QUIMPER, Fransa - Fransa'nın en eski firmalarından birisi olan HBHenriot, 1690 yılından bu yana el yapımı fayans üretiyor. Firma yakınlardaki nehirlerden hidro-enerji elde etmek ve nehir yataklarındaki kilden yararlanmak için Brittany bölgesinde kurulmuş. Odet Nehri'ndeki suyun tuzlanması neticesinde oradaki kil kullanılamaz hale gelmiş. Firma 1968 yılında rakiplerinden birisini aldıktan sonra bölgedeki iki seramik üreticisinden birisi durumuna gelmiş. Ayrıca Fransız hükümeti firmayı "yaşayan ulusal miras" kategorisine almış. Firmanın Genel Müdürü Michel Merle, bu kategorinin kendilerine parasal bir getirisi olmadığını ve firmanın doların zayıflamasından, Asyalı rakiplerinden ve en önemli ihracat pazarları ABD ve Japonya'daki ekonomik krizden fazlasıyla etkilendiğini belirtiyor. Merle, Fransız hükümetinin krizin hemen başında şirketi ve 54 çalışanını kurtarmak için önlemler aldığını söylüyor. Paris, küçük ve orta ölçekli şirketlere yapılacak yardımları ve vergi geri ödemelerini hızlandırdı. Ayrıca vergi ödemelerini erteledi ve denetimleri sonraya bırakarak acil vergi kesintisine gitti. Firmaların çalışanlarını işten çıkarmak zorunda kalmadan, iş gücü maliyetlerini ve mal stoklarını azaltabilmesi amacıyla bir aylık işçi gideri oranında parasal destek sağladı. Ek olarak, hükümet firmalara kefil oldu ve endişeli bankaları HB-Henriot gibi küçük firmalara faiz karşılığı borç vermeye teşvik etti. HB-Henriot, Fransa'nın sadece ekonomik krizi nasıl savuşturduğunu değil, Avrupa'nın ekonomik durgunluktan ilk çıkan ülkesi olmasının nedenini anlatan başlıca örneklerden biri. Alman ekonomisinin düzelmesi sekteye uğramışken, Fransa 2009'un son çeyreğinde beklenmedik bir büyüme gerçekleştirdi. Bunun nedeni Fransa'nın erken davranması. Kriz vurunca, hükümet şirketleri ve işçileri kurtarmaya odaklandı. Bazen diğer Avrupa Birliği üyelerini kızdırma pahasına, istihdam yaratmaya yönelik yatırımları destekledi. Bankaları destekleyip borç vermelerini sağladı. Ayrıca bütçe açığının birkaç yıl daha kontrollü bir şekilde büyümesine göz yumma kararı aldı. Yunanistan şu anda kurtarma paketi veya iflas arasında seçim yapmaya zorlanıyor. İspanya ve Portekiz sıranın onlara gelmesinden endişeli. İsveç ekonomisi tekrar yavaşlarken, Almanya bütçe açığıyla ne yapacağını düşünüyor. İngiltere hem bütçe açığı hem de büyük bir borçla boğuşmak zorunda. Bu ülkelerin ortasında ise Fransa güçlü bir şekilde ayakta duruyor. Ancak Fransa çok da şanslıydı. Ne Almanya kadar ihracat odaklı bir ekonomisi vardı ne de İngiltere ve ABD gibi kuralsız bir kapitalizm izliyordu. Popüler bir blog "éconoclaste"ın yazarı ekonomist Alexandre Delaigue, "Fransa krizden daha az etkilendi çünkü emlak sektörü İrlanda ve İspanya'dakilerden daha önemsizdi. Mali piyasaları İngiltere ve ABD'dekilerden daha önemsizdi. Ve ekonomisi Almanya ile karşılaştıracak olursak Doğu Avrupa'ya çok daha kapalıydı" diyor. Fransa'nın ekonomik durgunluğu Almanya'nın ki kadar derin değildi. Fransa'nın 2010 yılı ekonomik büyümesinin yüzde 1,2 olması bekleniyor. Bu oran Almanya'da beklenen orana eşit. Avrupa ortalamasının yüzde 0,7 ve ABD'nin yüzde 2,2 olması bekleniyor. Fransa bankaları Almanya'dakilerden çok daha iyi durumda. Fransız firmaları lüks tüketim ve üretim mallarına pazar bulmak konusunda Almanlardan çok daha az dışa bağımlı. Öte yandan Fransa'nın mali politikaları mükemmel olmaktan oldukça uzak. İşsizlik, özellikle gençler arasında artıyor. Bütçe açığı ve ulusal borç kriz bittikten uzun süre sonra hâlâ bir sorun olacak. Hükümet toplam kamu harcamalarındaki büyümeyi 2011 yılından itibaren yüzde 1'den daha aza indirmeyi taahhüt ediyor. 2013'ten itibaren de bütçe açığını gayrisafi yurtiçi hâsılanın yüzde 3'ü düzeyine çekmeyi planlıyor. Hükümetin büyüme tahminleri bazıları tarafından biraz abartılı görünüyor. Bu sözleri tutması için bazı vergi artışları gerekebilir ancak hükümet bunu reddediyor. Bu arada, krizi hemen fark ettiği ve hızlı davranıp devletin gücünü gösterdiği için Devlet Başkanı Nicolas Sarkozy ve hükümeti olumlu not aldı. Başbakan François Filon, "Fransa krize diğer Avrupalı ortaklarının birçoğundan daha iyi direndi ve durgunluktan çıkan ilk ülke oldu" diyor. Fillon, ekonomik krize karşı geliştirilen planların uygulanmasından sorumlu Bakan Patrick Devedjian ve Ekonomi Bakanı Christine Lagarde ülkenin performansının gerçek mimarları olarak görülüyor. Lagarde bir mülakatında, "Nispeten iyi bir performans sergilediğimizi düşünüyorum. Üç kuralı çok iyi uyguladık: İyi zamanlama, kısa dönem planlamalar ve hedefe odaklanma" diyor.