Dünya siyasetini anlamaya çalışırken çoğu zaman petrolü, doğal gazı, ticaret yollarını, askeri ittifakları ve ekonomik çıkarları konuşuyoruz. Ancak tarihin akışını değiştiren büyük hadiselerin yalnızca maddi saiklerle açıklanamayacağını savunan araştırmacılar da var. Akademisyen ve yazar Zafer Duygu'nun TK Yayınları'ndan çıkan yeni eseri Emperyalizmin Teolojik Maskesi, tam da bu noktada okuyucuyu farklı bir bakış açısıyla buluşturuyor. "Tarihsel süreci ve güncel gelişmeleri eş zamanlı ve analitik bir dikkatle takip etmek, uluslararası ilişkiler alanında stratejik öngörü üretmenin en temel şartlarından biridir..." Kitapta geçen bu cümleyi okuduğunuz bölüme gelene kadar kafanızdaki birçok soruya cevap bulacağınız oldukça kapsamlı bir eserle karşılaşıyorsunuz. Bu satırlardan sonra okuyacaklarınız da geleceği bilmenin, daha doğrusu öngörebilmenin yegâne yolunun geçmişi tanımaktan geçtiğini gösteriyor. Ve tabii ki dünya arenasında gerçekleşen pek çok meselenin arkasında teolojik bir izin bulunduğunu hatırlatıyor.

MASKELER DÜŞÜYOR
Dinler tarihi, erken dönem Hıristiyanlık, Yahudilik ve kutsal metinler üzerine arşiv niteliğinde çalışmalar yürüten Duygu, son eserinde modern jeopolitiğin çoğu zaman göz ardı edilen bir boyutuna mercek tutuyor.
Kitap, özellikle İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri ekseninde şekillenen politikaların arka planında yer alan dini motivasyonları, mesihçi beklentileri ve kıyametçi senaryoları inceliyor.
Bugün Gazze'den Kudüs'e, İran'dan Suriye'ye kadar uzanan geniş coğrafyada yaşanan gelişmeler çoğu zaman güvenlik politikaları, enerji rekabeti veya bölgesel güç mücadeleleri üzerinden kamuoyuna aktarılıyor. Oysa Duygu'ya göre mesele yalnızca bundan ibaret değil.
Yazar, bazı siyasi kararların belirli dini yorumlarla ve tarihsel inanç kalıplarıyla doğrudan bağlantılı olabileceğine dikkat çekiyor. Bu görüşlerini de çeşitli örneklerle destekliyor. Ancak örnekleri tek tek aktarıp eserin bütününün verdiği mesajı gölgelemek istemediğimi de belirtmek isterim.
Yazar, kutsal metin yorumlarının zaman içerisinde nasıl siyasi bir dile dönüştüğünü ve bu dilin uluslararası ilişkiler üzerindeki etkilerini çarpıcı örnekler üzerinden gösteriyor. Bu yönüyle eser, dini yalnızca bireysel inanç alanına sıkıştıran yaklaşımların ötesine geçerek onun küresel siyasette oynadığı rolü anlamaya davet ediyor. Dikkatli ve ilgili bir okuyucu için oldukça güçlü bir davet.
Son yıllarda özellikle Orta Doğu'da yaşanan çatışmalar, milyonlarca insanın hayatını etkileyen büyük insani krizlere yol açtı. Bu gelişmeler karşısında kamuoyunda sıkça sorulan sorulardan biri de şu oldu: Bazı politikalar neden ısrarla sürdürülüyor? Hangi düşünsel ve ideolojik arka plan bu tercihleri şekillendiriyor?
Zafer Duygu'nun çalışması işte bu sorulara cevap arıyor. Kitap, uluslararası siyasetin görünen yüzünün arkasında yer alan zihinsel ve ideolojik kodları çözümlemeye çalışırken okuyucuya yalnızca sonuçları değil, sonuçları doğuran düşünsel zemini de gösterme iddiası taşıyor. Bunu yaparken de sel önünde kütük kapma telaşı taşımıyor. Yani eserin akademik bir iddiası var.
"Bugünün popüler meselesi budur, öyleyse çalakalem bir eser ortaya koymalıyım" ucuzluğundan uzak; kamuoyunun zihninde oluşan soruları büyük bir akademik ciddiyet içerisinde cevaplama gayreti taşıyor.
Madem yeri geldi, belirtelim... Eserde dikkat çeken noktalardan biri de akademik disiplin içerisinde kalınarak kaleme alınmış olması. Yazar, tarihî belgelerden, kutsal metinlerden ve literatürde yer alan çalışmalardan yararlanarak tezlerini desteklemeye çalışıyor.
Eserden çarpıcı bir örneği aktarmak istiyorum.
Filistin sorununun bugüne kadar neden çözülemediğini gayet net ve akademik bir dille anlatıyor.
Beraber okuyalım:
"Kalıcı çözümün önündeki engel siyonist ideoloji olmuştur. İsrail'in dış politika esaslarını belirleyen bu ideoloji, söylemde şiddet dilini benimsemiş; sahada ve eylemde ise sınır tanımayan bir yıkım makinesine dönüşmüştür." Cümleyi bitirdikten sonra gözlerinizi kapayın ve İsrail'in Gazze'de estirdiği zulüm fırtınasını düşünün. Eserdeki ifadelerin politik gerçeklikle -acımasızlıkla mı demeliydim- nasıl örtüştüğünü idrak edin.
GÜCÜN ARKASINDAKİ İNANÇ
Zafer Duygu'nun daha önce yayımlanan eserlerini takip eden okurlar için Emperyalizmin Teolojik Maskesi, yazarın uzun yıllardır sürdürdüğü araştırma çizgisinin yeni halkası olarak değerlendirilebilir.
Duygu, bu kitabında da tarihsel kaynakları merkeze alarak din ile siyaset arasındaki karmaşık ilişkiyi anlamaya çalışıyor. Benzer nitelikteki pek çok kitaba kıyasla bu çabayı oldukça başarılı bir şekilde sonuca ulaştırıyor.
Özellikle son dönemde İsrail-Filistin çatışmaları üzerinden yoğunlaşan küresel tartışmalar düşünüldüğünde eserin kıymeti daha iyi anlaşılıyor. Kitap, herkesin aynı sonuçlara ulaşmasını hedeflemiyor.
Fakat okunduğunda zihinleri aynı istikamete yöneltiyor. Peki bakılan nokta, varılan sonuç nedir? Dünyadaki hiçbir mesele tesadüf değildir ve meydana gelen her olayın mayasında teolojik bir kaygı vardır.
Emperyalizmin Teolojik Maskesi, günümüz dünyasını yalnızca ekonomik veya askerî dengeler üzerinden okumak istemeyenler için dikkat çekici bir çalışma niteliği taşıyor. Din, ideoloji ve jeopolitiğin iç içe geçtiği alanlara odaklanan eser; özellikle "Siyonizm ve İsrail: Tarih Doğru mu Okunuyor?" bölümüyle ezberlenegelmiş basmakalıp siyonizm eleştirilerini adeta hallaç pamuğu gibi atıyor. Okuyucuya ayakları yere sağlam basan ve bugünün gerçekleriyle örtüşen bir perspektif sunuyor.
Eserde, kafanızdaki birçok soruya cevap bulacağınız ara başlıklar da bulunuyor. Örneğin İsrail-ABD ilişkilerinin bu kadar derin olmasının teolojik altyapısı ayrıntılı bir şekilde ele alınıyor. Eseri okurken sıklıkla altını çizme ihtiyacı duyduğumu da belirtmek isterim. Hiç şüpheniz olmasın ki eser, zihinsel dünyanızın maverasını genişletiyor.
Kitapta Batı'nın ikiyüzlü politikalarının eleştirisi de bizzat Avrupalı politikacıların ağzından aktarılıyor. Bu yönüyle de titiz bir çalışma.
Gündem taranmış, konuyu destekleyecek ilgili metinler bir kuyumcu titizliğiyle esere nakşedilmiş. Orta Doğu siyaseti, İsrail-ABD ilişkileri, Evanjelizm, Mesihçilik ve dinler tarihi konularına ilgi duyan okuyucuların kütüphanesinde mutlaka yer bulması gereken bir eser.