Brezilya'nın yaşadığı ekonomik patlama, uyuşturucuya bağlı şiddetin artmasına yol açıyor. Şiddetteki bu artış da Rio de Janeiro'dan, Sao Paulo'dan ve ülkede silahlı çatışmalar ve adam kaçırmaların rutin olarak devam ettiği çok sayıda yerleşimden, eski Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva'nın kaynak aktarımı programlarından en fazla yararlanan yoksul bölgeye, yani kuzeydoğuya göçe sebep oluyor. Bahia eyaleti valisi Jaques Wagner, "Eğer tüketici piyasası gelişiyorsa, uyuşturucu kaçakçısı da buraya gelecektir. Brezilya'daki sosyal ilerleme aşikâr. Ama öte yandan uyuşturucu kaçakçılığı ve insan hayat ı n ı n hiçe sayılması konusunda hala çok ciddi sorunlarımız var" diyor. Buradaki yetkililer, Rio'da başlayan bir programı taklit ederek uyuşturucu kaçakçılarının uğrak yerleri olan bölgelere daimi polis birlikleri konuşlandırıyor. Campina Grande Federa l Üniversitesi'nden siyaset bilimi profesörü José Maria Nóbrega'nın yaptığı araştırmaya göre, kuzeydoğudaki cinayet oranının 1999 ve 2009 arasında neredeyse ikiye katlanması burayı ülkenin en şiddet dolu bölgesi haline getirdi. Bahia'nın başkenti, kuzeydoğunun en büyük şehri Salvador, Brezilya'nın en önemli turist merkezlerinden biri ve ülkenin en göz alıcı plajlarından bazılarına açılan kapı konumunda. Ve Rio gibi, bu kent de 2014 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Buraya konuşlandırılan toplum polisi birlikleri, Rio yönetiminin 2008'den beri uyuşturucu kaynaklı şiddetin kökünü kazımak amacıyla kullandığı ve hem büyük tantanaya hem de tartışmaya yol açan "huzur ve güven birliklerine" benziyor. Gerçekten de 1999 ve 2009 arasında Rio'da ve güneydoğudaki diğer şehirlerdeki cinayet oranı yüzde 47 oranında düştü. Seyahat acenteleri, Bahia varoşlarında şiddet suçlarındaki artışın yanı sıra Salvador'un renkli tarihi merkezi Pelourinho'daki uyuşturucu kaynaklı ufak tefek saldırılar konusunda da kaygı larını di le getiriyor. Rio de Janeiro'da bulunan ve her iki şehre de turlar organize eden seyahat acentesi Dehouche'nin yöneticisi Paul Irvine, "Salvador hâlihazırda Dünya Kupası'na hazır durumda değil ve bunun farkına varmaya başladılar" diyor. Vali Wagner, bu tür iddialara omuz silkerek Bahia'nın her yıl bir milyondan fazla insanın sokaklara aktığı ve 22 bin polisin güvenliği sağladığı bir karnaval kutlamasına ev sahipliği yaptığını hatırlatıyor. Wagner, "Geçit töreni rotasında tek bir cinayet işlenmeden dört yılı geride bıraktık. Bana göre, Dünya Kupası için polis hazır olacaktır" diyor. Kuzeydoğuda, insanlar köklü tarihsel ihtilaflar yaşıyor ve ciddi bir cezadan muafiyet durumu söz konusu. Ama daha da şahlanan uyuşturucu kaçakçılığı, vaziyeti adamakıllı kötüleştiriyor. Salvador'un kenar mahallelerinden Nova Constituinte'de son beş yıldır uyuşturucu bağlantılı cinayetler kol geziyor. Gildasio Oliveira Silva, uyuşturu kaçakçılarının daha 18 yaşına gelmediği halde kokain müptelası olan ve satıcılara borçlanan oğlunu iki defa öldürmeye çalıştıklarını söylüyor. Geçen Aralıkta da Nova Constituinte'nin ana caddesinde bulunan küçük bakkalındaki tuvaleti temizlediği sırada 39 yaşındaki karısı Ana Maria Passos ou Assis'i vurarak öldürdüklerini anlatıyor. Wagner 2007'de vali olduktan sonra polisi güçlendirme ve artan şiddeti bitirme sözü verdi. Son dört yılda 7 bin yeni polis memuru takviye etti ve bu yıl 3 bin 500'den fazlasını işe aldı. Bahia, daha pahalı yüksek binalarla kuşatılmış yoksul bir yerleşim bölgesi olan Calabar'da ilk toplum polisi birliğine resmen kavuştu. Polisin suç meselesini çözmekte zorlandığı yönündeki eleştirilere karşılık Bahia Eyalet yönetimi geçen yıl 150 polisin cinayet soruşturmalarına odaklandığı bir cinayet departmanı oluşturdu. Cinayet departmanının başındaki Arthur Gallas, yeni birimin karşılaştığı sorunlardan birinin, kendi kendine adaleti sağlamaya girişen ve onlarca cinayetin zanlısı olan polis memurlarından meydana gelen milislerin, yani "imha gruplarının" kökünü kazımak olduğunu belirtiyor. Birliğin başındaki baş komiser Maria de Oliveira Silva, Calabar'daki toplum polisi grubunun Nisan ayında 120 polisle işe başladığından beri herhangi bir cinayet rapor edilmediğini söylüyor. 38 yıldır Calabar'da yaşayan 58 yaşındaki Lindalva Reis de, "Son üç yıldır burada birinin öldürülmediği tek bir ay geçmedi" diye konuşuyor.