Çakallar, vahşi uluma ve havlamalarıyla, uzun süredir insanların hayal gücünü besliyor. Kızılderili mitolojisinde çakal, üçkağıtçı bir karakter olarak ortaya çıkar. Ortama göre tanrısal özellikler verilen çakalın aynı zamanda akılsızlık veya cinsel sapkınlıkla da ilişkilendirildiği görülür. Navajo Kızılderilileri mitolojisinde çakal, Tanrı'nın köpeği olarak görülür. Avrupalı koloniciler çakala ilk rastladıklarında hayvanı Kuzey Amerika'nın Vahşi Batı'sının uçsuz bucaksız topraklarının bir simgesi olarak gördüler. Ayrıca koyun ve büyükbaş hayvanların kana susamış düşmanı olarak da kötülediler. Amerikalı yazar Mark Twain ilk kez bir çakal gördüğünde, hayvanı "üstüne gri bir kurt postu geçirilmiş uzun, zayıf, hasta ve kederli görünüşlü bir iskelete" benzetmişti. Çakal için "ihtiyaç kelimesinin canlı bir örneği" demişti. Ancak bu hayvanlar hakkında hâlâ pek bir şey bilinmiyor. Vahşi doğadan, kentsel alana her türlü ortamda yaşayabilen bu hayvanlar elde ettikleri bu ekolojik başarıya rağmen bir bilinmez olarak kalabildi. Ev hayvanlarına ve çok nadir de olsa insanlara saldırdıkları biliniyor. İnsan-çakal etkileşimi hayvana olan ilgiyi artırsa da, çakallar gizemini koruyor. Çakallar hâlâ insanlardan uzak durmak için ellerinden geleni yapıyor. Be r ke ley 'dek i Ca l i f o r n i a Üniversitesi'nden Çevrebilimci Doktor Laura Prugh, Alaska'da bir çakal topluluğunu incelemenin "bir hayalet türü üstünde çalışmaya" benzediğini söylüyor. Birini yakalamak için tuzakların kaynatılıp tüm insan kokusundan arındırılması gerekiyor. Eldivenler kullanarak tuzak yerleştirildikten sonra kardaki insan izleri bile yok ediliyor. O zaman bile tuzağa düşenler genelde tecrübesiz genç çakallar oluyor. Ancak bu sene ABD'nin doğusunda yaşayan çakalın gerçek türü anlaşıldı. İki grup araştırmacı, bu hayvanların aslında çakal-kurt kırması olduklarını açıkladı. Ekiplerden birinin başında olan New York Devlet Müzesi'nin Memeli Hayvanlar Bölümü Müdürü Roland W. Kays'in teorisi, geçen yüzyıl boyunca doğuya doğru göçen çakalların yol üstünde kurtlarla çiftleştiği. Bulgular, Doğu'daki çakalların Batı'daki benzerlerinden genel olarak neden daha büyük olduklarına (kurtlara benzer şekilde) bir açıklama getirebilir. Kalıtımsal olarak çok daha çeşitlilik gösteren bir hayvandan bekleneceği üzere, doğudakilerin postu daha renkli. Ayrıca doğudakiler ufak hayvan avlarından, batıdakiler de geyik avı konusunda çok daha becerikli. Kays, doğudaki çakalların evrimini henüz tamamlamamış bir tür olabileceğini söylüyor. Ekibi, evcil köpek DNA'sına benzer gen taşıyan bir çakal buldu. Bu da, doğudaki çakalların tam olarak belli bir tür olup olmadığı sorusunu akla getiriyor. Araştırmacıların karşılaştığı sorunlardan biri de çakalın ait olduğu Genus Canis familyasındaki bütün türlerin birbiriyle eşleşebilmesi. Yani çakalların (Canis Latrans) ev köpekleri (Canis familiaris) veya tüm kurt çeşitleriyle eşleşmesinden gayet sağlıklı yavrular ortaya çıkabiliyor. Çakalların uyum yeteneklerine dair diğer bir işaret de, beslenme alışkanlıklarının oldukça geniş yelpazeyi kapsaması. Böcek, yumurta, çöp, ahududu, domuz, çakaleriği, kirpi, elma ve karpuzun da içinde olduğu birçok farklı şeyle besleniyorlar. Ohio Devlet Üniversitesi'nden Çevrebilimci Doktor Stanley D. Gehrt, Chicago bölgesindeki çakal nüfusunun yaklaşık 2 bin olduğunu tahmin ediyor. Araştırmaları bu hayvanların Kanada kaz yumurtası sevdiklerini ortaya çıkarmış. Bu sonuç, çabuk üreyen bu kaz türü sayısındaki artışı önemli ölçüde azaltmış. Çakallar, aynı zamanda oldukça esnek avcılar. Araştırmacıların gözlemlerine göre, çakallar porsuklarla beraber avlanıyor. Porsuk sincapların yeraltındaki yuvasına doğru kazarken, çakal yukarıda sincabın tünelden kafasını çıkarmasını bekliyor. Porsuk-çakal ekibi saatlerce beraber çalışabilir. Porsuk işine ara verdiğinde, çakal oyuncu bir şekilde porsuğun işe devam etmeye teşvik ediyor. Birçok iyi huyuna rağmen çakallar genelde herkes tarafından nefret edilmesi gereken hayvanlar olarak görülüyor. Çakalların büyük ve küçükbaş hayvanları avlaması yüzünden devlet desteğiyle kapsamlı öldürme kampanyaları yürütüldü. Ancak araştırmacılar çok miktarda para yutan bu kampanyaları çim biçmeye benzetiyor. Prugh, "Bu kampanyalardan sonra çakallar sayıca artarak geri geliyor" diyor.