Ülkemizde Biontech ve Sinovac aşılarının uygulamaları devam ederken henüz aşı yaptırmamış olan vatandaşlar iki aşı arasındaki farkı ve hangisinin daha güvenilir olduğuna ilişkin detayları merak ediyor. Çin menşeli aşının ardından ABD-Almanya ortaklında üretilen aşının da ülkemize gelmiş ve uygulamaları başlamıştı. Bu noktada ise milyonlar "Sinovac mı, biontech mi, hangi aşı daha güvenilir?" sorularına yanıt aramaya başladı. Uzman isimler aşıların hepsinin çeşitli testlerin sonucunda uygulandığı bu nedenle ikisinin de yeterli güvenirliliğe sahip olduğunu ifade ederken bu konuda bir şüphenin olmaması gerektiğini ifade ediyor. Peki, Sinovac mı, biontech mi? İşte uzmanlardan aşı yorumları…
Ankara'da Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde, Türkiye'de Covid-19'a karşı uygulanan Sinovac ve BioNTech aşılarının hastaneye etkisini ortaya çıkarmak için araştırma başlatıldı. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ümit Savaşçı, "Sahada biz aşının çok etkili şekilde hastaneye yatış ve yoğun bakım ihtiyacını azalttığını tespit etmiş durumdayız, bunu bu bilimsel veri tabanımızda da açıklamış olacağız" dedi.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi, koronavirüsün ülkede yayılmasına karşı yaygın olarak uygulanan Çin'in Sinovac aşısı ile Alman BioNTech aşısının hastanelere yansımasını ortaya çıkarmak için çalışma başlattı. Çalışmayı yürüten Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ümit Savaşçı, DHA'ya açıklama yaptı. Doç. Dr. Savaşçı, Sinovac aşısına ilişkin Şili'de yapılan araştırmada aşının hastaneye yatış oranlarını yüzde 87, yoğun bakıma yatma oranlarını yüzde 90 azalttığının belirlendiğini söyledi. Doç. Dr. Savaşçı, "Biz de hastanemizde çalışma yürütüyoruz. Hem Sinovac aşısı hem de BioNTech aşısında hastaneye, kişilere ve sahaya yansımasını değerlendirecek bir çalışma yürütüyoruz. Kesin sonuçlarını kısa sürede açıklayacağız. 'Aşı bizi ne kadar koruyor' bunu ispatlamış olacağız. Sahada biz aşının çok etkili şekilde hastaneye yatış ve yoğun bakım ihtiyacını azalttığını tespit etmiş durumdayız, bunu bilimsel veri tabanımızda da açıklamış olacağız" dedi.
'AŞININ OLUMLU ETKİLERİ VAR'
Doç. Dr. Savaşçı, çalışmayı hastaneye başvuran vakalar üzerinden yürüttüklerini kaydederek, "Bizim polikliniğimize başvuran vaka sayısı üzerinden değerlendiriyoruz. Kliniğe gelenlere aşı olup olmadığı beyan ettiriliyor, hangi tür aşıyı yaptırdığı, bunun kliniğe olan etkileri, yatışa, yoğun bakıma etkileri, ölüme etkileri bu konuları inceliyoruz. Zaten aşının olumlu olarak etkileri var, biz de bunlar sayısal anlamda da ortaya koyacağız" diye konuştu.
'AŞI YAPTIRMAYANLAR HAYATLARINI KAYBEDİYOR'
Doç. Dr. Savaşçı, kullanılan aşıların canlı olmadığını ve vücuda bir zararlarının bulunmadığını belirterek, "Artık toplum eğitim görmek istiyor, restoranda yemek yemek istiyor, dolayısıyla bizim bu savaşı kazanacağımız tek unsur da aşılanmadır. Aşı ile ilgili olumsuz görüşler de var. Bu aşılar herhangi bir şekilde canlı aşılar değildir. Vücuda, genetik yapımıza zarar verecek etkileri yoktur. Biz burada günlük 2-3 bin civarında aşı yapıyoruz. İstekli halkımız da mevcut; ama aşı sırası geldiği ve risk altında olduğu halde aşılanmayanlar da mevcut. Ne yazık ki aşı yaptırmayan insanlar altta da obezite, hipertansiyon, akciğer hastalıkları varsa yoğun bakıma yatma ihtiyaçları oluyor ve hayatlarını kaybedebiliyorlar. Dolayısıyla bunu mutlaka önemseyelim" diye konuştu.
'HİNDİSTAN MUTANTININ ÜLKEMİZE ÇOK ETKİSİ OLMADI'
Doç. Dr. Savaşçı, hastanelerinde Hindistan varyantına rastlanmadığını kaydederek, "Hastanemizde şu anda Hindistan varyantı tespit etmedik. Hastanenin genel hasta yoğunluğuna baktığımızda Hindistan mutantının ülkemize çok etkisi olmadığını söyleyebiliriz. Hindistan mutantı bizim için korkutucuydu. İngiltere'de vaka artışı var, bu da Hindistan mutantına bağlanıyor. Hindistan mutantının aşılardan kaçabileceğine dair endişeler vardı. İki firma AstraZeneca ve BioNTech Hindisan mutantına karşı da aşılarının etkinliği olduğunu açıkladı. İlk Hindistan mutantı çıkınca uçuşlara kısıtlamalar geldi bizde, yine uyanık olmamız, dikkat etmemiz gerekiyor. Vakalarımız 10 binlere gerilemişken tekrar bir dalgalanma yaşamak istemeyiz. Dolayısıyla özellikle yurt dışı uçuşlarına çok dikkat etmemiz, havaalanları ve gümrük kontrollerini çok iyi yapmamız gerekiyor" dedi.
Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık:
"Obez kişiler, böbrek rahatsızlığı olan hastalar, şeker hastaları BioNTech, alerjisi olanlar Coronavac aşısını tercih edebilir. BioNTech aşısı immün sistem üzerinde uyarısı daha güçlü, daha kısa sürede yüksek antikor cevabı oluşturuyor. Aşı yapıldıktan bir hafta sonra bağışıklık önemli ölçüde oluşmaya başlıyor. İnaktif olan Coronavac aşısı ise bağışıklık sistemi üzerinde daha zayıf uyarı yapıyor. O nedenle de ikinci dozdan 15 gün sonra etkili bağışıklık gelişiyor. Alerjik bünyesi olanlar Coronavac aşısını seçebilir.
İKİSİ DE GÜVENLİ İÇİNİZ RAHAT OLSUN
Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan: "Ben şöyle diyorum, ortada olan bazı veriler var. Pfizer BioNTech aşısı yüzde 94 koruyor. İnaktif aşı bizim Hacettepe'de yüzde 83.5 çıktı. Arada bir böyle fark var. İkincisi etkinlik açısından mutant virüse karşı BioNTech etkinliğini biliyoruz ama diğerinin verisini bilmiyoruz. Güvenlik açısından da şu anda mevcut aşıların hiçbirinin önemli bir etkisi yok. İnsanların içi rahat olsun."
Şu anda dünyada Kovid-19 virüsünde görülen mutantlara bağlı tekrar vaka artışları yaşandığına işaret eden Balık, İngiltere mutantının başta Avrupa olmak üzere birçok ülkede kendini yaygın olarak gösterdiğini söyledi.
Balık, salgınla mücadelede bireysel tedbirlerin büyük önem taşıdığını ve küresel anlamda yaygın aşılanma ile bu mücadelenin kazanılabileceğine dikkati çekti.
Aşılama ile ağır hasta ve ölüm oranlarının ciddi şekilde düştüğünün altını çizen Balık, en kısa süre içinde dünya genelinde aşılama ile salgının kontrol altına alınabileceğini ifade etti.