Bağımlılık Akademisi, Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi ile Kent Üniversitesi işbirliğinde düzenlenen sempozyum, Kent Üniversitesi Taksim Kampüsü'nde gerçekleştirildi.

Sempozyumun Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, bağımlığın ağır sonuçlar doğurduğunu ve yaygınlaşmaya devam ettiğini belirterek, "Bağımlılığın önce tespit ardından doğru bir şekilde tedavi edilmesi gerekir. Bağımlılık gelişebilen bir hastalıktır, bağımlılığın iyileşebilmesi için gerçekten etkili ve doğru yöntemler kullanmamız gerekiyor. Bu alanda çalışan insanların yani psikolog, psikiyatrist, aile hekimi, hemşire, diyetisyen ve sosyal çalışmacı gibi tarafların multidisipliner bir yaklaşım ile tedavide rol oynaması son derece önemli. Sempozyumu da tam olarak bu amaçla hayata geçirdik." diye konuştu.

Bağımlılığın çok çeşitli biçimlerde olabildiğini vurgulayan Ögel, sadece bağımlının tedavisi değil, ailenin tedavisi ve topluma yönelik bazı iyileştirmelerin de ele alınması gerektiğini ifade etti.

KUMAR BAĞIMLILIĞI 2 YILDA 3 KAT ARTIŞ GÖSTERDİ
Türkiye'de kumar bağımlılığının 2 yılda üç kat artış gösterdiğini belirten Ögel, "Özellikle , Stad, Casino, Teknolojik bağımlılık gün geçtikçe daha fazla artıyor. Özellikle uyuşturucu alanındaki bağımlılık A 4 peçete, bonzaiye benzeyen uyuşturucu madde kullanımı arttı. Bu maddenin kullanımı hem bağımlılık hem de ölüme yolaçmaktadır. Gençlikte başlayıp yetişkinlikte bağımlılığa dönüşüyor. Sahte alkol tüketiminin de artmasının tek sebebinin bağımlılıktan kaynaklandığını fiyatı ne olursa olsun bağımlılıktan dolayı ne bulsa içerek tehlikesine dikkat edilmiyor. Bu konuda diuyarlılık ve tedavi merkezlerinin artması gerekmektedir. Avrupada bağımlılık daha yaygın fakat ölüm olayları daha az oluyor. Paylaşmak bağımlılığı yüzde 35 azaltıyor" dedi.

WİM VAN DEN BİRİNK, "AİLEDE ALKOL BAĞIMLISI VARSA ALKOLE BAĞIMLILIK OLASILIĞI DAHA YÜKSEK"
Prof. Dr. Wim Van Den Brink ise yapılan bir araştırmanın sonuçlarına değinerek, şunları aktardı:"Ebeveynlerinizde alkol bağımlılığı varsa, alkole bağımlı olma olasılığınız daha yüksektir. 2020 yılında yayınlanan bir genom çalışmamız ise genetik faktörlere baktığımızda madde kullanımı, dikkat eksikliği, otizm ve majör depresyonun aynı genetik risk faktörlerini paylaştıklarını gördük. Ayrıca yapılan araştırmalar, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan bireylerin bağımlılığa yatkınlığının yüzde 50 daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor."

TEDAVİ OLAN BAĞIMLI MERT KAMÇI, "ZAMAN GEÇİRMEDEN TEDAVİ MERKEZİNE BAŞVURULMALI"
Etkinlikte İyileşme Danışmanı Mert Kamçı ise eski bağımlı olarak yaşadıklarını anlattarak, "Annem ve babam ayrı olduğu için 11 yaşında tiner, bali gibi uçucu maddeler kullanarak başladım. Arkadaş ortamıyla bir kereden bir şey olmaz denilerek uyuşturucu kullanmaya başladıktan sonra bağımlılık meydana geldi. 14 yıl bağımlı olarak yaşadım. Bazı farklı maddelerin ardında 2010 yılında eroin ile metamfetamine başladım. Tedavi sürecimin ardından 9 yıldır temizim ve şu an bir tedavi ekibinin içinde, hastanede iyileşme danışmanı olarak çalışıyorum Özenti sonucu arkadaş çevresinde başladım uyuşturucuya, bu durum hayatımdan 25 yılı götürdü. Öğrendiğim en önemli şey ve ilk adım bu durumda olan kişileri tedaviye yönlendirmek olacaktır. Çevre değişimi, Sosyal medyadan uzak durup Pisikoterapi ile tanıştıktan sonra tedavi olup 25 yaşından sonra açık öğretim Üniversitesi Sosyal Hizmetler bölümünden mezun oldum. Bağımlılığın sonu önce hastane, sonra hapishane ve sonucunda da ölüm vardır. Zaman geçirmeden tedavi merkezine başvurulması gerekir" dedi.

BAĞIMLILIK VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ ANLATILDI
Düzenlenen sempozyumda bağımlılık ve Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu", "Kumar Bağımlılığı ve Tedavide Motivasyonun Önemi", "Bağımlılık ve Şizofreni İlişkisi", "İyileşme Sonrası Bağımlılığın Tekrar Başlaması Nasıl Önlenebilir", "Kadın ve Ruh Sağlığı", "İyileşme Danışmanlarının Görevleri", "Çocuk ve Gençlerde Bağımlılığın Başlama Nedenleri", "Beslenme ve Bağımlılık", "Bağımlılık Tedavisinde Hemşirelerin Rolü" gibi konular ele alındı.
DÜNYANIN ORTAK SORUNU BAĞIMLILIK OLARAK TESPİT EDİLDİ
Dünyanın Ortak Sorunu: Bağımlılık, Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC)'nin 2023 raporuna göre, dünyada yaklaşık 296 milyon kişi madde bağımlısıyken; alkol, kumar, teknoloji ve diğer davranış odaklı bağımlılıkların hızla artış gösterdiği belirtiliyor. Bu durum, bireylerin ve toplumların sağlığını tehdit eden büyük bir krizi işaret ediyor. Bağımlılıkla etkin mücadele için multidisipliner yaklaşımlar, bilimsel çözümler ve uluslararası iş birlikleri ise hayati bir öneme sahip.
PSİKOLOG ŞİMŞEK, " UYUŞTURUCU BAŞLANGIÇ YAŞI ERGENLİĞE KADAR İNDİ"
Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu Düzenleme Kurulu Başkanı Psikolog Melike Şimşek ise konuyla ilgili yaptığı konuşmada madde bağımlılığı ile ilgili artışa değindi. Psikolog Şimşek; "Bu organizasyon, bağımlılık alanında vakaların artması ve şiddet olaylarında sık sık bu durumun gündeme gelmesi ile bağımlılık alanında çalışan psikologlar, sosyal çalışmacılar, hemşireler ve hekimler gibi meslek elemanları için düzenlenmiş akademik bir sempozyumdur. Bizim burada amacımız, iyileşme oranlarının artmasını sağlamak ve bunun öncesinde 'bağımlılığın önlenmesinde neler yapılabilir?' konularını tartışarak ve farklı meslek gruplarının bir araya gelmesi ile yeni tedavi modelleri ve önleme politikaları geliştirmek. Söz konusu süreçler sadece bizim ülkemize özgü değil, Amerika ve Avrupa'da da pek çok benzer vaka yaşanıyor. Şiddeti direk bağımlılıkla ilişkilendirmek de çok mümkün değil. Araştırmalar, bağımlıların şiddete meyilli olduğundan ziyade, şiddet uygulamak için insanların bağımlılık yapan maddelere yöneldiğini gösteriyor. Biz direk 'bağımlılar şiddete meyilli' gibi bir sonuç çıkardığımızda bu etiketleyici oluyor. Neticede bu bir hastalık ve biz hastayı etiketlemiş oluyoruz. Böyle bir ilişki olduğunu söyleyebiliriz. Maalesef bu konuda araştırmalar yetersiz, o nedenle klinik gözlemler üzerinden konuşabiliyoruz ama metamfetamin kullanımda çok ciddi bir artış var ve son dönemde A4 maddesi özellikle sosyo kültürel düzeyi daha düşük gruplarda karşımıza çıkıyor ve bu ergenlik döneminde başlıyor diyebiliriz.