SİNGAPUR- Derin, çamurlu bir çukurdan yukarı bakan adam, elinde küreğiyle "Parmak!" diye sesleniyor ve kırık, küçük bir dala benzer bir şeyi gösteriyor. Onu çukurun kenarındaki kırmızı plastik bir leğene dikkatle bırakıp yine karanlıkta kayboluyor. Burası bir tepenin eteğinde, yasal vadesini doldurmuş bir mezar yeri. "Çene kemiği!" diye bir ses geliyor. Ve adam kavisli, kararmış kemikteki yapışkan gri çamuru silerek kırık leğendeki parmağın yanına koyuyor. Profesyonel mezar kazıcısı 58 yaşındaki Alex Wong Shun Feng, uyluktan kaburgaya ve kafatasına kadar parça parça daha derine iniyor ve plastik leğen dolana kadar parmaklarıyla çamurdaki kemik parçalarını tek tek çıkarıyor. Toprağa aç olan bu minik ada devletindeki Choa Chu Kang Kabristanı ve öbür mezarlıklarda Wong gibi kazıcılar daha önce yaptıkları işin tersini yapmakla meşguller. Çünkü Singapur, henüz doğmamış olanlar için ölüleri tahliye kararı aldı. Naaşlar ne yapılacak? Yakılacak ve külleri çok katlı depolardaki "kolumbarium" denen odacıklarda saklanacak. Bu depolar devletin yaptırdığı apartman bloklarına çok benziyor. Ve kim bilir, küllerin sahipleri de belki bir zamanlar o apartmanlarda yaşıyorlardı? Artan nüfusuna yer bulmak için mezarlıklarını kapatan Singapur'un uzun zamandır süren bu kampanyası bir dönüm noktası oluşturuyor. Ülkedeki tek faal mezarlık olarak yakında sadece Choa Chu Kang kalacak. Aslında burası farklı inançlara ayrılan bir mezarlık kompleksi. Ülkede yasa gereği naaşların 15 yıl içinde çıkarılıp yeni cenazelere tahsis edilmesi gerekiyor. Oysa kimi eski mezarların bu süreyi çoktan aştığı biliniyor. Yetkililer, mezarların değerlendirilmesiyle ve ailelerin yakmayı tercih etmesiyle, Choa Chu Kang'ın kapasite ihtiyacını karşılayabileceğini belirtiyorlar. Wong, naaşların çıkarılması esnasında gelen aile yakınlarının yanında hayaletlerin dolaştığını, fakat artık ruhları iyi tanıdığı için çalışırken onlardan korkmadığını ifade ediyor. Wong'un işi aslında Uzakdoğu'nun birçok yerindeki ölü gömme adetlerinde yaşanan değişimin bir yansıması. Önümüzdeki 50 yıl içinde nüfusunun yüzde 40 artışla 6,5 milyona ulaşması beklenen Singapur, bölgede toprak kıtlığının tipik bir örneğini sergiliyor. Ekilebilir ve kentsel araziye talebin yüksek olduğu Çin'in çoğu yerinde de ölülerin toprağa gömülmesi yasak. Ancak bir ceza ödenmesi durumunda istisnalar yapılabiliyor. Singapur Ulusal Üniversitesi Asya Araştırmaları Enstitüsü'nün Müdürü Lily Kong, "Yer o kadar az ki, bir şeyden kısmak gerekiyor" diyor. Ölü gömme âdetleri üstüne incelemeleri olan Kong, "Bölge genelinde yakma ve kolumbaryumlara doğru bir değişim yaşanacak," diye ekliyor. Oysa artık kolumbaryumlar bile doluyor ve Hong Kong, Tayvan gibi yerlerde insanlar, semtlerinde yenilerinin yapılmasına karşı çıkıyorlar. Kong, "Dirilerle ölüler arasında fiilen bir yer mücadelesi yaşanıyor" diyor.