Dünyanın en büyüleyici metropollerinden biri olan İstanbul; binlerce yıllık tarihi boyunca Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorluğu gibi dev medeniyetlerin taht kurduğu, her köşesinden adeta tarih fışkıran devasa bir açık hava müzesi konumunda. Doğu ile Batı'yı, geçmiş ile geleceği birbirine bağlayan bu eşsiz topraklar; göz alıcı sarayları, gökyüzüne uzanan heybetli minareleri, gizemli yeraltı sarnıçları, antik kentleri ve asırlık çarşılarıyla her yıl milyonlarca seyahat tutkununu ağırlıyor.
537 yılında açılan ve aynı yerde 3 kez inşa edilen bu şaheser, Bizans mimarisinin zirvesidir. İstanbul'un fethinin ardından camiye çevrilen, uzun yıllar müze olarak hizmet verdikten sonra 2020'de yeniden cami statüsü kazanan Ayasofya, dünya tarihinin en önemli sembollerindendir.
400 yıl boyunca Osmanlı'nın idari merkezi olan saray, 1478'de Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Hz. Muhammed'in hırkası, sakalı ve Hz. Musa'nın asası gibi paha biçilemez parçaların yer aldığı Kutsal Emanetler Dairesi sarayın en can alıcı noktasıdır.
Mimar Sinan'ın "kalfalık eserim" dediği bu cami, muazzam akustik özellikleriyle ses mühendislerine ilham vermektedir. Bahçesinde Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan'ın kabirleri yer alır. İçerisi 138 pencere ile aydınlatılmaktadır.
Üsküdar Salacak açıklarında, geçmişi M.Ö. 24. yıla kadar uzanan efsanevi yapı. Gümrük istasyonundan karantina odasına kadar pek çok amaçla kullanılan kule, gemilere yol gösteren büyüleyici bir fenerdir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yaşama gözlerini yumduğu, Neo-Barok tarzdaki bu ihtişamlı saray 1855'te tamamlanmıştır. Süslemeleri, devasa tabloları ve görkemli salonlarıyla boğaz kıyısında parıldamaktadır.
528 yılında Bizans İmparatoru tarafından inşa ettirilen ve Hezarfen Ahmed Çelebi'nin kanat takıp uçtuğu o efsanevi kule. Ceneviz ve Osmanlı mimarisinin izlerini taşır, muazzam bir panorama sunar.
İç mekandaki mavi İznik çinileriyle dünyaca ünlüdür. Tam kapasite doluyken bile herkesin imamı duyabileceği kusursuz bir mimariye sahiptir.
Fransa'dan getirilen kırmızı tuğlalarıyla "Avrupa'nın 5. büyük kalesi" heybetindedir.
Validebağ Korusu'nda yer alan ünlü Hababam Sınıfı filmlerinin çekildiği yerdir. İçerisindeki sınıf, müze olarak ziyaretçilerini nostaljik bir tura çıkarır.
Boğaziçi'nin en güzel noktasına Neo-Barok tarzda inşa edilmiş olan cami, yüksek kubbesi ve mermer işçiliğiyle kartpostalları süsler.
1910'da büyük bir yangın geçiren ve titizlikle restore edilen bu Osmanlı sarayı, günümüzde dünyaca ünlü lüks bir otel konseptiyle boğazın kıyısında hizmet vermektedir.
Yıldırım Bayezid tarafından 1394-1395 yıllarında Rumeli Hisarı'nın tam karşısına inşa ettirilmiştir. Kaledeki en dikkat çekici yapı 'Güzelce Kulesi'dir.
Osmanlı'da saray bahçesi olarak kullanılan, 1839'da Tanzimat Fermanı'nın okunduğu tarihi ve doğası büyüleyici olan devasa yeşil alandır. Topkapı Sarayı'nın hemen yanındadır.
Beykoz'da, Sultan Abdülmecid tarafından mermer süslemelerle inşa ettirilen, boğaza nazır muazzam bir terası ve bahçesinde keyifli bir kafesi olan zarif devlet kasrıdır.