Paris - Fransız çiftler geleneksel evlilikten giderek uzaklaşıyorlar. "Birlikte yaşama sözleşmesi" çok daha çekici geliyor. Öyle ki, şu anda yapılan her üç evliliğe karşılık iki çift birlikte yaşama sözleşmesi imzalıyor. Birlikte yaşama sözleşmesi 1999'da yasalaştığında, eşcinsel çiftlere yasal haklar verdiği için bir devrim olarak görülmüştü. Bu sözleşme sayesinde çiftler evli olmasalar da bu kuruma oldukça yakın bir statü kazanıyorlardı. Ancak hiç kimse, yasadan kaç çiftin yararlanacağını kestiremedi. Hatta birlikte yaşayanların büyük bir çoğunluğunu heteroseksüel çiftlerin oluşturacağı da pek tahmin edilebilir bir şey değildi. Ancak Fransızcada "pacte civil de solidarite" (PACS) adıyla anılan birlikte yaşamanın, toplumsal eğilimlerdeki bir değişime mi cevap verdiği yoksa bu türden bir değişimin sebebi mi olduğu tartışmalı. Oysa birlikte yaşamanın Fransa'nın evlilik, boşanma, din veya vergi gibi tartışmalı birçok konuya ilaç gibi geldiği kesin. Üstelik bu birliktelik onaylanmış bir belgeyle bitirilebiliyor. Bu yıl kız arkadaşı Nathalie Mondot ile PACS imzalayan 32 yaşındaki Maud Hugot, "Biz boşanmış ebeveynlerin neslinden geliyoruz" diyor. Araştırmacıların da ifade ettiği gibi bu tür birliktelikler eşcinseller ve heteroseksüeller arasında yaygınlaşırken Mondot, "Ömür boyu süren evlilik kavramı artık demode oldu" diyor. 2000'de sözleşmelerin yüzde 75'inden fazlası heteroseksüeller arasında imzalanmıştı. 2009'da ise 173 bin 45 sözleşmenin yüzde 95'inden fazlasında heteroseksüel çiftler taraftı. Geleneksel evliliklerdeki gibi birlikte yaşayanlar da vergi iadelerini birlikte talep edebiliyor, yabancı eşleri için oturma iznini daha kolay alabiliyor ve birbirlerinin borçlarına kefil olabiliyor. Veraset vergisinden de muaf tutuluyorlar. Sözleşmeli beraberliği bitirmek için ise bir adli görevlinin karşısına çıkmak yeterli. Öte yandan bu tür yaşam ortaklıkları tam bir furyaya dönüşmüşken Fransa'da ve Avrupa çapında geleneksel evliliklerin sayısı azalmaya devam ediyor. Fransa'da 2009 yılında sadece 250 bin çift evlendi. Yani her bin kişiye 4 evlilik düşüyordu. Bu rakam 1970'de 400 bindi. Heteroseksüel çiftler arasında sözleşmeli beraberliği yasal hale getiren Lüksemburg, Andorra ve Hollanda gibi diğer Avrupa ülkelerinde ise düzenleme Fransa'daki gibi popüler olmadı. Örnek vermek gerekirse, 2009 yılında Hollanda'da yapılan her sekiz evliliğe karşılık sadece bir çift sözleşme imzaladı. Ancak Fransa'da mevcut eğilim devam edecek olursa, yeni gerçekleşecek olan birlikteliklerin sayısı evlilik sayısını geride bırakacak. Paris'in 11'inci bölgesinde bu çoktan gerçekleşti. Paris'te yaşayan 48 yaşındaki Sophie Lazzaro uzun süredir birlikte olduğu 50 yaşındaki Thierry Galisstant ile 2006'da birlikte yaşama sözleşmesi imzaladı. Lazzaro, 60'lardaki sosyal devrimden sonra ergenliğe ulaşan nesli için birlikte yaşama sözleşmelerinin ideolojik olarak uygun olduğunu ifade ediyor. "Biz çok özgürdük. AIDS henüz ortalıkta yoktu ve doğum kontrol haplarımız vardı, mücadele etmek zorunda da değildik. İşte tüm bunların sefasını süren ilk nesil bizdik. Evliliğin kurumsal, sınırlayıcı ve dinsel bir yanı var ve bunlar bize hiç uymuyor" diyor.