Bundan 100 yıl önce Paris'te yaşayan küçük Marie, çikolatasını, üzerindeki ambalaja göre seçiyordu. İspanya, İngiltere gibi ülkelerin tarihi ve kültürünü anlatan bu ambalajların yani ticari kartların arasında Osmanlı'yı tanıtanlar da bulunuyordu. Haremdeki hayat, Osmanlı padişahları, Jön Türkler'in konu olduğu bu renkli ambalajlar, gazetelerin siyah beyaz olduğu dönemde, Türkler'i en yaygın biçimde tanıtan görsel malzemelerdi. Taş baskı yani kromolitografi tekniğiyle üretilen bu ambalaj kağıtlarından oluşan bir sergi 'Osmanlıyı Biriktirmek' başlığıyla şimdilerde Saint- Michel Fransız Lisesi'nin, Jeanne d'Arc Sergi Salonu'nda açıldı. Sergi, Avrupalılar'ın Türk algısının temelini oluşturan basılı en eski renkli resimleri meraklılarıyla buluşturmayı amaçlıyor. 14 Mayıs'a dek sürecek sergideki koleksiyonun sahibi 10 yıldır Türkiye'de yaşayan ve lisede öğretmenlik yapan Frederic Izydorczyk.
'TÜRKİYE ÇOK FARKLI'
Koleksiyoner Izydorczyk, kartların Avrupa'da yarattığı Türk algısıyla ilgili olarak şunları söylüyor: "1880'li yıllarda anneannemin anneannesi bu koleksiyona başlamış. O dönem, görüntü dediğimiz şey çok önemli. Fotoğraf, TV hiçbir şey yok. Bunlar süt tozlarının, kakaonun içinden çıkıyor. Onlar da egzotik bir yer hayal ediyor." Izydorczyk Türkiye'ye geldiğinde kartlarda gördüğünden çok farklı bir dünyayla karşılaşmış: "Türkiye'ye gelmeden önce burayı iyi tanıdığımı sanıyordum. Kartlar beni o kadar etkilemiş ki, geldiğimde daha egzotik bir yer bekliyordum. Ama son derece modern bir ülkeyle karşılaştım. Kartlardan bir parça bulacakmışım gibi geliyordu ama, bambaşka bir ülke vardı karşımda."