Sabah alarmı çaldı, erteledin. Trafik kilit. Metro dolu. Ofise 10 dakika geç girdin…
Ve aklında tek bir soru: "Acaba tazminatım yandı mı?"
Oysa 4857 sayılı İş Kanunu ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları birlikte değerlendirildiğinde, bu yaklaşımın hukuki karşılığının bulunmadığı açıkça görülmektedir. Zira iş sözleşmesinin tazminatsız feshi, ancak kanunda açıkça düzenlenen ve ağır nitelik taşıyan hallerde mümkündür.
Geç kalmak devamsızlık mıdır?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesi, işverene bazı durumlarda iş sözleşmesini derhal ve tazminatsız feshetme hakkı tanır. Ancak bu hak, özellikle devamsızlık gibi ağır ihlaller için öngörülmüştür. İş Kanunu 25/II-g bendine göre tazminatsız fesih yapılabilmesi için; ardı ardına iki iş günü veya bir ay içinde üç iş günü tam devamsızlık gerekir. Dakikalarla ölçülen gecikmeler bu kapsama sokulamaz Dakikalarla ifade edilen gecikmeler hukuken devamsızlık olarak değil, işçinin çalışma düzenine uyma borcuna aykırılık olarak değerlendirilir. Bu nedenle, bir işçinin bir veya birkaç kez işe geç kalması, tek başına işverene tazminatsız fesih hakkı vermez.
Peki hiç mi sonuç doğurmaz?
Elbette doğurur.
Geç kalmaya ilişkin yaptırımlar işyeri yönetmeliği veya toplu iş sözleşmesinde düzenlenmişse, değerlendirme bu kurallar çerçevesinde yapılır.
İşçinin geç kalmayı alışkanlık haline getirmesi ve bu durumun işyeri düzenini olumsuz etkilemesi halinde, işverenin fesih hakkı gündeme gelebilir.
İşyeri iç yönetmeliklerinde geç kalmaya ilişkin açık düzenlemeler bulunması halinde, bu kurallar da değerlendirmede dikkate alınır.
Ancak burada önemli bir hukuki ayrım vardır: Bu tür durumlar, somut olayın özelliklerine göre "haklı fesih" değil, çoğunlukla "geçerli fesih" kapsamında değerlendirilir.
Ağır ve süreklilik arz eden, işin yürütümünü ciddi şekilde aksatan durumlarda ise farklı değerlendirme yapılabilir.
Yani işveren işçiyi işten çıkarabilir; ancak bu durumda işçinin: kıdem tazminatı, ihbar süresi veya ihbar tazminatı hakları korunur.
Yargıtay ne diyor?
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, işe geç kalma fiili her durumda "ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık" kapsamında değerlendirilmemektedir.
Yüksek Mahkeme, geç kalmanın süreklilik arz etmesi halinde dahi, bu davranışın çoğu zaman iş sözleşmesini derhal ve tazminatsız feshi gerektirecek ağırlıkta olmadığını; buna karşılık işyeri düzenini olumsuz etkileyen bir davranış olarak "geçerli fesih" kapsamında değerlendirilebileceğini kabul etmektedir.
Nitekim Yargıtay kararlarında, sık tekrar eden geç kalma hallerinde dahi, bu fiilin tek başına 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II maddesi kapsamında haklı fesih sebebi oluşturmadığı; ancak işveren açısından geçerli fesih nedeni teşkil edebileceği ifade edilmektedir.
Bu yaklaşımın sonucu olarak işçi işten çıkarılabilir; ancak şartları varsa kıdem tazminatına hak kazanır . İhbar bakımından ise işverenin tercihine göre ya ihbar süresi kullandırılır ya da ihbar tazminatı peşin ödenir.
Fesihte asıl belirleyici: Usul
İş hukukunda çoğu zaman sonucu belirleyen şey, yalnızca "ne olduğu" değil, "nasıl yapıldığıdır.4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesi gereğince:
İşçinin davranışı veya verimi nedeniyle yapılan fesihlerde, savunma alınmadan yapılan fesihler geçersiz sayılabilir.
İşçiye önceden uyarı yapılmış olması önem taşır.
Bu kurallara uyulmadan yapılan fesihler, işvereni doğrudan işe iade davalarıyla karşı karşıya bırakabilir. İşverenin doğrudan feshe başvurmadan önce uyarı ve kademeli disiplin yaptırımlarını uygulaması beklenmektedir.
"İstifa et yoksa…" baskısı hukuken geçerli değildir
Uygulamada sıkça karşılaşılan bir diğer durum ise işçinin istifaya zorlanmasıdır.
Geç kalma gerekçesiyle işçiye baskı yapılarak istifa ettirilmesi halinde, bu durum gerçek bir istifa olarak kabul edilmez. Hukuken bu tür durumlar işveren feshi olarak değerlendirilir.Bu durumda işçi, tazminat haklarını talep edebilir.
Hukuki Sonuç: Her Geç Kalma Haklı Fesih Değildir
Mesai saatlerine uyum, iş disiplininin temelidir. Ancak iş hukukunda her ihlal, en ağır yaptırımı gerektirmez. İşe geç kalmak, işçinin sadakat ve özen borcuna aykırıdır.Ancak kural olarak bu davranış, iş sözleşmesinin derhal ve tazminatsız feshi sonucunu doğuracak ağırlıkta değildir.