'İslam'ın karanlık bir din olduğu düşünülüyor. Bunu reddediyorum.'
ABONE OL
DRANCY, Fransa - Hassen Chalghoumi, Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin rüyalarını süsleyecek bir imam. Yüzü tamamen örten peçeye, yani burkaya getirilen yasağı destekliyor. Kökten dinciliğe karşı çıkarak, Fransa odaklı bir "Cumhuriyet İslam"ını ve evrensel bir bakışı benimsiyor. Fransız Yahudileriyle diyalog istiyor. Fakat 38 yaşındaki Chalghoumi kamuoyundaki duruşu ve gözleri açıkta bırakan nikap dâhil peçe yasağına verdiği destek dolayısıyla ölüm tehditleri de alıyor. Paris'in hemen kuzeydoğusundaki Drancy camiine giden 2 bin 500 mümin arasından muhalif sesler çıkıyor. İki kez, gençlerden oluşan gruplar camide protesto gösterisi yaptı. Şubat başında kılınan bir Cuma namazında ondan istifa etmesini istediler. Karim Hachani adında bir genç Rue89.com adlı internet gazetesine konuşurken, Chalghoumi'yi Yahudi ayininde gösteren bir video kaydını görünce dehşete düştüğünü belirtiyor. "Chalghoumi'ye, 'Sen bizden birisin,' dediklerini duyunca ürktük" diye anlatıyor Hachani. "Yahudilerle bir uzlaşma neden olmasın? Ama bu kadarı da olmaz" diye ekliyor. Tunus doğumlu Chalghoumi, 1996 sonunda, 24 yaşındayken Fransa'ya gelmiş. Güvenliğinden kaygı duyup duymadığı sorulunca neredeyse utanarak gülümsüyor. "Ben değil, ama annem endişeli" diyerek hafifçe gülüyor. "Bana, 'Bin Ladin ve adamları sana rahat vermezler' diyor." Yine de röportaj sırasında yanında iki polis koruması duruyor. Korumalar camiye gidip gelirken de ona eşlik ediyor. Peçenin ne İslam'da, ne de Kuran'da yeri olduğunu belirten Chalghoumi, bunu bir eşitsizlik simgesi olarak görüyor. Fransa'da peçeyi savunanların cahil olduklarını, kökten dinciliğin yükseldiği bir çağda İslam'ın sokaklardaki öfkeli bir yorumuna kapıldıklarını söylüyor. Ona göre peçe tartışması Fransız Müslümanların dikkatini yoksulluk, işsizlik ve ırkçı önyargılar gibi daha önemli sorunlara eğilmekten alıkoyuyor. Peçe takmanın bir özgürlük olup olmadığı sorulunca, "Özgürlüğün sınırları var" diyerek ekliyor: "Nefreti körükleyen özgürlük eylemlerinden hayır gelmez." Ve heyecanlandıkça aksanı giderek koyulaşıyor. "İnsanlar İslam'ın karanlık ve kapalı bir din olduğunu, kadınları hapsettiğini ve erkeklerin sadece cinselliği düşündüklerini sanıyor. Bu nasıl bir imaj? Ben bunu reddediyorum!" Chalghoumi, Tunus kökenli bir Fransız yurttaşı olan karısının da örtündüğünü, başını kapattığını söylüyor. Oysa nikap, ona göre sadece Fransa'da değil, bütün Arap dünyasında artan kökten dinciliğin bir tezahürü. İran Devrimi'yle başlayan bir eğilim. Chalghoumi, "Cumhuriyetçi İmam" adında bir kitap çıkarmak üzere. Ve Fransa'da devlet de Yahudiler de onu överken, Müslüman liderler ona şüpheyle bakıyorlar. Yakındaki Seine-St.-Denis'de Müslüman Dernekler Birliği'ni yöneten Muhammed Henniche, "Saygıdeğer bir iş yapıyor. Bir ihtiyacı karşılıyor" diyor. Fakat onun "kışkırtma yoluyla insanları peşinden sürüklemek istediğini" ve eğitime odaklanması gerektiğini eklemeden geçemiyor. "Medya onu yakından izlerken Müslümanlar pek kulak asmıyor" diyor. Chalghoumi ise bu eleştiriyi kabul etmiyor. Onu ürküten şey cehalet ve aşırıcılık. O, laik Fransa anayasasına göre artık imkânsız olan bir şeyi, devlet okullarında seçmeli din dersi verilmesini istiyor. "İslam'ı biz kendimiz öğretemezsek bunu başkaları yapacak. Çocuklarımızı onlara kaptıracağız" diyor.