Hamurpet Gölü'nün yakınındaki 150 haneli Karaköy'ünde yaşayan ve geçimlerini hayvancılık yaparak sağlayan kadınlar, koyunlarını sağmak için yaklaşık 8 kilometrelik yolu at sırtında aşıyor.
Ata çok iyi bindiklerini, at binerken hiç zorlanmadıklarını ve erkeklerden daha iyi at bindiklerini belirten Berivanlardan Aydan Bingöl, her gün 8 kilometrelik yolu at sırtında geçirdiklerini söyledi.
Elde ettikleri sütten peynir, yoğurt ve tereyağı yaptıklarını aktaran Bingöl, "Geçim kaynağımız hayvancılık olduğu için mecburen çalışmak zorundayız. Hayat şartları zor ve çocuklarımız okula gidiyor. Biz kadınlar olarak katkı sağlıyoruz. Şimdi sütü götürüp kış hazırlığı için kullanacağız." dedi.

Evlenmeden önce de baba evinde at sırtında koyun sağmaya gittiğini anımsatan Bingöl, "buraya gelin geldim ve 25 senedir de burada koyun sağmaya devam ediyorum.30 senedir ilkbahar mevsiminde başlayıp, sonbahara kadar süt sağım için atla gel git yapıyoruz. Atların sırtındayız sürekli. Kış mevsiminde de kar altındayız ve hayvanların yavrularına bakıp, doğum yapan hayvanlarla zaman geçiriyoruz. Hayatımız hep hayvanlarla geçiyor. Hayvancılık çok zor bir iş. Ancak geçim kaynağımız olduğu için çalışacağız." ifadelerini kullandı.

Her gün kilometrelerce yolu aşarak meraya koyun sağmaya gittiklerini belirten Berivanlardan Sabriye Tekin ise "sürülerimiz dağlık bölgede olduğu için sütümüzü sağıp atlarla eve dönüyoruz. Evde yayık yardımı ile tereyağı, ateş üzerinde de çökelek elde ediyoruz. Koyunları sağıp en az 30 kilogram süt alıyorum. İşimiz bitince kadınlarla oturup çay içiyoruz, sohbetler ediyoruz. Daha sonra at sırtına binerek hep beraber evlerimize köye dönüyoruz. Hayvancılık zor ama geçimimizi böyle sağlayabiliyoruz." diye konuştu.