ZAMAN GEÇSE DE DİĞER KİTAPLARDAN AYRILIYOR
Kitaplarda çocukların anlayacağı şekilde çok kısa kelimeler ve cümleler var. Kitaplar git gide zorlaşıyor. Çocuklar kademe kademe okuma- yazmayı kavrıyorlar. Kitaptaki resimler o yaştaki çocukların çizebileceği şekilde... Çocuk kitabı okurken resme bakarak altındaki paragrafla ilişki kurabiliyor. Onu oyunlaştırabiliyor çünkü günlük hayatta karşılaştığı hikâyeler bunlar. Cin Ali hep mutlu, kötü hikâye anlatmıyor" ifadesini kullandı.
"CİN ALİ'Yİ KARDEŞİMİZ KABUL EDİYORUZ"
Babalarını 1988 yılında kaybettikten sonra kitaplarla çok ilgilenemediklerini söyleyen Kalaycıoğlu, "Çocuk doktoruyum. O dönem kitaplarla ilgilenemedik. Telif hakkını başka yayıncıya verdik. Cin Ali kültürel miras haline dönüşmüş, zamanla onu fark ettik. Aile olarak kitapları 2013'te tekrar bastırmaya başladık. Cin Ali Eğitim ve Kültür Vakfı'nı kurduk. Cin Ali severler onu daha iyi tanısınlar diye müze açtık. Cin Ali'yi kardeşimiz kabul ediyoruz. Biz ablalarıyız. Onu yaşatma görevini üstleniyoruz" dedi.
ÇOCUKLAR CİN ALİ'Yİ ÇOK SEVİYOR
Atlas Taylan Akçay: 4,5 yaşındayım. Kitapları okurken çok keyif alıyorum. Kitaplardaki karakterleri çizmeye çalışıyorum.
Atlas'ın annesi Yağmur Akçay: Bir samimiyet var Cin Ali'de. Bizim için hiç eskimeyen bir karakter.
Hüma Güler: 6 yaşındayım. Kitaplarını okudum. Çok sevdim.
Hüma'nın annesi Sevilay Güler: Cin Ali çocukluğumuzdan kalan bir anı. Çocuklar da onla büyüsün istiyorum.
Batu Alp'in annesi Rabia Şanbabaoğlu: Çocukluğuma gitmiş gibi hissediyorum. Geçmişle gelecek arasında bir yerde Cin Ali. Çocuklarla bizi buluşturduğunu düşünüyorum.
Melek Eda Şen: Oğlum 5, yeğenim 4 yaşında. İkisiyle birlikte geldik. Cin Ali'nin gerçek ablasıyla tanıştılar, çok mutlular.