Lewis Carroll'un 19. yüzyılda yazdığı Alice Harikalar Diyarında (Turkuvaz Çocuk) ve devamında gelen Alice Aynalar Ülkesi'nde (Turkuvaz Çocuk) romanları, sadece çocuk edebiyatının değil yetişkin edebiyatının da en sıra dışı, en derinlikli eserlerindendir. Görünüşte basit birer çocuk masalı gibi başlayan ama okudukça, derine daldıkça kültürel, felsefi ve edebi birer fenomen oldukları anlaşılan bu kitaplar, içerdikleri sayısız anlam katmanıyla hem yazıldıkları dönemin sınırlarını aşmış hem de sonraki kuşaklar için sonsuz birer esin kaynağı olmuştur.
Mesela Alice Harikalar Diyarında, 19. yüzyılın muhafazakâr İngiliz toplumunun katı kurallarına zekice bir karşı duruş niteliği taşımaktadır. Carroll yetişkin dünyasının aşırı akılcı ve kuralcı anlayışını çocukluğun sınırsız hayal gücüne ve özgür ruhuna yönelerek hicvetmiştir bu kitapta. Alice'in yolculuğu onu mantığın ve yerleşik kuralların altüst olduğu bir düşler evrenine götürür. Absürt diyaloglar, mantık oyunları ve beklenmedik dönüşlerle doludur bu evren. Carroll, bu küçücük kitap aracılığıyla dönemin sıkıcı eğitim anlayışını, otoriter aile yapısını ve toplumsal normlarını sorgulama cesareti gösterebilmiştir.
Carroll'un Alice karakterine ilham veren Alice Lidell
Alice Harikalar Diyarında
, felsefi açıdan da tartışmaya değer bir metindir. Her iki roman için de geçerli aslında bu söylediklerim. Hakikat, kimlik, zaman ve anlam gibi kavramlar üzerine düşündüren bu kitaplar, çocuk okurlar için büyülü birer macera, yetişkinler içinse varoluşsal birer sorgulama alanıdır. Alice'in "Ben kimim?" sorusu, insanın varlığını anlamlandırma çabasının simgesidir de aynı zamanda. Carroll bu fantastik evrende rüya ile gerçek, mantık ile saçmalık arasındaki sınırları bulanıklaştırarak okuyucuyu alışılmış düşünme biçimlerinin dışına çeker.
Kelime oyunları, paradokslar, anlam kaymaları, kısacası dil ve anlatım açısından da olağanüstü bir yaratıcılığın ürünüdür bu kitaplar. Bu yüzden Jorge Luis Borges'ten Vladimir Nabokov'a, James Joyce'tan Neil Gaiman'a pek çok çağdaş yazarın dünyasında Alice'in izlerini sürmek mümkündür.
Sonuç olarak Alice Harikalar Diyarında ve Alice Aynalar Ülkesinde, yüz elli yılı aşkın bir süredir yalnızca birer çocuk klasiği değil, edebiyat ve düşünce tarihinde sürekli yeniden okunan ve yorumlanan, yazıldıkları çağın ötesinde birer başyapıttır. Kalıcılıkları ve evrensellikleri hem çocuk ruhunu özgür bırakabilmelerinden hem de yetişkin zihinleri kışkırtabilmelerindedir. Çok uzun yıllardır edebiyatın ve hayal gücünün sınırlarını zorlamaya, okuyucuları kendi iç dünyalarının "harikalar diyarı"na götürmeye devam etmelerinin sebebi de zaten budur.
Taze bir Alice çevirmeni olarak bu gördüğünüz portresini de ben çizdim.
ALICE HAYRANI BÜYÜK EDEBİYATÇILAR
JAMES JOYCE: Carroll'un dil oyunlarına, uydurduğu kelimelere ve mantıklı olanla absürt olanı harmanlayış biçimine hayrandı. Bilinç akışı tekniğiyle yazdığı Finnegans Wake romanında bu etki açıkça görülür.
VIRGINIA WOOLF: Carroll'un düşsel bir evren aracılığıyla insanın bilinçdışına bakmasını önemsiyordu. Özellikle Alice Aynalar Ülkesinde'nin düşsel mekânları ve karakterler dönüşümleri Woolf'un eserlerinde güçlü bir şekilde yankı bulmuştu.
JORGE LUIS BORGES: Carroll'ın belki de en büyük hayranıydı. Mantık paradoksları, labirentsi yapılar, zaman ve kimlik oyunları Borges'in metinlerinde Carroll etkisinin açıkça yansıdığı başlıca unsurlardı.
T.S. ELIOT: Modern şehir insanının bölünmüşlüğünü anlattığı Çorak Ülke adlı dev şiirinde, Carroll'un absürd ve parçalı anlatısından etkilenmişti.
SYLVIA PLATH: Carroll'un eserlerindeki karanlık, melankolik tona ilgi duyuyordu. Sırça Fanus adlı romanını yazarken Alice'in yalnızlığından, dünyayla uyumsuz ilişkisinden ilham almıştı.
UMBERTO ECO: Carroll'un metinlerinde semiyotik oyunlarla mantık paradokslarını derinlemesine incelemiş, Gülün Adı ve Foucault Sarkacı adlı eserlerinde onlardan yararlanmıştı.
ÇOCUKLARIN SEVECEĞİ BİRKAÇ ROMAN
Peter Pan, J.M. Barrie
Oz Büyücüsü, L. Frank Baum
Define Adası, Robert Louis Stevenson
Küçük Kadınlar, Louisa May Alcott
Küçük Prens, Antoine de Saint-Exupéry
Pal Sokağı Çocukları, Ferenc Molnár
Küçük Kara Balık, Samed Behrengi
Charlie'nin Çikolata Fabrikası, Roald Dahl
Momo, Michael Ende