Biliyorsunuz benim işim tarım. Belki çiftçi değilim ama tarımsal sanayi yaptığım için işimin özü tarım. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kendi evinizin önünü bileekin, boş yer kalmasın" derken aslında herkesin özüne sesleniyor. Geleceğin tarımda olduğunun yüksek sesle söylenmeye başlandığı bir dönemde ortaya çıkan salgınla birlikte tarım iyice gündeme oturdu. Tüm dünyada tarım politikaları ya yeniden tasarlanıyor yada yeniden tasarlanacak. Yani evinizin önünü ekin söylemiş olmak için söylenen bir cümle değil. Bana kalırsa Türkiye tarım politikasının habercisi. Tıpkı Tarım ve Orman Bakanlığı'nın Çevre ve Şehircilik Bakanlığıyla işbirliğine giderek, Hazine'ye ait atıl tarım arazilerini çiftçilerin kullanımına açıyor olması gibi. Diğer taraftan köyüne dönüp yeniden toprağını işlemek isteyenlerin oranı artıyor. Hükümet, köyüne dönmek, üretime katılmak isteyenlere yönelik yeni teşvikler sunuyor. Peki, neden tarım politikaları yeniden tasarlanmalı? Neden her karış toprağı ekmeliyiz? Çünkü; bir taraftan sorunlu coğrafyamız diğer bir yandan salgın, tüketim alışkanlıklarımızı zorunlu olarak değiştiriyor. Bunun sonucunda tarımsal ürünlerin ev tüketimi arttı. Restoranlar, oteller, turizm sektörünün tarımsal ürün alımları neredeyse sıfırlandı. Ama süpermarketlere yönelik satışlarda artış var. Bu yeni sisteme uygun üretim ve dağıtım kanallarının oluşturulması gerekiyor. Gelecek tarımda…Mikro bazda hem bölgeselteşvikler, hem ürün bazlıyönlendirmeler, hem demevcut üreticinin şartlarınayönelik iyileştirmeleryapmalıyız.Ancakmakro bazdada tarımdakisistemi yenidenkonuşmalıyız. Çünkü; mevcut sistem ne 83 milyonu taşıyor ne de bizi küresel oyuncu kılıyor. Tarımın anavatanı olanTürkiye tümkesimleriile bu büyüklüktekiverimli arazileri veyüksek orandaki tarımsalnüfus istihdamı ile dünyadatarıma yön verebilmeyikonuşmalı. Hangi ürünlerin üretimini artıracağız, hangi ürünlerin ekiminden vazgeçeceğiz, boş tarım arazilerini nasıl değerlendireceğiz planlamak zorundayız. Dışa bağımlılıktan kurtulmak için tohum ıslahı, çeşitlendirmesi, hayvancılığın ıslahı konusunda araştırmageliştirme çalışmaları yapmalı odağımızı verimliliğe, katma değere çevirmeliyiz. Eğer sahip olduğumuz tarımsal potansiyel doğru değerlendirilirse bu ülke hem kendini hem dünyayı besler.