İstanbul Cerrahi Hastanesi Reflü Hastalığı Tanı ve Tedavi Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ali Yerdel reflüyle ilgili merak edilenleri yanıtladı. İşte anlattıkları...
Reflüye nasıl bir yaşam neden olur?
Ne yaşam tarzımızı, ne de genlerimizi reflü hastalığına yakalanmamızdan sorumlu tutamayız. Mide kapakçığımız bozuk değilse, ne yersek yiyelim ya da nasıl yaşarsak yaşayalım reflü hastası olmayız. Sadece karın içi basıncını arttıran durumlar mide fıtığı olasılığını da artırarak reflüye zemin hazırlarlar. Bunun en güzel örneği şişmanlık. İdeal vücut ağırlığının üzerinde olmak, en önemli ve giderilebilir risk faktörüdür. Dolayısıyla zayıflamak reflüyü kesin azaltır. Bunun dışında reflü, 7’den 70’e her iki cinste de ortaya çıkabilen bir durum.
CİLT KANSERİ OLMAK GİBİ...
Uzun süreli reflünün yol açabileceği ciddi sorunlar var mı?
En çok korktuğumuz yan etki, sürekli tahriş altında kalan yutma borusu alt ucunda kanser gelişimi. Kontrolsüz reflü çok uzun dönemde kanser riskini yükseltiyor. Burada halk arasında ciddi bir korku yaratmak da istemem. Söz konusu risk, güneşlenmenin cilt kanseri riskini arttırması gibi bir durum... Ancak uzun süredir reflüsü olan bir hastada yutma borusu alt ucunda ‘Barrett’ diye adlandırılan özel bir yara gelişmiş ise işte bu durum kanser habercisi.
Burada iyi haber; son 5-6 yıldır Barrett gelişmiş dahi olsa başarılı anti-reflü girişimle bunun geriletilmesinin mümkün olmasını görmemiz. Anti-reflü girişimler hastayı reflüsüz kılmanın ötesinde ‘Barrett’ durumunu da yüzde 40’lara varan oranda iyileştirebiliyor. Yani kanser gelişimi riski tamamen ortadan kaldırılamasa da cerrahi ile oran azaltılabilmekte.
ENDOSKOPİ ŞARTTIR!
Reflü hastalığının tanısı için neler söyleyebilirsiniz ?
Tanıda altın standart endoskopidir. Endoskopi, ağızdan yutturulan bir boru ile yutma borusu ve midenin detaylı biçimde incelenmesi demek. Endoskopi ile reflüye bağlı yaraları ve mide fıtığını kesin tanıyabiliyoruz. Gene endoskopi, yutma borusunun alt ucundan parça almamızı sağladığı için de şart. Bu sayede ‘Barrett’ gibi kanser öncesi durumları tespit edebilmek mümkün. Ama her reflü hastasında endoskopik bulgu olmayabiliyor ve kesin tanı için PH metre gerekebiliyor.
Nedir PH metre?
PH metre, hastanın yutma borusunun içine incecik bir kateter yerleştirip yutma borusunun alt ucundaki asidite miktarını 24 saat boyunca sürekli ölçmek demek. Bu test sayesinde endoskopide net tanı koyamadığımız hastalara da doğru tanı koyabiliyoruz.
DOMATESTEN UZAK DURUN!
Reflüsü olan biri, sosyal hayatına dikkat ederse bu hastalıktan kurtulabilir mi?
Gazlı içecekler içmemek, mideyi tıka basa doldurmamak, akşam son öğünde fazla yememek, yemeğin ardından hemen yatmamak, dar kemer-pantolon giymemek, yatağın başını 20 santim yukarı kaldırmak ve kilo vermek gibi yöntemler reflü hastasını rahatlatır.
Reflü hastası, günde üç öğün yerine 4-5 ufak öğün yemeli.
Reflü hastasındaki belirtilerin asıl nedeni yutma borusu alt ucunun tahrişi olduğu için bu tahrişi arttırabilecek limonlu, asitli yiyeceklerden, koyu kahve ve çaydan, domatesli gıdalardan da mümkün olduğunca kaçınmalı.
BUNLARI YAPMAYIN
Yemeklerden sonra en az 2-3 saat boyunca kesinlikle uzanmayın, yatmayın.
Alçak yastıkla yatmayın. Yatağın başucunu yastık ve takozlarla 15-20 santim kadar yukarı kaldırın.
Dar kemerler ya da beli daraltıcı korse ve benzeri giysiler giymeyin.
Geceleri uyurken tercihen sağ tarafınıza yatmayın.
Sakız çiğnemekten, bonbon şekeri yemekten kaçının. Bunlar hava yutmanıza neden olup, reflüye daha fazla sebep olabilir.
Sigara içmeyin. Nikotin, yutma borusunun alt ucunu gevşetip mide asitini artırır.