NUMANSDORP, Hollanda - Çocukken yılan balığı yediğini hatırlayan Doede Visser'in gözleri doluyor. 63 yaşındaki Visser, "Üzerinde dumanı tüten sıcacık bir yılan balığının tadını sadece balıkçı çocukları bilir" diyor. Soyadı bile Hollandacada balıkçı anlamına geliyor. Ailedeki diğer erkeklerin çoğu gibi babası da balıkçıymış. "Annem yılan balıkların buğulamasını yapar ya da fırında pişirirdi. Babam da her Noel'de balıkları tütsülerdi" diye anlatıyor Visser. Visser telekomünikasyon sektörüne girdi. Ancak iki yıl önce babasını tanıyan iki balıkçı ondan yardım istedi. Hollanda'da geleneksel bir yiyecek olan Kuzey Atlantik yılan balığı yok oluyor. Bunun en büyük nedeni, Japonya ve Çin'in yavru yılan balıklarına olan iştahlarının artmasıyla birlikte gelişen aşırı avlanma. Çevreci gruplar yılan balığı avcılığını kısıtlaması için hükümete baskı yapıyor. İç sularda avlanan ve tıpkı yakaladıkları balıklar gibi soyları tükenmekte olan yılan balığı avcıları ise kendilerini savunması için Visser'in kapısını çaldı. Hükümet bu yıldan itibaren eylül ve kasım ayları arasında yılan balığı avını yasakladı. Dünya Doğayı Koruma Vakfı'nın (WWF) Hollanda bürosu sözcüsü Clarisse Buma, "Bu iyi bir başlangıç. Ancak bu balığın kendini toparlaması için yıllar gerekebilir. Avrupa yılan balığı, bebeklikten ergenliğe kadar tüm hayatı boyunca tehdit altında" diyor. Ancak yılan balığı avcıları için de zaman tükeniyor. Şu anda Hollanda İç Su Balıkçıları Derneği'nin başkanı olan Visser, farklı bir çözüm bulmak için hükümetle müzakereler yapıyor. Visser'in babası yıllar önce balıkçılık yaparken, Hollanda'nın kuzeyindeki memleketi Friesland'ın kanallarında ve nehirlerinde yaklaşık 200 balıkçı bulunuyordu. Şimdi ise 17 balıkçı var. "Bu, hiçte iç açıcı bir durum değil" diyor Visser. Elbette Aart van der Waal da bu durumdan hoşnut değil. Sık sık George Orwell'den alıntılar yapan, cep telefonu melodisi olarak Rolling Stones'un "Satisfaction" şarkısını seçen ve iri yarı, dövmeli bir adam olan van der Waal, Hollands Diep yakınlarındaki bu köyde, dört çocuğu ve karısıyla birlikte nehir kıyısında bir evde yaşıyor. Babası sigortacı olan 40 yaşındaki van der Waal, gençlik yıllarından bu yana yılan balığı avlıyor. Hukuk okumak için bir yıl kadar ara verdikten sonra balıkçılığa geri dönmüş. Oğulları balıkçılıkla ilgilenmiyor. Başını sallayarak, "Babalarının soğuk ellerini ve devletle yaşadığı sorunları görüyorlar" diyor van der Waal. Yüz yıl önce 100 balıkçının ağ attığı, bugün ise yalnızca 4 balıkçının kaldığı Ren ve Meuse nehirlerinin deltasında avlanıyor. WWF'ye göre, nehre giren Kuzey Atlantik yılan balıklarının sayısı daha önceki oranın yüzde 1'ine düşmüş. Devlet balıkçılık endüstrisinin zararını telafi etmesi için 960 bin dolar ayırmış olsa da, van der Waal'ın öfkesi dinmiyor. "Hükümetten aldığımız para, kazandığımız paranın yarısı. Dahası, balıkçıların çoğu bunu bir hakaret olarak görüyor ve para almayı reddediyor. Ama benim dört çocuğum olduğu için paraya ihtiyacım var" diyor van der Waal. Van der Waal'in evine beş dakika uzaklıkta yaşayan 69 yaşındaki balık tüccarı Joost Kant, vahşi yılanbalıklarını çiftlikte yetiştirilenlerden gözü kapalı ayırabildiğini söylüyor. Vahşi yılan balıklarının yılan, böcek gibi her tür hayvanı yediğini ancak çiftlik balıklarının sadece diğer balıkları yediğini belirtiyor. Bugünlerde sıcak evinden sadece dizüstü bilgisayarıyla hakkında borsa verilerini öğrenmek için çıkan Kant, 30 yıldır yılan balığı satıyor. Sattıklarının yarısından fazlası odun ateşinde tütsülen balıklar. Bir balık pazarı sahibi olan oğlu en büyük müşterisi. Ancak yılan balıkları Hollanda mutfağında artık eskiden olduğu kadar büyük bir yer kaplamıyor. Yılan balığı yiyip yemediği sorulduğunda, "Hayır, çok yemiyorum. Sadece fırından yeni çıkmışsa yiyorum" diyor Kant.