On parmağında on marifet sanatçılardan Emine Sevgi Özdamar. Oyunculuk ve tiyatro yönetmenliği yapıyor, yanı sıra öykü, roman, tiyatro oyunları kaleme alıyor. Üstelik Almanca yazıyor, yani sonradan, yaklaşık 30 yaşındayken gittiği Almanya'da öğrendiği dilde. Özdamar, son olarak ocak ayında, Rheinland-Pfalz eyaletinin önemli edebiyat ödüllerinden Carl Zuckmayer Madalyası'nı aldı. Yahudi asıllı ünlü Alman edebiyatçı Carl Zuckmayer (1896- 1977) adına konulan ödül, ilk kez ana dili Almanca olmayan bir yazara verildi. Emine Sevgi Özdamar, 2. Dünya Savaşı sırasında Nazilerin zulmünden kaçarak ABD'ye yerleşen, kendisi gibi ülkesini bırakıp başka bir dilde ve ülkede yazan Carl Zuckmayer ile kendisi arasında paralellikler olduğuna dikkat çekiyor: "Ödülleri alırsınız, sevinirsiniz sonra da unutur işinize devam edersiniz. Ama bu ödülün benim için farkı, çok sevdiğim Zuckmayer adına verilmesi oldu." Özdamar sözlerini şöyle sürdürüyor: "Zuckmayer, siyasi hayatla somut ilişkisi olan biri; Nazi rejiminden kaçıyor. Amerika'ya gidiyor. Nazilerle işbirliği yapan herkesin biyografisini yazıyor. Onunla benim hikâyem arasında benzerlik var. Kendisi aynı zamanda Marlene Dietrich'in rol aldığı ünlü
Mavi Melek/Der Blaue Engel filminin de senaristlerinden biri. Benim çok sevdiğim bir yazar olmasının sebebi ise insanları çok sevdiğini düşünmem. Özellikle şu sözünü çok severim: 'Ben tiyatroda insanları hayatta gülmedikleri kadar güldürmek isterim. Ağlamadıkları kadar ağlatmak isterim.' Bence bu, ancak insanları çok seven birinin söyleyebileceği bir şey. Ben de böyle yazmaya çalışıyorum."
'BASKI DİLİ KAYBETTİRİR'
Peki nasıl bir deneyim yabancı dilde yazmak? Yazar Özdamar, "İnsanlar anadillerini göçmen olmadan da kaybedebilirler. Bir ülkede kelimelerinizi kullanamıyorsanız ve saklamak zorunda kalıyorsanız, o zaman anadilinizi kaybedersiniz. Ben şimdi, günlük hayatımda konuştuğum dilde yazıyorum. Sokağımda, her yerde Almanca konuşuluyor, ben de doğal olarak yazarken o dili kullanıyorum. Fransa'ya gittiğimde de mesela oranın dilini kullanıyorum doğal olarak. Her dilin ritmi farklıdır. Türkçe yazdığım bir eserim de var sonuçta" diyor.
Ruhr 2010 projelerinde yer alıyor
YAZAR Özdamar, Ruhr 2010 Avrupa Kültür Başkenti'nin (Ruhr, İstanbul ve Pecs ile birlikte 2010 Kültür Başkentleri'nden) çok ses getirmesi beklenen projelerinden birinde yer alıyor. Özdamar, "Avrupa'nın diğer kültür başkenti Ruhr tarafından tiyatro projesine davet edildim. 'Odyssee Europa' projesinde seyirciler iki gün boyunca, altı yazarın kaleminden altı tiyatro salonunda, altı oyun izleyecekler. Ben de altı yazardan biriyim" diyor.
Pek çok ödüle layık görüldü
ESERLERİ 15 kadar dile çevrilen, kitapları ABD'de ve İngiltere'de ilgi gören Emine Sevgi Özdamar, son olarak aldığı Carl Zuckmayer Madalyası'nın yanı sıra, aralarında Ingeborg-Bachmann Ödülü (1991), Walter Habenclever Ödülü (1993), Adelbert von Chamisso Ödülü (1999), Heinrich Kleist Ödülü (2004) ve Fontane Ödülü (2009) gibi birçok ödül almıştı.