Tuvalet ihtiyacı için kullanılan makul süreler uygulamada çalışma süresi içerisinde değerlendirilmektedir. Bu husus doğrudan "tuvalet" olarak kanunda düzenlenmemiş olmakla birlikte, ilgili mevzuat hükümleri ve yargı içtihatlarıyla temellendirilmektedir. İnsanın temel ihtiyaçlarından olan yemek, içmek, uyumak ve tuvalete gitmek gibi durumlar için 4857 sayılı İş Kanunu'nda özel bir düzenleme yapılmamıştır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun "63. maddesinde: 'Çalışma süresi, işçinin işte geçirdiği süredir.' hükmü, 66. maddesinde 'İşçinin işveren tarafından iş yerinde hazır bulundurulduğu ve çalışmaya hazır olduğu süreler de çalışma süresinden sayılır.' hükmü, 68. maddesinde ise 'Ara dinlenmeleri çalışma süresinden sayılmaz.' hükmü yer almaktadır.
Söz konusu hükümler çerçevesinde; tuvalet ihtiyacı planlı bir ara dinlenmesi olmayıp anlık ve zorunlu bir ihtiyaç olduğundan, ara dinlenmesi kapsamında değerlendirilmez. Bu nedenle, tuvalet ihtiyacı için kullanılan makul süreler çalışma süresi kapsamında değerlendirilmektedir.
Yargıtay kararlarında; işçinin insani ve zorunlu ihtiyaçlarının çalışma süresi içinde değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Yargıtay, bu tür ihtiyaçların sınırlandırılmasının somut olayın özelliklerine göre işçinin tuvalet hakkının kısıtlanması anlamına gelebileceğini ve bunun çalışma koşullarında esaslı değişiklik olarak değerlendirilebileceğini kabul etmektedir.
Unutulmamalıdır ki Yargıtay, işçinin tuvalette geçirdiği sürenin makul olup olmadığını her somut olayın özelliğine ve yapılan işin niteliğine göre değerlendirmektedir.
KRİTİK EŞİK: "MAKUL KULLANIM" VE DÜRÜSTLÜK KURALI
İşçinin bu hakkını kullanırken Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan "dürüstlük kuralına" uygun hareket etmesi gerekir. Hakkın kötüye kullanılması durumunda işverenin yönetim hakkı devreye girer.
Hangi durumlarda risk oluşur?
• İhtiyacın iş akışını kasten aksatacak şekilde çok sık tekrarlanması
• Makul sürenin çok üzerine çıkılması (örneğin tuvalette telefonla vakit geçirilmesi)
• Bu davranışın bir alışkanlık (süreklilik) haline gelmesi
ÖNEMLİ İSTİSNA: SAĞLIK DURUMU
İşçinin belgelenebilir bir kronik rahatsızlığı (diyabet, böbrek hastalıkları, gebelik, prostat vb.) bulunması durumunda, "makul süre" kavramı işçinin özel durumuna göre esner. Bu gibi durumlarda sık tuvalet kullanımı bir disiplin suçu veya fesih gerekçesi yapılamaz.
SONUÇ OLARAK...
Tuvalet ihtiyacı doğal bir haktır ve makul olduğu sürece çalışma süresi kapsamında değerlendirilir. Ancak bu hakkın, çalışmaktan kaçınmak amacıyla suistimal edilmesi durumunda işverenin disiplin süreci başlatma ve şartlar oluştuğunda iş sözleşmesini geçerli nedenle fesih hakkı doğabilir.
İŞTEN ÇIKARILMA GEÇERLİ Mİ YOKSA HAKLI FESİH Mİ?
Geçerli nedenle fesih: Suistimal süreklilik arz ediyor ve işin yürütümünü bozuyorsa, işveren işçinin savunmasını alarak iş sözleşmesini tazminatlı (geçerli nedenle) feshedebilir.
Haklı nedenle fesih (tazminatsız): Eğer işçi tuvalete gitme bahanesiyle başka bir işle meşgul oluyor, gizli görüşmeler yapıyor veya bu durumu işverene karşı bir direniş/sabotaj aracı olarak kullanıyorsa; durum "doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış" (İş K. m.25/II-e) kapsamında değerlendirilerek tazminatsız derhal fesih yoluna gidilebilir.