Bebek'teki Mısır Konsolosluğu'nun karşısında havalı mı havalı bir mağazanın önündeyiz. Dışarıdan baktığınız zaman pekala bir antikacı veya butik olduğunu düşünebileceğiniz bu yer aslında bir kitapçı: Assouline. Marka, ABD'de Prosper ve Martine Assouline tarafından kurulmuş, tüm dünyada 40'a yakın şubesi bulunan, ağırlıklı olarak moda, tasarım, seyahat, gastronomi gibi 'lifestyle' konularda İngilizce kitaplar çıkaran bir yayınevi ve kitap satış noktası. Ama sadece bir kitapçı değil. Öyle ki mücevherde Cartier neyse kitapta da Assouline o deniliyor. Mağazaya girince bu yorumların nedenini daha iyi anlıyorsunuz.
Mekanın dekorasyonundan müzik listesine, rahatça yayılabileceğiniz koltuklardan geniş yelpazeli tasarım ürünlerine bakınca gerçekten nezih bir kütüphane ortamı yaratılmış durumda. Zaten Ayşe İrem Kınay da mottolarını bu şekilde açıklıyor; ziyaretçileri bir evin kütüphanesinde gibi hissettirmek.
Kınay, Assouline Türkiye Marka Sahibi, İstanbul'da doğmuş ama 10 yaşında ailesiyle beraber babasının işi nedeniyle Endonezya'ya taşınmış. Ortaokul ve liseyi Jakarta'da okuduktan sonra ABD'de Wharton'da finans ve girişimcilik eğitimi almış. 2010 yılında New York'ta sosyal bir ortamda Prosper Assouline ile tanışmasıyla hayatı bambaşka bir yere evirilmiş. Yedi yıldır Assouline Türkiye'nin başında olan Kınay, bu sürede İstanbul ve Türkiye konulu yedi kitap çıkarıp yurtdışında tanıtımlarını gerçekleştirmiş.
Bebek'teki mağazada Kınay ile bir araya geldik, pek tabii burası için yapılan "lüks kitapçı, zenginlerin kitapçısı" tanımlamaları da mağaza da ufak bir tur yapınca yine aklımıza takıldı. Hem onun hem de Assouline'in öyküsünü dinledik ve sorduk, "Hakikaten burası zenginlerin kitapçısı mı?"
- Böylesi bir kitapçı açmak alıştığımız bir girişimcilik değil. Neden böyle bir yatırım yaptınız?
- 2010'da New York'ta Prosper Assouline ile tanıştım. Sıkı bir Assouline takipçisi olarak kendisini Türkiye'ye gelmek üzere heveslendirmeye çalıştım. Kendisine kültürel mirasımızdan ne kadar çok konu, içerik, kitap çıkacağından aynı zamanda da İstanbul'un büyük kozmopolit bir şehir haline geldiğinden bahsettim. Ertesi gün asistanı beni aradı ve "Prosper sizinle bir kahve içmek istiyor" dedi, şaşırdım ve gittim. "Bize o kadar çok İstanbul'u anlattınız ki aklımıza soktunuz, İstanbul için bize yardımcı olur musunuz çünkü iyi bir şoföre ihtiyacımız var ve zannederim siz de iyi araba kullanıyorsunuz" dedi. Assouline macerası yardım maksadıyla böyle başladı.
ORTAYA ÇIKAN HER KİTAP BİR LÜKS
- Burayı açmadan önceki beklentilerinizle şu anki durumu kıyaslayacak olsanız neler söylersiniz?
- İlk haftalarda insanlar mağazaya girip "Siz deli misiniz, böyle bir kitapçı açılır mı?" diyordu. Fakat ilk günden beri düşündüğüm şey şuydu ki biz normal bir kitapçı değildik. Kitap verilebilecek en güzel hediyedir, biz kitabı ilk günden beri bir hediye olarak konumlandırdık. Rüzgarımız da bu oldu. Assouline'i bilinen bir marka haline getirdik Türkiye'de. Tabii ki ticari bir kuruluşuz, devam etmemiz için para kazanmamız gerekiyor. Fakat işin ticari boyutunun yanında yarattığımızın değerin de çok büyük olduğunu düşünüyorum.
- Burası için İstanbul'un en lüks kitapçısı hatta zenginlerin kitapçısı deniliyor. Nedir yorumunuz?
- Ortalama fiyatımız 200 ile 300 lira civarında. 100 liraya da 3 bin 500 liraya da kitaplarımız var. Özel baskılarımız haliyle daha yüksek fiyatlı olabiliyor. Her bir Assouline kitabı bir konuyu en iyi anlatacak kişi tarafından hazırlanıp en iyi fotoğrafçı tarafından görselleştiriliyor. Ortaya çıkan her ürün bir lüks. O yüzden gustosu zengin kişilerin kitapçısı diyebiliriz.
- Yedi yılda hangi kitapları çıkardınız?
- 2011'de ilk olarak Grand Bazaar'ı çıkarttık. 36 esnafın nesilden nesle geçen hikâyeleriyle Kapalıçarşı'nın anlatıldığı bir kitaptı. Hemen akabinde Light of İstanbul kitabını çıkardık. Assouline'de hali hazırda olan New York, Paris, Tokyo şehirler serisine İstanbul'u da eklemek istedik. Daha sonra Serdar Gülgün'le, Nuran Atasoy'la, Sevan Bıçakçı'yla çalıştık. Mustafa Koç'un Denizaltı Fotoğrafları kitabını çıkardık, o da farklı bir projeydi. Bu ay çıkacak Bosphorus Private ile birlikte toplamda yedi kitap yayımladık.
- En çok talebi hangi kitaplar görüyor?
- Light Of serisi ilk günden beri çok ilgi çekti. Gastronomi ve seyahat konulu keşfe yönelik kitaplar da keza ilk sıralarda.
- Peki, burada kitap dışında neler bulabiliriz?
- Konseptimiz kütüphane. Kütüphanenin içinde bulabileceğiniz her türlü ürün var. Kitabı tamamlayan her türlü obje, rahleler, büyüteçler, mumlar, lambalar, antika mobilyalar... Farklı tasarımlara da yer veriyoruz elbette. Örneğin Begüm Khan'ın yaptığı mücevherler merak uyandıran objeler başlığında bir koleksiyon haline getirildi.
- Assouline Türkiye olarak İstanbul ile ilgili birçok kitap çıkardınız. Kapalıçarşı'yı, Boğaz'ı, Osmanlı'nın sultanlarını anlatıp yurtdışında lansmanlar gerçekleştirdiniz. Ülkemizi yurtdışına tanıtma konusunda bir misyon mu üstlendiniz?
- Evet, bu bizim misyonumuz ve bunu devam ettirmek zorundayız Yurtdışında kendi kültürümüzü bastığımız kitaplarla çok iyi temsil ettiğimizi düşünüyorum. Biz Türklerin bazılarının bile "Ay gidelim buralardan" dediği bir dönemde ben yurtdışında büyümüş yaşamış olmama rağmen bu şehrin, bu ülkenin büyüsünden vazgeçemiyorum.