NTV Tarih Dergisi son sayısında dünyanın ilk siyahi pilotunun bir Türk olduğunu belgeleriyle açıkladı. Abdülmecid tarafından yıktırılan İstanbul'daki köle pazarında satılan son kölelerden birinin torunu olan ve "Arap Ahmet" olarak tanınan Ahmet Ali, 1904'te Haddehane Mektebi'ne girmiş, dört yıl sonra mülâzım-ı evvel, yani üsteğmen olmuştu. Kasım 1916'da da dünyanın artık ilk siyah pilotuydu. 18 Aralık 1917'de yüzbaşı rütbesiyle Berlin'e gönderilerek eğitim uçuşlarını tamamladı.
Evet Ahmet Ali'nin havacılık tarihinde özel bir yeri var. Gündemde kendine bu kadar geniş yer bulması da normal. Peki Türk havacılık tarihinin en üretken ve girişimci karakterlerinden biri olan Vecihi Hürkuş'un havacılık tarihimizdeki yerini ne kadar biliyoruz? Mesela Türkiye'nin bir düşman savaş uçağı düşüren ilk pilotu olduğunu...
İşte Türk sinemasının büyük ustası Ertem Eğilmez'in yönettiği Gülen Gözler filminde Şener Şen'in canlandırdığı Pilot Vecihi karakterine de ismini veren Vecihi Hürkuş'un tek başına bile filmlere konu olabilecek hayat hikayesi...
Yeşilçamın unutulmaz filmlerinden biri olan Neşeli Günler'in Vecihi'sini hepiniz hatırlıyorsunuzdur. Uçurduğu uçağı düşürecek kadar sakar, bir o kadar da saf bir Aşık Vecihi'nin Adını, Uçak düşüren ilk pilot ünvanına sahip Vecihi Hürkuş'dan alıyordu. Şaka gibi gelse de Vecihi gerçek bir karakterden ilham almıştı hem de yaşamı başarılarla dolu bir Türk Pilotundan. İşte Vecihi Hürkuş'un hayat hikayesi...
6 Ocak 1896 tarihinde İstanbul'da doğdu. I. Dünya Savaşı'na katıldı. Yaralanınca İstanbul'a dönerek Yeşilköy'deki Tayyare Mektebi'ne girerek Pilot Astsubay olarak mezun oldu.
Birinci Dünya savaşı sırasında pilot brövesi alarak 7. Tayyare Bölüğü'nde Ruslara karşı harekata katılan Vecihi Bey başarılı keşif ve bombardıman uçuşları yapmış ve bu arada girdiği bir hava muharebesinde bir Rus uçağını indirmiştir. Vecihi Hürkuş, uçak düşüren ilk Türk tayyarecidir.
Daha sonra Ruslara esir düşen Vecihi Bey Hazar Denizinde bulunan Nargin Adasından yüzerek İran üzerinden kaçmayı başarmış ve yurda dönerek 1918 yılı yaz başında Yeşilköy'de konuşlanmış bulunan 9. Harp Tayyare Bölüğü'nde görev almıştır.
Bu bölükte görevli iken bir av uçağı tasarımı yapan Vecihi Bey'in bu projesi Mondros ateşkes anlaşmasının imzalanması ile yarım kalmıştır. Kurtuluş Savaşı'na katılan Vecihi Bey, özellikle İnönü ve Sakarya savaşı sırasında çok başarılı keşif ve destek uçuşları yaptığı gibi bir Yunan uçağını da indirmiştir.
Vecihi Bey'e kırmızı şeritli İstiklal Madalyası verilmiştir. Ayrıca TBMM tarafından üç kez Takdirname verilmiştir. Üç takdirname verilen tek kişidir.
Savaştan sonra İzmir'de yeni tayyarecileri eğitmeye başlar. Edirne'ye yanlışlıkla inen bir yolcu uçağını almakla görevlendirilir. Hizmeti karşılığı uçağa "Vecihi" adı verilince, uçak inşa etmek düşünceleri canlanır. İzmir Seydiköy Hava Mektebi'nde bugünkü Gaziemir Hava Teknik Okullar Komutanlığı uçak yapımı projesine devam eder.
1930'da Kadıköy'de bir keresteci dükkânını kiralayarak, 3 ay içinde ilk Türk sivil uçağını, aslında ikinci uçağı VECİHİ K-XIV'ü inşa etti.
İlk uçuşunu 16 Eylül 1930'da Kadıköy Fikirtepe'de büyük bir kalabalık ve basın topluluğu karşısında yapmıştır.
Bu uçuştan sonra VECİHİ K-XIV ile önce Yeşilköy'e, sonra Ankara'ya uçmuştur. Uçabilirlik Sertifikası için İktisat Bakanlığına başvurmuş, 14 Ekim 1930'da “Tayyarenin teknik vasıflarını tespit edecek kimse bulunmadığından gereken vesika verilmemiştir” cevabını almış.
Hürkuş 23 Nisan 1931’de Çekoslovakyalı yetkililer tarafından civardaki bir gazinoda düzenlenen bir törenle, başköşesinde “Yaşasın Türk Tayyareciliği” yazılı bir pankartla onurlandırılarak uçuş müsaadesini almıştır. 25 Nisan 1931’de Çekoslovakya’dan uçarak Türkiye’ye gelmek için yola çıkıp 5 Mayıs 1931’de Türkiye’ye gelmiştir.
Vecihi Hürkuş, 1931 yılında, THK (Türk Tayyare Cemiyeti) yararına Türkiye turu yaptı. Birinci Tur (02.09.1931): Ankara, Kızılcahamam, Gerede, Bolu, Ereğli, Zonguldak, Cide, Sinop, Samsun, Trabzon, Of, Rize, Gümüşhane, Bayburt, Suşehri, Zara, Hafik, Sivas, Şarkışla, Akdağmadeni, Sorgun, Yozgat, Sungurlu, Kalecik, Ankara.
İkinci Tur (09.11.1931) : Ankara, Gölbaşı, Bağla, Şereflikoçhisar, Aksaray, Konya, Beyşehir, Seydişehir, Alanya, Manavgat, Antalya, Fethiye, Köyceğiz, Muğla, Göktepe, Kale, Tavas, Karacasu, Babadağ, Denizli, Çal, Çivril, Karahallı, Ulubey, Uşak, Kütahya, Eskişehir, Çukurhisar, İnönü, Bozüyük, Karaköy, Söğüt, Geyve, Adapazarı, İzmit, İstanbul.