Wall Street'te bu aralar bir kendine güvensizlik hâkim. Goldman Sachs ve Morgan Stanley'nin geçen yıl için açıkladığı kâr oranları beklenenden zayıf çıktı. Bu geçici bir durgunluk mu? Wall Street'tekilerin çoğu 2011'in kendilerini ispatlayacakları bir yıl olduğunu ummuştu. 2008 krizi sonrasında göreceli olarak daha istikrarlı olan geçen yılın yüksek kâra dönüş yılı olması bekleniyordu. Oysa Goldman Sachs'ın gelirleri geçen yıl yüzde 67 azaldı. Bank of America'nın Merrill Lynch'i de kapsayan yatırım bankacılığı biriminin net geliri, yüzde 53 oranında düştü. Morgan Stanley'nin geliri de yüzde 42 oranında azaldı. Gelirleri düşüren sorunlardan bazıları (Avrupa'daki devlet borcu krizi ile ABD ekonomisindeki durgunluk) çözülebilir. Ancak yine de Wall Street, başta finans sistemini daha güvenli hale getirmeyi amaçlayan daha katı düzenlemeler olmak üzere, kârlılık konusunda kalıcı baskılarla karşılaşıyor. Örneğin, Wall Street şirketleri artık büyük miktarda borç alıp riskli işlemler yapamıyor. Goldman Sachs'ın Finans Müdürü David A. Viniar, bankanın küçülmeyi düşünüp düşünmediğine dair soruya, "Bu en önemli sorulardan birisi ve cevap vermek de çok zor" dedi. Genç bankacılar ve borsacılar artık, yönetim danışmanlığı ve hukuk gibi sektörlerdeki akranlarından daha çok para kazanmıyor. Daha önceki bir dizi işten çıkarma operasyonu üst ve orta kademelerdeki çalışanları hedef almıştı. Bu yıl Credit Suisse gibi şirketlerde alt kademe çalışanlar da işten çıkarıldı ve ikramiyeler azaldı. Bir gözlemcinin söylediğine göre, Goldman Sachs'ta eskiden iyi geçen yıllarda 80 bin doları bulan nakit ikramiyeler kazanan bazı genç uzmanlara, bu yıl sadece 20 bin dolar verildi. Wall Street'te birçok şey, bir bankanın sermayesine oranla elde ettiği kârı ölçen finansal performans kriteri öz kaynak kârlılığına bağlı. Bir banka 10 milyar dolarlık öz kaynağı varsa ve 1 milyar dolar kâr elde ederse, öz kaynak kârlılığı yüzde 10 olur. Morgan Stanley, büyük Wall Street şirketlerinin karşı karşıya olduğu çıkmaza çok iyi bir örnek oluşturuyor. Faaliyetleri çeşitlendirmek kârlılığı artırmayabiliyor. Morgan Stanley son birkaç yılda, büyük risk alan işlem masalarını yeniden kurmak yerine, daha istikrarlı bir alan olan ancak gelirleri azaltabilen servet yönetimine odaklandı. Şirketin 2011'deki öz kaynak kârlılığı yüzde 4 oldu. Bu oran 2006'da yüzde 23.5 idi. Goldman Sach'ın öz kaynak kârlılığı geçen yıl yüzde 3.7 oldu. 2006'da yüzde 33'tü. Morgan Stanley'nin Finans Müdürü Ruth Porat, "Eski günlerdeki gibi yüzde 20'ler düzeyinde bir öz kaynak kârlılığı elde etmeyi umuyor muyum? Hayır. Peki, zaman içinde yüzde 10'lar düzeyini görebilir miyiz? Evet" diyor. 2011'de karşılaşı lan bazı sorunların bu yıl hafifleme olasılığı bulunsa da, Wall Street 2012'de kârı düşürebilecek yeni düzenlemelerle uğraşmak zorunda. Yeni kısıtlayıcı kurallar, Wall Street'in geleneksel olarak en büyük kârı elde ettiği tahvil ticareti ile türev ürünler adıyla bilinen finansal araçların ticareti gibi faaliyetleri hedef alıyor. Bankala rın kendi hesaplarına riskli finansal işlemler yapmasını engellemeye yönelik Volcker Kuralı, tahvil ticaretinden elde edilen geliri kalıcı bir şekilde azaltabilir. Türev ürünler piyasasını güçlendirmeyi amaçlayan, i ş lemler in gerek l i teminatlarla desteklenmesi türü çabalar bu alandaki kârlılığı düşürebilir. Sanford C. Bernstein & Company'nin kıdemli uzmanı Brad Hintz, bir Wall Street bankasının türev ürün işlemlerinden yüzde 35 kâr elde ettiğini, ancak yeni kuralların bu oranı yüzde 20'ye düşüreceğini hesaplıyor. Bu süreçte, zayıf firmalar tökezleyip yok olurken sadece güçlü firmalar ayakta kalacak. Örneğin, ABD bankaları Avrupa'da yeni şirket alımları yapabilir. İsviçre bankaları UBS ve Credit Suisse Kasım'da menkul kıymetler alanında büyük kesintiler yapacaklarını açıkladı. İtalyan bankası UniCredit de yakın zamanda, Avrupa'daki hisse senedi şubesini kapatacağını duyurdu. Yatırımcı lar yeniden piyasa döneceği için, bu yılın ilk yarısında iş hacmi artabilir. 2009'un ilk yarısında endişeler azalınca, bir yükselme olmuştu. JPMorgan Chase Genel Müdürü Jamie Dimon son derece iyimser. Yatırım bankacılığı alanında her zaman dönemsel iniş çıkışlar olduğuna dikkat çeken Dimon, "İşler eski haline dönünce, rakamlar yeniden artabilir" diyor.
PETER EAVIS ve SUSANNE CRAIG