"Gece yarısı araba almaya geliyorlar!"
Ucuz arabalarda talep patlaması
ÖTV indirimiyle satış patlaması yaşayan otomotiv sektöründe yüzler gülüyor. Otokoç Otomotiv Ticaret ve Sanayi A.Ş. Genel Müdürü Cenk Çimen’in bu ayki hedefi, 3 bin 500 araç satmak!
Krizin en fazla etkilediği sektör otomotiv oldu; krizle birlikte hem iç piyasada hem ihracatta ciddi can kaybı yaşandı. Geçen yılın son çeyreğinde dolar kuru ve hızla artan faizler karşısında yurtiçi otomotiv pazarı yüzde 53 daraldı. 2009’un ilk iki ayını da kayıpla geçiren otomotivciler, hükümetin mart ayında devreye aldığı ÖTV indirimiyle rahat bir nefes aldı. Şu sıralar bayiler adeta peynir ekmek gibi otomobil satıyor. Birçok modeli bulmak bile mümkün değil.
Yurtiçi otomotiv pazarının yüzde 8’ini elinde bulunduran Türkiye’nin en köklü otomotiv kuruluşlarından Otokoç Otomotiv Ticaret ve Sanayi A.Ş. (Avis & Budget & Birmot & Otokoç) Genel Müdürü Cenk Çimen, ÖTV indiriminin sektöre ciddi anlamda bir destek sağladığını söylüyor. Gece 24:00’a kadar bayileri açık tuttuklarını söyleyen Çimen, “İnsanlar işten çıkıp komşularıyla birlikte araba bakmaya geliyor. Stoklarımızdaki ucuz arabaları bitirdik, yeni taleplere de anında cevap vermeye çalışıyoruz. Bu ay yaklaşık 3 bin 500 araç satmayı hedefliyoruz” diyor.
Otomotiv sektörüne Koç Topluluğu’nda satış elemanı olarak adım atıp kariyer basamaklarını hızla tırmanarak 31 yaşında genel müdürlük koltuğuna oturan Çimen’le, ÖTV indiriminin yarattığı satış artışını ve pazarın bu yıldan beklentilerini konuştuk.
ÖTV indirimliyle birlikte otomotiv sektöründe ciddi bir hareket olduğunu biliyoruz. Adeta peynir ekmek gibi otomobil satıldığı söyleniyor. Gerçekten öyle mi?
Devletin sağladığı ÖTV indirimi hakikaten sektöre ciddi anlamda bir destek sağladı. Özellikle 1600 CC’nin altındaki vergi indirimi çok önemli. Çünkü Türkiye’de satılan araçların yüzde 75’i, 1600 CC’nin altında. Bu segmentte yapılan yüzde 50’lik ÖTV indirimi, anahtar teslim fiyatlarında yüzde 13.5’lik indirim anlamına geliyor. Yani 30 bin TL’lik bir aracın fiyatında 4 bin TL avantaj sağlıyor. Bu tamamıyla yeni vergi düzenlemesinden gelen bir avantaj ve 15 Haziran’da bitiyor dolayısıyla üç aylık bir zamanı kapsıyor. Tüketici önümüzdeki dönemde fiyatların artacağını görüyor. Bu kaçınılmaz bir şey. Dolayısıyla inanılmaz bir talep var. Önce alan avantajlı oluyor.
En çok hangi araçlarınıza talep var?
Ucuz arabalara yani 1600 CC’nin altında ve daha ucuz olan arabalara talep var. Ford’da Fiesta, Focus ve Fusion’a, Fiat’ta ise Fiorino, Doblo, Grande Punto, Liena ve Albea’ya talep oldu. Bu araçlarımız tükendi, bu nedenle arkadaşlarımız önümüzdeki dönemde gelecek olan araçlar için bağlantı yapıyor. Diğer modellerde stokta aracımız var.
Tüketici, bayie kararını vermiş olarak mı geliyor yoksa anında alım mı yapılıyor?
Toplamda en avantajlı araç hangisiyse ona geliyor; tüketici çok bilinçli. Her türlü bilgiye anında ulaşıyor. İnternetten araştırıyor, dostuna komşusuna soruyor, bayileri geziyor. Çünkü ev almaktan sonraki en önemli karar bu. Kafasında iki - üç tane marka oluyor ve ona göre son kararını veriyor.
Şu anda daha çok kimler alım yapıyor?
Kasımdan bu yana ertelenen bir talep vardı. Ancak şu an oluşan talebin ne kadarının ertelenen ne kadarının ise öne çekilen talep olduğunu söylemek çok zor. Otomotiv ve inşaat gibi sektörler makro ekonomik durumla çok bağlantılıdır. Bu nedenle genel gidişat ve önümüzdeki dönemle ilgili beklentiler bizi etkiler. Çünkü araba alımı, ağırlıklı olarak borçlanarak yapılır. Kimse paranın tamamını vermiyor, yüzde 80 krediyle alım yapılıyor. Bu da uzun borçlanma demek. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte müşterinin, gelir elde edip kredi bedelini ödeyeceğinden emin olması lazım. Bununla ilgili herhangi bir tereddüttü varsa talebini erteliyor.
Şimdi belirsizlik kalktığı için değil, koşullar cazip olduğu için alım yapılıyor herhalde...
Herkesin elinde bir security (güvenlik) parası var. Fırsatı bulduğu zaman hemen o parayı devreye sokuyor. Bu altın da, döviz de olabiliyor. İkisinin de fiyatları çok arttı zaten. Çünkü eski TL ile fiyatlandırılmış arabaları çok ucuza almak mümkün. Bunun için hem kendi kaynaklarını çıkarıyor hem de sağdan - soldan biraz borç alıyor.
Satışlarda ilk günlerdeki hız devam ediyor mu?
Şimdilik ediyor… Ama aynı hızda olur mu, onu bilemem. Showroomlarımıza akşam 10’dan sonra hatta gece yarısı gelen müşteriler var. İşten çıkıp komşularıyla araba bakmaya geliyorlar. Bir anda 20 kişi doluşuveriyor bayie. Zaten bizde araba satmanın en iyi yolu, komşulara satmaktır. Bir arabayı komşusu alırsa, o da alır. 15 Haziran’a kadar talebin kuvvetli şekilde devam edeceğini düşünüyorum. Sadece otomotive değil, bununla bağlantılı yan sektörlere de ciddi hareketlilik var.
Elinizde olmayan aracı kaç günde teslim ediyorsunuz?
l5 ila 30 gün arasında istediğiniz aracı getirtebilirsiniz. Bu tüketici için fiyatı değişmiyorsa beklenilebilir bir süre. Fiyatı sabitlemek için değişik yöntemlerimiz var ama burada kimsenin fırsatçılık yapmaması lazım. Böyle yapan kaybeder, pazar onu cezalandırır.
“Bu yıl 15 Haziran’a kadar ne satarsak sattık sonra satamayız” diye düşünüyor musunuz?
Üç aylık indirim döneminin kuvvetli geçeceği kesin, bunu en iyi şekilde değerlendirmek istiyoruz. Bundan sonrasında da indirimin devam etmeyeceği kesin. Bu nedenle 15 Haziran’dan itibaren pazarda bir düşüş yaşanacak. Son çeyrekte sektörün trendi itibariyle bir hareket olur. Orada da hazırlıklı olacağız. Pazar koşullarını en iyi değerlendirenler en karlı çıkanlar olacak. Bizim de yapmak istediğimiz o.
Geçen yıla kıyasla satışlarda bir artış var mı?
Bu yıl ilk iki ayında Pazar, geçen yıla göre yüzde 38 daraldı. Mart ayında tahminimiz, satışların geçen yıl seviyesinde ya da bir miktar üstünde olacağı yönünde. Stok terminolojisinden dolayı hemen tüketici ile aracı buluşturamayabiliyorsunuz. Bu yılın ikinci çeyreği, geçen yılın ikinci çeyreğinden daha iyi olacak.
Artan satışlar istihdama nasıl yansıdı?
Toplamda çalışan sayımız bin 507 kişi. Bu talebi destekleyebilmek için birçok noktada geçici eleman istihdam ediyoruz. Bu elemanlar daha çok, “hostes” diye tabir ettiğimiz müşteriyi karşılayan, ilgilenip ön bilgiyi verenler. Bu geçici bir iş dolayısıyla da istihdamı artırmaz. Belki ihtiyaç olursa az sayıda kalıcı istihdam yaparız ama bunun böyle devam etmeyeceği kesin.
Günde ortalama kaç araç satıyorsunuz?
Bu ay 3 bin 500 civarı satış hedefimiz var. Şubat ayında bin 500 adet araç satmıştık.
Bu sizin için büyük bir keyif olsa gerek?
Fena değil yani…
Gelelim ÖTV indirimi öncesine... Kriz sizi ne oranda etkilemişti?
Bu işin ilk sinyalleri, geçen yıl temmuz ayından itibaren gelmeye başladı. Bunun üzerine bütün ekip toplandık ve masrafları kesmek üzerine 20 maddeli bir önlem paketi hazırladık. Çok erken hareket ettik yani. Krizin ortaya çıkmasıyla bu defa daha ciddi bir önlem paketi hazırladık.
Geçen yıl 2 milyar TL ciro hedefi koymuştunuz buna ulaşamadınız herhalde?
Ulaşamadık, 1 milyar 400 milyon TL’de kaldık. Yapacak bir şey yoktu çünkü son çeyrekte pazarımız yüzde 50 daraldı. Bu yıl da, geçen seneyle aynı seviyede ciro hedefliyoruz.
Araç kiralama işiniz krizden ne oranda etkiledi?
12 bin adetlik araç parkımızla, kısa süreli ve operasyonel araç kiralama işini birlikte yapan en büyük ve lider kurumsal şirketiz. Kısa süreli kiralamada Avis yüzde 17 pazar payına sahip ve lider konumda. Budget da pazar payını sürekli arttırıyor. Budget’ın pazar payı şu anda yüzde 5 seviyelerinde, hedefimiz 2’nci sıraya yerleşmek. Operasyonel kiralama işinde önümüzdeki dönemde, finansman dengemize ve kredi yükümüze azami dikkati göstererek kademeli bir büyüme hedefliyoruz. Ama şirketler masraflarını kısınca, çalışanları da daha az seyahat etmeye başladı. Buna rağmen çok fazla etkilenme olmadı. Bu, potansiyeli çok fazla olan bir iş ve Türkiye’de dar kapsamda yapılıyor. Avantajları çok fazla bilinmiyor. Bu işi belli adetlerde büyütmek istiyoruz, birden çok yukarılara gitmek değil de, kademeli olarak arttırmak istiyoruz.
Mesainize bu yoğunluk nasıl yansıdı?
Biraz yansıdı ama öyle çok fazla da değil. Esas hareketlilik, satış bölümlerinde çalışanlarda. Buna ilave şöyle bir mesai geldi; bütün eş – dost, tanıdık araba istiyor, biz de bulmaya çalışıyoruz.
Kalite konusunda da önem veren bir firmasınız?
Kalite alanındaki uygulamalarımızla da sürekli gelişmeyi ve sektörümüze öncü olmayı hedefliyoruz. Otokoç Otomotiv olarak kurulduğumuz tarihten itibaren kalite yönetim sistemini, çalışma prensibi haline getirdik. Kalite çalışmalarına, 1997’de Koç 2000 projesi ile başladık. 2001 yılında tüm şubelerimizin ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi belgesi almasıyla Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdik. Ardından EFQM Mükemmellik Modeli’ni bir yönetim aracı olarak benimsedik. 2003 yılında Mükemmellikte Yetkinlik Belgesi’ne ve 2004 yılında TÜSİAD-KALDER Ulusal Kalite Başarı Ödülü’ne layık görüldük. 2006 yılında ise yalın altı sigma çalışmalarına başladık. Yalın altı sigma çalışmaları ile süreçlerimizin iş akışlarını yeniden düzenleniyor. Katma değer yaratmayan adımları elimine ederek israf ve hatalara neden olan faaliyetleri ortadan kaldırıyoruz, minimum kaynak ile maksimum verimi elde etmeyi amaçlıyoruz. Şirket önceliklerine göre belirlediğimiz ve 2006 yılından bu yana hayata geçirdiğimiz yalın altı sigma projeleri ile toplam 3 milyon dolar kazanç sağladık.
Bunun için ne kadar yatırım yaptınız?
Çalışan memnuniyetine, sağlıklarının korunmasına ve faaliyetlerimiz sırasında çevreye zarar vermemeye önem veriyoruz. Bu nedenle kriz döneminde de iş sağlığı ve çevre güvenliği konularındaki yatırımlarımıza devam ettik. Geçtiğimiz yıl tesislerimizde ortaya çıkan atıkları azaltma, çevre ve işçi sağlığını koruma adına yapılan çalışmaları tek bir sistem dahilinde toplamak için bir proje başlattık. Proje kapsamında eğitimlerin verilmesi, gerekli ölçümlerin yaptırılması, fiziki revizyon işleri ve atıkların bertaraf edilmesi için 300 bin dolar yatırım yaptık. ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi belgesi ile çevresel faktörleri kontrol altına alarak doğal kaynak kullanımını azalttık ve çevreye verdiğimiz zararı minimum düzeye indirdik. OHSAS 18001 İş Güvenliği ve Çalışan Sağlığı belgesi ile de çalışan ve ziyaretçilerimizi kaza ve diğer etkilerden koruduğumuzu, daha güvenli bir çalışma ortamı sağladığımızı kanıtlamış olduk. Otomotiv perakendeciliği alanında ISO14001 ve OHSAS 18001 belgelerini alan ilk şirketiz.
SATIŞ ELEMANLIĞINDAN, GENEL MÜDÜRLÜĞE
• 1967 yılında İstanbul’da doğan Cenk Çimen, Galatasaray Lisesi mezunu.
• 1991’de İstanbul Teknik Üniversitesi, İşletme Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Çimen, 2002’de Stanford University, Executive Education Programme Executive Programme for Growing Companies, 2004’te University of California Los Angeles (UCLA), Executive Education Programme Mergers and Acquisitions’ten sertifika aldı.
• Koç Topluluğu’na yetiştirme elemanı olarak giren Çimen’e içinde görüşeceği üç şirketin bilgileri olan üç ayrı zarf vermişler. Görüştüğü ilk yer Otoson’ın pazarlama şirketiymiş ve orada kalmış.
• Nasoto’da satış elemanı olarak göreve başlayan Çimen, burada hızla yükselerek 31 yaşında Ankara’da bayi olarak faaliyet gösteren Otokoç A.Ş. Genel Müdürü oldu. 2001 – 2005 Otokoç Otomotiv Ticaret ve Sanayi A.Ş. Genel Müdür, 2005 – 2007 Otokoç Otomotiv Ticaret ve Sanayi A.Ş. (Otokoç & Avis) Genel Müdür, Birleşik Motor Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Birmot) Genel Müdür, 2007 - Otokoç Otomotiv Ticaret ve Sanayi A.Ş. (Avis & Budget & Birmot & Otokoç) Genel Müdürlük görevlerini üstlendi.
• Cenk Çimen çalışma prensiplerini şöyle sıralıyor: 1. Yaptığım işi tam yaparım, eksikleri olsun istemem. 2. Hızlı yapmak isterim, hiçbir işi bekletmem. 3. Mutlaka işin detaylarına bakarım. Yüzeysel gitmem ama detaylarında kaybolmadan bütünü üstünden karar vermeye çalışırım. 4. Arkadaşlarımla çalışırım, tek başıma hiç karar vermem. Onların düşündüğünden farklı bir şey söylesem bile mutlaka fikirlerini alırım.
• Sürekli gelişime önem verdiğini söyleyen Çimen, “Hangi pozisyonda olursanız olun mutlaka kendinizi geliştireceksiniz. Kendine yatırım yapmayan birinin ilerleme imkanının olmadığını düşünürüm” diyor.
• Gerçek piyasa koşullarının “en iyi okul” olduğuna inanıyor.
• Hayat üçgenini “iş-ev-spor” olarak tanımlıyor, haftada dört - beş gün spor yapıyor.