Afganistan'a daha çok asker göndermek devasa riskler taşıyan ve muhtemelen de kötü bir tercih olacak, büyük bir ihtimalle Taliban'ı güçlendirmekten başka bir işe yaramayan bir can ve kaynak israfına yol açacaktır. Daha fazla asker göndermeye karşı en ikna edici gerekçeler de zaten bu müthiş bedele dayanıyor: Afganistan'a konuşlandırılan her ilave askerin bir yıllık maliyetiyle orada kabaca 20 okul yapılabiliyor. Tam hesabı yapmak zor, ama 40.000 kişilik bir ordunun birkaç yıllık maliyeti… eh, her Afgan'ı bir doktoralıya çevirmeye yeter gibi. Şahinler, savaşla parçalanmış bir toplumun biraz eğitimle ayağa kaldırılabileceğini düşünmek safdillik olur, diye karşılık veriyor. Taliban havaya uçuracağı için şu an okul yapmak imkânsızmış. Oysa Afganistan'da okulların faaliyet göstermesi, özellikle de yerel toplumun buna yürekten "ortak" olması durumunda, hâlâ çok mümkün. "Üç Fincan Çay"ın yazarı Greg Mortenson şimdiye kadar Afganistan'da 39, Pakistan'da da 92 okul yapmış durumda ve hiçbiri ne yakıldı ne de kapandı. CARE adlı yardım kuruluşunun Afganistan'daki 295 okulunda 50.000 kız öğrenci eğitim görüyor ve Taliban bir tanesini bile ne kapattı ne de yaktı. Bir başka yardım kuruluşu Afganistan Öğrenim Enstitüsü'nün Afganistan ve Pakistan'da 32 okulu var; hiçbiri Taliban tarafından kapatılmış değil. Kısacası, Afganistan'da eğitim, sağlık ve tarıma yatırım yapmak için hâlâ çok geniş bir alan var. Üstelik bunları yapmak son derece ucuz ve toplumları istikrara kavuşturmak için askeri yöntemlerden daha iyi sonuç verdikleri ortada; oysa askeri yöntemlerin sicili gayet bozuk. Sözgelimi, Afganistan'daki asker varlığımızı geçen yılın başından beri 40.000 kişi artırmamıza rağmen beklenen istikrar gerçekleşmediği gibi, ölü ve yaralıların sayısı artmış ve direniş de güçlenmiş durumda. Bir önceki 40.000 kişinin bir faydası olmadıysa bir sonrakinin neden olsun? Zabul Vilayetinin en üst düzey sivil yetkilisi ABD'li emekli subay Matthew P. Hoh, oradaki askeri varlığımızın direnişi azaltmak yerine beslediğini savunuyor. Ordular gibi okullar da her şeyi bir anda çözmüyor. Fakat zaman içinde ülkelerin çehresini değiştirebilecekleri konusunda kanıtımız bol; üstelik Afganistan'a yakın bir bölgede askeri yöntemlere karşı eğitsel yöntemlerin gücünü ortaya koyan hoş ve doğal bir örnek de var. ABD 11 Eylülden bu yana Pakistan'a, çoğu askeri destek amaçlı olmak üzere, 15 milyar dolar harcadı ve Pakistan bugün her zamankinden daha istikrarsız. 1971'e kadar Pakistan'a bağlı olan Bangladeş'se bu ülkenin hiçbir zaman yapmadığı kadar eğitime ağırlık verdi. Bangladeş liselerinde bugün erkekten fazla kız öğrenci var. (Pakistan'ın kırsal bölgelerinde kadınların sadece yüzde 3'ü okuma yazma biliyor.) Eğitimli Bangladeşli kadınlar işgücüne katılarak hazır giyim sektörünün temellerini attı, BRAC ve Grameen Bank gibi sivil toplum kuruluşlarında çalışmaya başladılar. Bu da olumlu anlamda bir döngü yaratarak kalkınma, istihdam, düşük doğum oranları, eğitim ve istikrara dönüştü. El Kaide bu yüzden kendine Bangladeş'te değil de Pakistan'da yer bulabiliyor ve bize eğitimin toplumları değiştirebildiğini hatırlatıyor. Ben Pakistan'da dolaşınca özellikle bir kesimin - aşırı İslamcıların -, eğitimin değiştirici gücüne daha çok inandığına dair kanıtlar görüyorum. O kesim ücretsiz eğitim ve çoğu zaman da öğrencilerine ücretsiz yemek veren medreselerin masraflarını karşılıyor. Sonra da en iyi öğrencilere, yurtdışındaki Vahhabi medreselerinde okumaları için burslar veriyor, böylece döndüklerinde onları kendi toplumlarının önderliğine hazırlıyorlar. Oysa aynı gezilerimde Amerikan destekli okulların sayısının o kadar yüksek olmadığını görüyorum. Okullara aşırılık yanlısı kadın düşmanı ortaçağ zihniyeti kadar yatırım yapmamamız beni üzüyor. Çünkü Afganistan'da 40.000 asker konuşlandırabileceğimiz paranın aşağı yukarı aynısıyla dünyada, UNICEF'e göre, ilköğretime bile gidemeyen 75 milyon çocuğun büyük çoğunluğunu okutabiliriz. Böyle kapsamlı, küresel bir seferberlikle yoksulluk azaltılabilir, doğum oranları düşürülebilir, ABD'nin dünyadaki imajı düzeltilebilir, istikrar geliştirilip aşırı akımlar törpülenebilir. Eğitimin her derde çare olamayacağı gibi, Afganistan'da herhangi bir politikanın sonuç vereceğinin de bir garantisi yok. Fakat genel olarak bakıldığında, kanıtlar eğitimin istikrar ve ılımlılığı destekleyen olumlu bir döngüyü başlatmaya yardımcı olabileceğini gösteriyor. O bakımdan, Afganistan'a 40.000 asker daha göndermektense 40.000 okul açmaya ne dersiniz?