i Harâm'dan sonra içinde insanların Allah'a ibadet etmeleri amacıyla yapılan en eski ikinci mâbeddir (Buhârî, "Enbiyâʾ", 10, 40; Müslim, "Mesâcid", 1, 2).
Bugün Kâbe'ye çevresiyle birlikte Mescid-i Harâm denildiği gibi Mescid-i Aksâ'ya da çevresiyle birlikte Harem-i şerif denilmekte ve bununla eski Kudüs'teki kuzeyi 321, güneyi 283, doğusu 474 ve batısı 490 m. uzunlukta olan ve yer yer 30-40 m. yüksekliğe ulaşan surlarla çevrili bulunan, içinde Kubbetü's-sahre'nin de yer aldığı kutsal mekân kastedilmektedir.
Mescid-i Aksâ'nın yerinin tesbiti ve planlanması Hz. Dâvûd ile başlar. Ancak Allah mâbedin Hz. Süleyman tarafından yapılacağını bildirir (II. Samuel, 7/1-13; I. Tarihler, 17/1-2). Bunun üzerine Dâvûd, oğlu Süleyman'a durumu anlatıp mâbedi inşa etmesini emreder ve mâbed yapımıyla ilgili bütün malzemeleri ve elemanları ona teslim eder (I. Tarihler, 22/1-16). Mâbed için gerekli taş ve kereste Lübnan dağlarından karşılanmış, Sûr Kralı Hiram bunları Hz. Süleyman'ın yolladığı işçilere ve kendi adamlarına inşaatta kullanılacak şekilde hazırlatıp Kudüs'e göndermiştir. Çünkü mâbedin yapımı sırasında ne keser ne çekiç sesinin duyulduğu belirtilmektedir (I. Krallar, 5/13-18; 6/7).