Kimilerine göre dahi bir savaşçı, kimilerine göre de acımasız, ürkütücü ve amansız bir hükümdar. Ama şüphesiz ki dünya tarihinde iz bırakmış en etkili üç, dört imparatordan biri... Moğol Beyi Temuçin'den bahsediyoruz. Ya da daha bilinen adıyla söyleyelim, Cengiz Han'dan...
Cengiz Han'ın hayatı şimdiye kadar birçok filme, tiyatro oyununa, kitaplara ve hatta destanlara konu oldu. Kölelikten imparatorluğa yükselmiş, çok kısa sürede dünyanın üçte ikisini Moğol İmparatorluğu sınırlarına dahil etmiş ömrü mücadele ve savaşla geçmiş bir isim Cengiz Han. Öyle ki gerek Doğu gerekse de Batı uygarlığında yarattığı etki hâlâ tartışılan bir hükümdar. Bu tartışmaların odağında ise yüzyıllardır benzer bir soru bulunuyor: Cengiz Han bir talancı mıydı değil miydi? Ya da bir uygarlığı mı yıktı yoksa yeni uygarlıkların doğmasına önayak mı oldu?
Ortaçağ Moğol tarihi uzmanı Michal Biran işte bu tartışmalı durumu bir adım daha öteye götürüyor ve doğrusu benzersiz türde bir Cengiz Han biyografisiyle karşımıza çıkıyor. Biran, bunca yazılı ve görsel materyale bir Cengiz Han biyografisi de neden kendisinin eklediğini şöyle açıklıyor: "Cengiz Han'ın Müslüman dünyadaki rolüne yoğunlaşan bir kitap henüz yazılmadı. Cengiz Han'ın rolüne önem verenler bile, Avrupa ile Çin arasındaki bağlantıları vurgular fakat Müslüman dünya üzerindeki etkisini önemsemez."
FARKLI BİR YAKLAŞIM
Evet, Biran kabaca böyle bir ideayla yola çıkıp kaleme alıyor Moğol hükümdarının sıra dışı ve çok sert yolculuğunu. Kitap, Cengiz Han'ın yükselişinden önce İslam dünyasında ve Asya'daki siyasal durumun ve bozkır toplumunun kısa bir tasviriyle başlıyor. Takip eden bölümlerde ise Temuçin'in doğumundan 1206'daki kurultayda Cengiz Han olarak tahta geçmesine, fetihlerinden Müslüman dünyayı istilasına 12. ve 13. yüzyıla damgasını vurmuş hemen her olay kendine yer buluyor.
Yazarın, Cengiz Han ve sonrasında torunlarının, Müslüman devletlerin hükümdarları olarak bıraktıkları etkileri ve İslam dünyasının daha da büyümesinde yaptıkları katkıları anlatması doğrusu tarihe farklı bir açıdan yaklaşım. Zira ölümünden yüzyıllar geçtikten sonra bile hâlâ bir kesim tarafından ata olarak imgeleştirilen, bir kesim tarafından da marjinalleştirilip lanetli düşman olarak anılan bir hükümdar için böylesi bir biyografi kaleme almak da riskli bir tercih diyebiliriz. Ama Michal Biran, büyük oranda bu riskin altından kalkıyor ve tarihsel keşmekeşin ortasında farklı bir Cengiz Han portresi sunmayı başarıyor.
Ezcümle, çocuk yaşta ormanlarda hayatta kalmaya çalışmış, ihanetlere uğramış, köle olup zindanlara düşüp sonrasında İskender'in 10 küsur yılda fethettiği toprakları bir yılda ele geçirmiş bir imparator var karşımızda... Yani, herkesin her açıdan yaklaşımını okumaya değer...
KÜLTÜR ALIŞVERİŞİNİN İLK ADIMI
Doğumundan tahta geçişine, dünyanın üçte ikisini fethinden ölümüne Cengiz Han'ın tüm hayatını ayrıntılı bir biçimde ele alan yazar Michal Biran dediğimiz gibi özellikle hükümdarın ve sonrasında gelenlerin Müslüman dünyada bıraktığı izleri takip ediyor. Yazar, bu miras konusunda özellikle iki noktanın önemine vurgu yapıyor. Bunlardan birincisi Moğolların diğer bozkır imparatorluklarından farklı olarak kurucu babalarının ölümünden sonra gelen kuşakların da genişlemeye katkı sunması. Bu noktada Cengiz Han'ın oğullarından Ögeday'ın imparatorluğun kurumlarının genişlemesinde ve ideolojinin yayılmasında yaptığı katkının altını çiziyor Biran.
Öte yandan daha ilgi çekici olan bir diğer Moğol mirası olarak da Biran, kültürlerarası alışverişi belirtiyor. İmparatorluğun çok geniş sınırlara ulaşmasıyla birlikte yoğun bir insan mobilizasyonuyla karşı karşıya kalınması Moğollar için ciddi bir meseleydi. Cengiz Han zamanında 700 bin olan nüfus, devlet yönetimi açısından ciddi bir demografik endişeyi de beraberinde getiriyordu. İşte bu durum gerek toplum içinde toprak paylaşımında gerekse de göçmenlere olan tavırlarda yeni anlayışları zorunlu kıldı.
Moğollar fethettikleri her bölgenin kültürleriyle yakın temaslar kurarak bu sorunları asgariye indirmeye çalışırken yazara göre bu tavır Müslüman dünyada da daha sonraları yüzyıllar boyunca etkisini gösterdi...