Malum, her yazın gözdeleri farklıdır. Bazı kitaplar podyuma çıkar gibi, plajlardan kafelere daha çok salınır, çantaların kenarından göz kırpar. Bu yazın süper starı ise Ahmet Ümit'in Everest Yayınları'na transferinin ardından ilk yayımlanan kitabı
İstanbul Hatırası olmuş görünüyor. Bu heyecanlı polisiyede, eski dost Komiser Nevzat ve arkadaşlarıyla buluşuyoruz bir kez daha. Anlatılan hikâye ise bizi Byzantion'dan İstanbul'a uzanan gerilim yüklü, tarihsel bir serüvene sürüklüyor. Bu yazın en sürpriz kitabı ise gizemli blogger Pucca'nın yazdığı, Okuyanus Yayınları'ndan çıkan
Küçük Aptalın Büyük Dünyası... Kısa sürede çok büyük başarı yakalayıp, bu yazın en popüler kitabı tahtına oturan romanda Pucca, blog'unda yazdıklarından yola çıkarak, hayalindeki aşkın peşinde koşan genç bir kadının komik maceralarını anlatıyor. Daha kendisini görmeden merak uyandıran bir diğer flaş kitap ise Jasper Kent'in
Oniki'si oldu. Can Yayınları, daha önce denenmemiş bir tanıtım kampanyası düzenlediği kitap için tarihi giysiler içinde 12 adamı sokaklarda dolaştırarak, önden merakımızı celbetmeyi başarmıştı. Peki kitapta ne anlatılıyor? Merkezinde "Napolyon, Rusya seferinde dayanılmaz kış koşullarına mı yenildi, yoksa işin içinde başka güçler de var mıydı?" sorusu bulunan hikâye, 1812 yılında, Rusya'da geçiyor. Bu iddialı tarihi-gerilim romanı; yalnızca savaştan, aşktan ve vampirlerden bahsetmekle kalmıyor, geri planda asıl olarak insanlığın gerçek doğasına dair çarpıcı sorular da soruyor. Bu yazın bir diğer gözdesi ise Jean-Christophe Grangé'nin heyecanla beklenen son romanı
Ölü Ruhlar Ormanı oldu. Doğan Kitap'tan çıkan kitapta yine gerilim ve dehşete doyuyor, bu kez Fransa'dan Güney Amerika'ya uzanan sürükleyici bir hikâyeyle karşılaşıyoruz.