KAHİRE - Bitmeyen kargaşa ve askeri yönetimle geçen bir yılın ardından Mısır, siyasi dönüşümünü zayıflatabilecek ve iktidara gelen muhafazakârlara büyük bir sorun oluşturabilecek ciddi bir mali krizle karşı karşıya. Muhafazakârların egemenliğindeki yeni meclis ile askeri yönetim, artan borç, durma noktasına gelen büyüme ve azalan döviz rezervleri yüzünden birtakım zor seçimlerle yüz yüze. Bunların ilki, Mısır'ın para biriminin değerinin neredeyse kaçınılmaz biçimde tekrar düşürülmesi gerekliliği. Bu devalüasyon, gıda maddeleriyle başka ürünlerin fiyatını hızla artıracak. Hükümet ayrıca, enerji alanında devlet desteği sağlayan ve kamu harcamalarının beşte birini oluşturan devasa sistemi kısa süre içinde tümüyle elden geçirmek zorunda kalabilir. Gıda fiyatlarındaki artış ve devlet desteğinin azaltılması, geçmişte isyanlara yol açtı. Mısır Ekonomik Araştırmalar Merkezi'nin Başkanı Magda Kandil, "Durum çok kötü" diyor. Ülkeyi yöneten askeri konseyin geçen ay kendi sözünden dönerek, Uluslararası Para Fonu ( IMF) i le 3 .2 m ilyar dolar tutarındaki bir kredinin şartlarını yeniden görüşmeye başlaması, krizin ciddiyetini gösteriyor. Generaller daha önce, ulusal egemenliğe karşı saygısızlık olarak gördükleri bu anlaşmayı reddetmişti. Ancak askerlerin önderliğindeki hükümetin yetkilileri şimdi, d aha b üyük b ir k redi t alep edebileceklerini belirtiyor. Dahası, uzun yıllar yasaklı kalan ve şu anda meclisteki sandalyelerin yarısına sahip olan Müslüman Kardeşler de, IMF yetkilileriyle yaptıkları ayrı bir görüşmede bu acil mali kaynağa sıcak baktıklarını gösterdi. 80 yıldır Batı sömürgeciliğini ve Arapların bağımlılığını şiddetle kınayan örgütün bu dönüşüm, çok daha şaşırtıcı. Hüsnü Mübarek'in geçen yı l devrilmesine yol açan gösterileri şiddetlendiren sıkıntıların, özellikle de çok sayıdaki genç işsiz için iyice ağırlaştığına dikkat çekip karamsarca konuşanlar da var. Mısır'daki ekonomik sıkıntıların en iyi gözlemlenebileceği yer, düğünler. Bu masraflı simgesel törenler, ABD'nin Mısır'a yaptığı yıllık yardımla boy ölçüşen bir gelir yaratıyor. Kahire'nin bir semtindeki düğün organizatörleri, çiftlerin devrimden önce 300 dolara mal olan etkinliklerden vazgeçtiklerini zira şimdi sadece 100 dolar verebildiklerini söylüyor. Kuyumcular, damatların geline aldıkları geleneksel altın hediyeler için yaptıkları harcamaların ciddi ölçüde azaldığını, DJ'ler ayda sadece iki veya üç düğünde çaldıklarını oysa devrimden önce bu sayının ortalama 10 olduğunu belirtiyor. Düğün konvoyları için kiralık araba sağlayan işyerini kapatmak zorunda kalan 37 yaşındaki Emir El Kodari, "Devrimden sonra kimse evlenmiyor" diyor. Mısır'daki krizi hazırlayan koşullar bir yıldır daha da kötüleşiyor. Yabancı yatırımlar neredeyse durdu. Turist sayısı yüzde 30 azaldı ve ekonomik büyüme zayıflaması. Resmi işsizlik oranı yüzde 12 olsa da, gençler arasındaki işsizlik bunun en az iki katı. Enflasyon hızla artarak iki haneli oranlara çıkarken, ülkenin para birimi Mısır p oundu a ğır b ir b askı a ltında. Hükümet, poundu desteklemek için yürüttüğü umutsuz savaşa her ay 2 milyar dolar harcıyor. Devrimden önce yaklaşık 36 milyar dolar olan döviz rezervleri, yaklaşık 10 milyar dolara düştü. Ekonomistlere göre Mısır'ın askeri yöneticileri, geçen Haziran'da IMF'den alınması planlanan krediye yanaşmayarak bu sıkıntılara katkıda bulundu. Oysa bu kredi, hem çok ihtiyaç duyulan dövizi hem de yabancı yatırımcıların ve ülkeye yardım edenlerin güvenini tekrar sağlayacak mali güvenceyi getirebilirdi. Askeri konsey hükümetin açıklarını yurtiçi borçlanmayla finanse etmeye çalışırken, şirketler yatırım yapmak ve ekonomiyi canlandırmak için ihtiyaç duydukları krediyi bulmaya uğraşıyordu. Askeri hükümet şimdi yerli kaynakları da tüketmiş görünüyor. Geçenlerde, yaklaşık yüzde 16'lık getirilerine rağmen, Mısır bankalarına satılmak istenen 580 milyon dolarlık devlet tahvilinin sadece üçte biri alıcı buldu. Enflasyonun kontrolden çıkmasından korkuluyor. 40 yaşındaki oto tamircisi Hamdi Şaban, "İleride tüm değerini kaybedeceğinden korktukları için kimse parasını bankaya yatırmıyor. Bankaya niye para yatırayım ki? Yarın ne olacağını bilmiyorum" diyor. Birçok ekonomistin tercih ettiği çözüm (Mısır'a yılda 15 milyar dolardan fazla maliyeti olan, enerjideki devlet desteğini gözden geçirmek), halen siyasi açıdan imkânsız görünüyor. Dar gelirlilerin pek yararlanmadığı bu sistem en çok, klimalı villalarda yaşayan ve cip sürenlerin işine yarıyor. Ancak Mısırlıların çoğu, devlet desteğini otomatik bir hak olarak görüyor. Çoğu ekonomist, hükümetin gayrisafi milli hâsılanın yüzde 10'unu geçen 30 milyar dolarlık kamu açığını 4 milyar dolar azaltmak için geçenlerde açıkladığı plana dikkat çekiyor. Ayrıca, hükümet muhtemelen IMF'nin isteyebileceği değişikliklere hazırlık amacıyla, ağır sanayiye yönelik enerji desteğini azaltmaya başladı. Kahire'deki Ekonomik Araştırma Forumu'nun Müdürü Ahmed Celal, ekonomistlerin Müslüman Kardeşler'in politikaları hakkında gittikçe iyimser olmaya başladığını söylüyor. Serbest piyasayı desteklediğini açıkça söyleyen parti şimdiden, devlet desteğiyle ilgili reformun aciliyeti hakkında konuşuyor. Partinin milletvekilleri, Mübarek döneminde muhalif azınlıkken bile bu sıkıntılar hakkında teklifler hazırlıyordu. Celal , Müslüman Kardeşler'in milletvekilleri için, "Bu adamlar başarılı olmak istiyor. Gayet ılımlı, medeni ve kucaklayıcı şeyler söylüyorlar. İran ve Afganistan'dan ziyade Türkiye gibi ülkeleri örnek alıyorlar" diyor.
DAVID D. KIRKPATRICK ve MAYY EL SHEIKH