Kuzey ikliminin tam da vücut bulmuş hali bir kitap ve insani yolculukla karşı karşıyayız Hayatın Ritminin Peşinde isimli kitapta. Sahi Kitap'tan çıkan ve Serkan Toy'un çevirisi ile Türk okuyucusu ile buluşan Ross Breithaupt'un bu eserinde ana karakterimiz Rory, abisinin intiharı sonrasında ailesinden, çevresinden uzaklaşıp yaşananları unutmak için mücadele eden zorlu bir sürecin içindeki sıradan bir insan. "Hayatta her şe insan için" diyerek herkesin birbirine akıl verdiği bir dünyada ailesinden birinin intiharı sonrasında ülkemizde bir karşılığı olmayan bir iş koluna girerek yolunu değiştiren biri Rory. Ağaç dikim ekibi ile birlikte
Kanada'da Kuzey Ontario'da ormanların içinde yol alıyor. Mektuplar şeklinde yazılan kitapta, Rory'nin zaman zaman ailesine zaman zaman hayatını yitirdiği abisine sözlerini, duygularını sıralı bir şekilde izliyoruz. İntiharların bir bilinmez olduğu gerçeği, hayatını kaybedenin geride kalanlara yüklediği ağırlığı kitapta derin bir şekilde görüyoruz. Rory hem abisinin hayat yolculuğunu değerlendiriyor hem de kendisini zaman zaman onun yerine koyuyor. Kanada'nın soğuk ikliminin kitabın duyguyu gösterme seviyesine de yansıdığını net bir şekilde söylemekte fayda var. Kuzey Avrupa,
Kuzey Amerika coğrafyasında, Türk insanının aklına yer edinmiş olan 'soğuk' insan profili, kitabın karakteri Rory'nin de her hareketinde, duygu durumunda sık sık belli oluyor. Abisinin ölümünden sonra Rory'nin psikolojisi alt üst olurken, bu toparlanma yolculuğunda ağaç dikimi grubunda aşçılık yapan Betina'ya duymaya başladığı sevgi ve ilgi de sayfalarda yerini alıyor. Ona bakışı, adımlarını istediği gibi bir türlü atamaması platonik bir aşkın da çevresinde dolaştığı bir hikayenin içinde gezdiriyor bizi. Betina'nın karşılık vermesi muhtemelen olan bu iletişimde Rory'nin karakterindeki abisi dışındaki problemleri de aslında görmemek imkansız.
KARIŞIK MÜZİK LİSTESİ
Kitapla ilgili ayrıca müzik kısmına da bir parantez açmak lazım. Sık sık özellikle rock ve alternatif müzik yapan grupların da söz edildiği kitapta Rory'nin abisine yaptığı karışık kasetlerin de bir listesi var. Motor sevdalısı ağabeyinden ailesi sık sık trafik kazası haberi almaya kendini hazırlayan ailenin, 'ölüm' haberini ilk aldıklarında direkt motor kazası olarak kafalarında planlama yapmaları belki de kitabın en yoruma açık bölümü. Çünkü sonrasında olayın kaza değil de intihara doğru evrilmesi, motorun iyi bir şekilde park edilip olayın boyutunun farklı noktaya gitmesi belki de ailesi ve Rory'nin kırılması da demek. Normal bir vefat haberi geldiğinde yaşanan acı ile intiharın acısının hayatta kalanlar üzerindeki etkisi de kitabın tartışılacak, yorumlanacak noktalarından biri. Genel anlamda çevirmenin de başarılı yorumu ile akıcı bir üslup söz konusu. Yazar Breithaupt, ilk kitabı Midland'ın ardından ikinci eserinde sıradan insanın hayatını anlatmaya çalışırken orta okul öğretmenliği yaptığı gerçek hayatında öğretmen üslubunu da sayfalarına yansıtıyor. Okurken insanı çok fazla dolambaçlı yollara sokmayan bir kitap. Okuması kolay ancak kendinizi verdiğinizde içindeki duygu birikimini okura yansıtan bir eser.
Kitabın ana kahramanı Rory'nin şu sözleri belki de insanın ölüme de bakışını farklı bir coğrafyadaki yazarın dili ile bize aktarıyor: "Her şey yanıyor. Göğü yerden, yeri sudan ayıran bir çizgi yok. Ufuk yok. Abimle benim aramda, yaşamla ölüm arasında, önceyle sonra arasında bir perde yok. Her şey gözenekli. Her şey alev alev. Çok geçmeden kül kalacak yalnızca. Hiçlik. Ve sonra aniden aydınlık."