KARAKAS, Venezüella - Sokaklar çöp ve moloz taşlarıyla dolu. Her yerde şiddet kol geziyor. Üstelik Sarría semtinin bu kesimi, Karakas standartlarında kötü bir yer sayılmaz. Ancak Sarría, aynı zamanda bir El Sistema merkezine ev sahipliği yapıyor. El Sistema, klasik müzik yoluyla toplumsal düzeni sağlamayı amaçlayan bir program. Kasvetli görüntülerin hâkim olduğu sokağın hemen karşısında, bir ortaokuldan çocukların çaldığı kemanların, Fransız kornolarının ve trompetlerin sesleri yükseliyor. El Sistema 1975'te kuruldu ancak popülerlik kazanması son beş seneye dayanıyor. Bunu da bir bakıma kendi içinden çıkmış en ünlü müzisyen olan orkestra şefi Gustavo Dudamel'in hızlı yükselişine borçlu. 31 yaşındaki Dudamel, 2009 yılında Los Angeles Fi larmoni Orkestrası'nın müzik direktörü oldu ve kısa süre önce Mahler senfonilerini çalmak için orkestrasıyla birlikte Karakas'a geldi. İki hafta önce Fransız kornosu çalmaya başlayan ve şimdiden kulağa hoş gelen sesler çıkartmaya başlayan 10 yaşındaki Emily Castañeda, "Devam etmek istiyorum. Böylece başarılı bir müzisyen olabilirim" diyor. Annesi bir temizlikçi olan ve babasını tanımayan Emily, müzisyen olamazsa doktorluğu düşünüyor. Ekonomist ve konservatuar mezunu bir müzisyen olan kurucusu José Antonio Abreu'nun da hayal ettiği gibi, El Sistema klasik müziği kullanarak çocukları fakirliğin kıskacından kurtarmaya çalışıyor. El Sistema'nın başında olan Eduardo Ménde, programın núcleolar adı verilen 280 eğitim merkezinde yaklaşık 310 bin öğrenciye ulaştığını söylüyor. El Sistema'nın çatısı altında kâğıttan enstrümanlar yapan anaokulu öğrencilerinden dünyaca ünlü Simón Bolívar Senfoni Orkestrası'na kadar 500 orkestra ve diğer müzik toplulukları bulunuyor. El Sistema birçok ülkede benzer programlara ilham verdi ve Claudio Abbado ve Simon Rattle gibi nüfuz sahibi kişiler tarafından destek gördü. El Sistema birkaç kitaba ve belgesele, çok sayıda habere dayanak oluşturdu. Burada yetişen sayısız müzisyen ve eğitimci şu anda müzik piyasasında. Programdan memnun olan popülist Hugo Chávez hükümeti, El Sistema'ya her yıl 540 milyon bolivar, yani 64 milyon dolar aktarıyor. Vakıflar ve bağışçılar da buna ek olarak her yıl çeşitli miktarlarda nakit para ve enstrüman veriyor. Şehrin kuzey kesiminde yer alan Sarría'daki eğitim merkezi, anasınıfından altıncı sınıfa kadar eğitim veren 200 öğrencili bir okulda hizmet veriyor. Hükümetle yapılan bir anlaşma sonucunda, eğitim merkezi saat 14'ten 18'e kadar 600 çocuğa okul sonrası etüt dersleri veriyor. Sarría, El Sistema'yı başarılı kılan bütün özellikleri bünyesinde barındırıyor. Tüm eğitimler ve enstrümanlar ücretsiz. Hiçbir çocuk geri çevrilmiyor, dersler gruplar halinde yapılıyor ve öğretmenler genellikle zamanında El Sistema öğrencisi olan kişilerden oluşuyor. Núcleo'lar ayrıca öğrencilerin evlerine yürüme mesafesinde. Tüm müzisyen adaylarına bir yüzünde keman resmi, diğer yüzünde ise "Tocar y Lunar", yani "Çalarak Mücadele Et" sloganı yazan bir madalya veriliyor. Núcleo'un 32 yaşındaki sert görünümlü müdürü Alejandro Muñoz'un kendisi de bir kenar mahallede doğup büyümüş ve bir núcleo'da eğitim görmüştü. "Annem buranın güvenli bir yer olduğunu söylemişti" diyor. Orkestra şefliği için potansiyel taşıyordu ve konservatuara gönderildi. El Sistema'nın korosu, enstrüman üretimi ve tamiri konusunda kursları da var. Fakat El Sistema'nın işleyişinde bazı pürüzler ortaya çıkabiliyor. Sistema yetkilileri ve eğitim binalarının yöneticileri arasında zaman zaman gerilim yaşanıyor. Program hızla yayıldığı için bazen öğretmen ve enstrüman sıkıntısı baş gösteriyor. Sistema'ya katılan çocukların büyük çoğunluğu müzik alanında kariyer yapmıyor ama çoğu geri dönüp El Sistema'da çalışıyor. Örneğin Mendez hukuk okuduktan sonra El Sistema'ya dönmüş. "El Sistema'yla bir kez tanıştıysanız, onu asla bırakamazsınız" diyor.