2022 yılını uğurlamaya, 2023 yılını karşılamaya saatler kaldı. Yılbaşı adı altında yapılan herhangi bir kutlama, parti, ağaç süsleme ve benzeri eylemlerin İslami açıdan uygun olup olmadığı yıllardır tartışılıyor. Bu nedenle yeni yılın gelişini evde veya dışarda aileleri, arkadaşları, sevdikleriyle kutlamak için plan yapanlar, yılbaşı kutlamanın dinen uygun olup olmadığını sorguluyor. Bu noktada arama motorları üzerinden ''Müslümanların yılbaşı kutlaması caiz midir?'' sorusuna yanıt aranıyor. Merak edilen ''Yılbaşı kutlamak günah mı, yeni yılı kutlamak caiz mi?'' soruları Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılan yılbaşı açıklaması ile yanıt buldu. İşte, detaylar.
Her ne kadar insanlar eğlenceli zaman geçirseler de yılbaşı olarak bu gecenin kutlanmasında bir sakınca olup olmadığı yıllardır tartışılmaktadır.
Yılbaşı kutlanması eğer Hristiyan örf ve adetlerine göre yapılıyor ise bu İslam dini tarafından günah sayılan konular arasında yer almaktadır.
Aynı zamanda yılbaşı gecesinde özel yemekler hazırlamak ve kalabalık eğlenceler düzenlemek de yine Hristiyan geleneklerine benzetildiğinden dinen caiz kabul edilmemektedir. Bununla beraber yalnızca yeni bir yılın gelişini kutlamak konusunda tebrikleşmekte herhangi bir dini sakınca görülmemiştir.
Peygamberimiz Hz. Mu-hammed (S.A.S.)'in Mekke'den Medine'ye hicreti, Kamerî takvimde yılbaşı olarak kabul edildiği gibi, Hz. İsa'nın doğumu da, Milâdi takvimde yılbaşı ka-bul edilmiştir.
Hz. İsa'nın doğum tarihinin 1 Ocak olduğu kesin olmamakla birlikte Hristiyan âlemi yılbaşı gecesini Hz. İsa'nın doğum yıldönümü olduğu mülâhaza ve inancıyla kutlarlar; o gece için özel yemekler ve eğlenceler yaparlar, çocukları için önceden alıp hazırladıkları bazı hediyeleri -efsanevî bir kişi olan Noel baba'nın getirmiş olduğunu söyleyerek, çocuklarına verirler, onları buna inandırırlar.
Yeni yıl dolayısıyla tebrikleşmekte bir sakınca yoktur. Ancak bir Müslümanın yılbaşı gecesi için özel yemek ve eğlenceler hazırlayarak Hristiyanların örf ve geleneklerini taklit etmesi uygun değildir.
Yeni yıla girerken en çok merak edilen konulardan biri de yılbaşı ağacı süslemenin günah olup olmadığıdır. Bu konuda da din alimlerinin dile getirdiği düşünceler bulunur.
"Kim herhangi bir gruba benzeşirse o da onlardandır" (Ebu Davud, Libas 4) hadisinde de bu durum hakkında net bir bilgi verilmiştir. Hristiyanların adetlerine uymak ve onlar gibi davranmak İslam dini tarafından yasaklanan konular arasında yer alır.
Yine Maide Suresi 5. Ayet'te de belirtilmiştir ki; "...Sizden kim onları dost edinirse, oda onlardandır..." (Maide: 5/51)
Öte yandan Diyanet tarafından yayınlanan 23 Aralık 2022 tarihli ''Bizi Biz Yapan Değerlere Sahip Çıkalım'' konulu Cuma Hutbesi'nde yılbaşı kutlamaları ile ilgili önemli açıklamalar yer aldı. İşte o hutbenin tam metni...
Muhterem Müslümanlar!
Yüce dinimiz İslam'ın hedefi, Kur'an ve sünnet çerçevesinde bir Müslüman kimliği inşa etmektir. Bu kimliği inşa ederken de İslam'ın temel ölçüsü, Allah Resûlü (s.a.s) ile hayat bulan ahlaki ilkelerdir. Bu ilkelerle vücut bulan İslam kültür ve medeniyetidir. Varlığımızı anlamlı kılan âdâb-ı muaşeret kurallarıdır. Dinimiz, bizi biz yapan bu evrensel değerlere sahip çıkmayı, öz benliğimizden uzaklaştıracak her türlü söz ve davranıştan kaçınmayı emreder.
Aziz Müminler!
Müslüman kimliğini oluşturan en yüce değer, yaratılış gayemizi hatırlatan, sorumluluklarımızı öğreten ve bizlere şahsiyet kazandıran imandır. Rabbimizin rızasını kazandıran ibadetler, huzur ve mutluluğun kaynağı güzel ahlaktır. Müslümanlar, kulluktan sosyal hayata, giyim kuşamdan yeme içmeye kadar her alanda bu değerlere sahip çıktığında inançlarını ve kültürlerini muhafaza etmişlerdir. Çağ kapatıp çağ açan medeniyetler kurmuşlar, ilim ve bilimde, kültür, sanat ve edebiyatta bütün insanlara önder ve örnek olmuşlardır. Ancak Müslümanlar, ne zaman kendi inanç ve değerlerinden uzaklaşıp yabancı kültürlerin etkisi altına girmişler, işte o zaman kimlik ve aidiyetlerini kaybetmişlerdir.
Kıymetli Müslümanlar! Kimliğini muhafaza eden Müslüman'dan beklenen, İslam'ın şiarına, yani İslam'ın sembol ve nişanelerine saygı duyması ve onları korumasıdır. Tevhidin sembolü Kâbe, ümmet olma bilincinin tazelendiği hac, teslimiyetin simgesi kurban, birlik ve beraberliğimizin nişanesi camiler, şehadetleri dinin temeli ezân-ı Muhammedî, kulluğun zirvesi namaz bizi biz yapan İslam'ın şiarlarındandır. Cenâb-ı Hak, ْ ُّقلُّو ِب َّوى ال َّها ِم ْن تَّقْ ِ َّفِاٰنَّ ait a'Allah Kimَّ "وَّم ْن يُّ َّع ٰظِ ْم َّش َّعَٓائَِّر ا ّٰلل ه nişanelere saygılı davranırsa, bu kalplerin takvalı olmasındandır." buyurmuş, bu sembol ve nişaneleri muhafaza etmenin takvamızın bir gereği olduğunu haber vermiştir.
Değerli Müminler
Ahlaki değerlerin, örf ve adetlerin bozulmaya başladığı, kültürel yabancılaşmanın hızla arttığı bir dönemde yaşıyoruz. Bu kültürel yozlaşmalardan birisi de yılbaşı kutlamalarıdır. Oysaki yılbaşı adı altında yapılan eğlencelerin, bu eğlencelerde yer alan sembolik figürlerin, çam ağaçlarının kesilmesinin tarihimizle, kültürümüzle hiçbir alakası yoktur. Yüce dinimiz İslam, bütün kötülüklerin anası olan alkolü, ocakları söndüren, cinayetlerin işlenmesine sebep olan kumarı haram kılmıştır. Kumarın farklı bir çeşidi olan piyango, toto, loto ve bütün şans oyunları da dinimizce haramdır, günahtır.
Kıymetli Müslümanlar!
Toplumlar değerleriyle bilinir, onlarla anılırlar. Değerleriyle yaşar, onlarla ayakta dururlar. Peygamber Efendimiz (s.a.s) bu hususta ümmetini َّفُّهَّو ِمْنُّهْم :uyarmaktadır şöyle ٍ َّقْوم ِ َّه ب bir Kimَّ "م ْن تَّ َّشٰبَّ kavme benzerse o da onlardandır."
Öyleyse, bizi biz yapan, bizi ayakta tutan ve en güçlü sığınağımız olan değerlerimize sımsıkı sarılalım. İnancımız, tarihimiz ve kültürümüzle bağdaşmayan batıl örf, adet ve gelenekleri hayatımıza yansıtmayalım. İnancımızın ve karakterimizin şekillendiği ailemizi, göz aydınlığı çocuklarımızı, milletimizin umudu gençlerimizi milli ve manevi değerlerimizle buluşturalım. Yabancı kültürlerin esiri olmamaları için hep birlikte gayret gösterelim. Unutmayalım ki hiçbir millet bir başka toplumun değerleriyle yükselemez. Kültürüne yabancılaşan bir toplum, medeniyet inşa edemez. Tarihini bilmeyenler geleceklerini sağlam bir zemine oturtamaz.
Hutbemi Yüce Rabbimizin şu ayetiyle bitiriyorum: "Sizin dostunuz ancak Allah'tır, Resûlüdür ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan, zekâtı veren müminlerdir.