LONDRA - Bir radyo programında son albümü çıkana kadar geçen 10 senede ne yaptığı sorulunca Sade, "Bir mağaradaydım. Sonunda mağarayı kapatan kayayı yuvarlayabildim" diye cevap vermişti. Londra'nın kuzeyindeki Islington'da 18'inci yüzyıldan kalma evinde, kanepede bacaklarını kıvırmış otururken, o programı hatırlayıp kıkırdıyordu. 1984 yılındaki ilk çıkışından bu yana çıkardığı altıncı stüdyo albümü "Soldier of Love" ile ilgili röportaj dört saatlik bir sohbete dönüştü. Nijerya'nın Ibada şehrinde Helen Folasade Adu olarak doğan 51 yaşındaki Sade, "Benim kesinlikle bir zaman mefhumum yok" diyor. Babası Nijerya'da bir üniversitede ekonomi profesörü, annesi ise İngiliz bir hemşire idi. Çift boşandıktan sonra Sade annesiyle beraber İngiltere kırsalına yerleşti. Sade'in zarif ve duygusal şarkılarla dolu albümleri dünya çapında şimdiye kadar 50 milyon sattı. En gözde parçaları, "Smooth Operator", "No Ordinary Love" ve "The Sweetest Taboo", 1980'lere damgasını vuran şarkılardandı. Sade, müzik videosunun doğduğu çağda ortaya çıktı. Birçok pop starın kariyerlerini devam ettirmek için ellerinden geldiğince çok medyada yer almaya çalıştığı bir dönemde, geri planda kalıp sadece şarkılarıyla anılmak istedi Sade. Bu, sonuçta onun daha da sevilmesine yol açan bir karar olabilir. Hayranları onu unutmadı. Geçtiğimiz hafta albüm çıkmadan Amazon alışveriş sitesinden verilen ön siparişlerde, "Soldier of Love" ikinci sıradaydı. 2000 yılında çıkan albümü "Lovers Rock" ve ondan sonra grubuyla çıktığı 2 senelik turneden sonra Sade'nin mağarada saklanması aslında inanılmayacak bir şey değil. Bir anda sahnelerden, dergi kapaklarından, dedikodu sütunlarından ve ünlülerin reklâmının yapıldığı diğer yerlerden kayboldu. Yine de 2005'te "Voices for Darfur" isimli yardım DVD'sine bir şarkıyla katkıda bulundu. Onunla Central Saint Martins Sanat ve Tasarım Okulu'nda okurken tanışan ve daha sonra şarkıcının video kliplerini yöneten ve "Soldier of Love'ın" albüm kapağının fotoğrafçısı olan arkadaşı Sophie Muller, "Çoğu sanatçı kamuya mal olmuş kimliklerini gerçek kimliklerinden büyük tutmaya çalışır. Sade için durumun tam tersi olduğunu söyleyebilirim" diyor. "Tüm kişiliğini halkın tüketimine sunmuyor" diye ekliyor. Sade bizimle yaptığı sohbetten sonra kendi menajeriyle toplantı yapacaktı. Belki de menajerinin son albümü için daha fazla reklam çalışması yapmasını isteyeceğini bildiği için bizimle yaptığı sohbeti uzattı. "Şarkı yazmayı çok seviyorum" diyor. "Ancak bunun ötesine geçen, beklentilerin ve baskının üzerinize bindiği, genel olarak müzik sektörünün bağlantılı olduğu her şeyi zor buluyorum" diye ekliyor. "Soldier of Love" için çalışırken bile, "Biraz korktum. Tekrar oraya çıkıp, fark edilmeye can atmıyordum" diyor. Yeni albümü, Sade'in müziğinde radikal bir değişikliğe yol açmıyor. Sade, 1983'ten bu yana solistliğini yaptığı, gitarda ve saksafonda Stuart Matthewman, klavyede Andrew Hale ve basgitarda Paul Denham'dan oluşan gruba da adını veriyor. "Soldier of Love", çoğu minör gamlarda, yarım kalan aşklar ve sarsıntılı yolculukları anlatan ağır, hüzünlü parçalardan oluşuyor. Grup gösterişten uzak olmaları ve yeteneklerinden dolayı kendileriyle gurur duyuyor. Hâlâ kendi sessiz yollarını çizmelerine rağmen, "Soldier of Love"daki birçok parça yeni bir hüznü yansıtıyor. Sade'in müziği, 1970'li yılların Donny Hathaway ve Curtis Mayfield'in Amerikan soul müziğine bir İngiliz yorumu getirmesiyle, genellikle huzuru ve sakinliği yansıtan bir tonla başladı. Şimdi bu huzurun bir kısmı yok olmuş. Yeni albümde Sade'in sesi acıyı ve kırılganlığı daha fazla yansıtarak blues'a her zamankinden daha çok yaklaşıyor. Sade'in sıradaki planı, albümün ilk single'ı "Soldier of Love"ı tanıtmak için birkaç televizyon performansı gerçekleştirmek. 2002 turnesinde olduğu gibi, davulcu Pete Lewinson da gruba eşlik edecek. Daha sonra ise turne planları var. "Sahneye çıkmak ve şarkıları söylemek istiyorum" diyor ama ekliyor, "Daha sonra da yine ortadan kaybolmak istiyorum."