
Hayalhanem ismindeki İlim ve Kültür Derneği Mersin'de kurulmuş bir dernek. Dernek gönüllülerinin amacı ise insanların sonsuz hayatlarına hizmet etmek. İnternet sitelerinde yazılar yazıyor, açtıkları YouTube kanalında değişik konseptlerle videolar yayınlıyorlar; videoların izlenme oranı ise 60 milyonu geçmiş durumda. Derneğin kurucularından matematikçi Mehmet Yıldız da hayalhanem sitesinde yazıyor. Youtube, Facebook gibi sosyal medya hesaplarını kullanarak canlı yayınlarda İslami ve felsefi sorulara cevap vererek milyonlara ulaşıyor. Yazarın Hayykitap'tan çıkan Benden Vazgeçme Ya Rab! isimli yeni kitabı da raflardaki yerini aldı.
- Kitap "Kimi zamana bıraktı, kimi şansa bıraktı, ben sana bıraktım Ya Rab!" yazınızla başlıyor. Dua, kulluk bilinci, Allah'ın hikmeti konularına da eğiliyorsunuz. İnsanın çıkmazı nasıl başlıyor?
- İnsanın çıkmazı muhabbetini Allah'tan başka yöne çevirmek. Dünyaya gönderilme sebebimiz ancak ve ancak Allah'ı tanımak ve O'na kulluk etmek. Merhamet, gazap, sevmek ve hatta görmek ve duymak gibi hislerimiz ve duyularımız Allah'ı tanımak için verilmiştir. Ancak o yolda kullanırsa bir değer arzeder. Yoksa bir değeri kalmaz. İnsanı Allah'tan uzak bir şekilde sadece dünyaya ait değerlerle düşünmek bir antika eseri demirciler çarşısında satmaya kalkışmak gibi olur. Bu yüzden insan hep aynı amaç etrafında dolaşmalı; kendisini Allah için harcamak...
-
Günümüzde yaratıcı ve kul ilişkisinde nasıl bir sorun yaşanıyor?
- Bir insanın neyi sevdiğini çok rahat anlayabiliyoruz. Şöyle ki, bütün gün arabalardan bahseden ve kazandığı paranın çoğunu arabasının daha üst modelini almak için kullanan bir adamdan "Arabaları çok seviyorum" diye bir söz duymanıza gerek kalmadan arabaları sevdiğini anlarsınız. Buna hal dili deniliyor. Her meselede kıyas olarak kullanmamıza rağmen dine ait meselelerde kullanmıyoruz. Yani Allah'ı tanıyor musun, -tanımanın otomatik sonucu sevmek olacak- ve seviyor musun? sorusunun cevabı "Elhamdülillah seviyorum!" oluyor. Ne gördün de sevdin? Allah'a olan sevgin seni neden harekete geçirmiyor? Bizler bir insanı severken bile binlerce fedakarlık yaparken neden aynısını bizi yaratana karşı yapmıyoruz? Bu biraz da kendimizi kandırmak oluyor aslında. Sevmek bir iddiadır ve her iddia ispat ister. Nerede delilin?
- "Allah geciktiriyorsa güzelleştiriyordur, sabret!" diyorsunuz.
- Doktorun verdiği ilacı istediğiniz zaman değil, doktorun belirlediği zamanlarda kullanırsınız. Çünkü ihtisas sahibi doktordur. Bu yüzden onun sözü dinlenir. Sabırla ilacı alacağımız zamanları kovalarız. Peki olayları kendi hikmetine göre yaratan Rabbimize en azından bir doktora güvendiğimiz kadar güvenmeliyiz. Hayata dalıp Allah için yaşamaktan uzaklaştığımızdan dolayı Allah'ın bizim üzerindeki planlarını unutup başımıza gelen hadiseleri kendi saçma bakış açımızla değerlendiriyoruz. Şöyle ki, bir padişahın tahta geçecek oğlusunuz ve babanız sizi tahta uygun hale getirmek için bir sefere çıkardı. Siz ve bu seferde sizi olgunlaştıracaklar oyunlar mı oynar, yoksa rahat rahat dolaşacağınız her yerde tanınacağınız bir sefer mi olması gerekir? Sanırım herkes cevabı verdi bile.
- Kitapta insanın hayat üzerine sorgulama süreci, bakış açısının yanlış seyrine eğilerek aktarılıyor. Yanlış bakış açısındaki sorunsaldan sıyrılma nasıl sağlanır?
- "O, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir." İnsanı yanlışa sürükleyen sadece bakış açısı değildir, içindeki pusulanın Allah'tan başka yerlere dönmesidir. Aklımız bilgiye ve sonuca ulaşmak için kullandığımız vasıtadır, aklı yönlendiren yani o vasıtanın şoförü kalptir. Bu yüzden insan en evvel kalbini pak ve temiz tutmalı.