ABD'nin en son göçmen dalgasının gerçekleştiği yüz yıl önce hükümet The New York Times'ın deyimiyle "Nasıl bir karışımın oluştuğunu" anlamak için görülmemiş boyutta bir çaba ve para seferber etti. Vermont Senatörü William Dillingham'ın başkanlığında bir komisyon, projeye dört yıl ve 1 milyon dolar harcadı. Yüzlerce araştırmacı, ırk, psikoloji ve anatomi konularındaki en son bilimsel doktrinler eşliğinde ülkeyi karış karış dolaştı. Madencilik ve imalat sanayindeki, hapishaneler ve çiftliklerdeki, hayır kurumu koğuşlarında, hastanelerde ve randevuevlerindeki göçmenleri araştırdılar. Haritalar çizip kafataslarını karşılaştırdılar. 1911'e gelindiğinde bulgularını 41 cilt halinde yayınladılar. Yayınlananlar arasında dünyayı ülkelere göre değil Etiyopyalılardan Finlilere kadar ırksal kökene göre kataloglayan "Irklar ve Halklar Sözlüğü"de vardı. Dillingham Komisyonu, bugünlerde pek hatırlanmıyor. Bilenler de o zamanların kafatasçı anlayışına bağlı ve insanoğlunun genetik olarak gelişmesi için dikkatli bir şekilde ırk ıslahı yapılması gerektiğini savunan teorilerle bağdaştırıyor. O dönemde, Amerika'daki Anglo-Saksonların uykusunu kaçıran gelişme, Güney ve Doğu Avrupa'dan göçen Ruslar İtalyanlar ve Yahudilerdi. Geçenlerde New York Halk Kütüphanesi'nde kitabın nazik sayfalarını dikkatle karıştırdım (internet üzerinden de ulaşılabiliyor). Beyaz insanların genel bir kategori olarak var olmasından önceki bir zamana tüyler ürpertici bir yolculuktu. O dönemde Avrupalılar karmakarışık bir gruptu. Beyaz ırk mensupları Aryan, Semitik veya Bask kökenli olabilirdi. Aryanlar Germen, Kelt, Slav, İranlı veya başka bir şey olabilirdi. Tabi bunlar Rutenyalılar veya Rusların, Dalmaçyalılar veya Yunanlıların, Fransızlar veya İtalyanlar gibi daha derin alt gruplara inmeden karşılaştığınız kategoriler. Irk ve yüz hatları, zekâyı ve karakteri belirliyordu. "Rutenyalılar, Ruslardan hâlâ daha büyük kafalı. Bu Ruslarda ilkinden daha fazla Tatar (Moğol) kanı bulunduğunun işaretidir. Muhtemelen daha küçük burun, daha seyrek sakal ve biraz daha koyu ten renginin sebebi de budur." Ancak bazı bölümler tüyler ürpertici derecede tanıdık geliyor. Dillingham'ın ruhu ABD Kongresi'nde ve eyaletlerinde, göçmenleri bir suçlular tabakası, hastalık ve toplumsal yıkım yayan bir işgal ordusu olarak niteleyip aşağılayan milletvekillerinde hâlâ yaşıyor. Bu çevreler, göçmenlerin yasadışı konumunu yasalarımızın iflasının ettiğinin değil, bu insanların ahlaki noksanlığını gösterdiğini düşünüyor. "Yasadışı konumda olanlara" demediklerini bırakmıyorlar AMA yasal olmalarına da izin vermiyorlar. Ve nesillerdir yaşanan asimilasyonun ve gruplar arası evliliklerin gösterdiği şeyi unutuyorlar: Bugünün korkutucu yabancıları eski ülkeleri hakkında pek az şey bilen ve onu pek de umursamayan Amerikalı torunlara sahip. Irktan bahsetmek artık kabul edilir bir şey değil, fakat gayet etkili bir yedeği var: Yeni gelenlerin eğitimi, yoksulluğu ve asimile edilebilirliği üzerine ahkâm kesmek. 100 yıl sonra daha iyi bir ülkeyiz, fakat eski gölgelerden hâlâ korkuyoruz.