Hindistan'ın yavaşlaması, dünya çapında en fazla tartışılan konulardan biri. Gelişmiş ülkelerle karşılaştırılacak olursa, Hindistan hâlâ güçlü biçimde büyüyor. Ancak ekonominin büyümesi yavaşlıyor ve bu yavaşlama kendi kısırdöngüsünü oluşturabilir. Büyüme oranındaki düşüş, topluma eşit biçimde dağılmadı. En büyük yük de yoksulların omuzlarına biniyor. Yavaşlama devam ederse, milyonlarca Hindistanlı aşırı sefaletten çıkmayı başaramayacak. Euro bölgesinin sorunları buna kıyasla devede kulak kalır. Hindistan ekonomisi, Bangladeş ve Nepal'in büyümesi için lokomotif görevi görüyor. Bir gün belki Pakistan ve Myanmar için de ayrısı geçerli olacak. Daha yoksul bir Hindistan'ın getireceği kayıplar, ülke sınırlarının çok ötesine taşar. Hindistan'ın yavaşlamasının sebepler arasında, yabancı şirketler ve yatırımlara mesafeli tavrı da var. Bir örnek, Hint hükümetinin Wal- Mart'ı ülkenin perakende sektörüne önce davet etmesi, sonra da bu daveti geri çekmesi. Ülkenin enerji altyapısı, sanayi taleplerini karşılayacak kadar da büyüyemedi. Hindistan'ın iş gücünün neredeyse yarısı tarım sektöründe çalışıyor. Ancak 1970'lerde hızla büyüyen bu sektör de yavaşladı. Mahsul verimliliği hâlâ çok düşük, nakliye ve su altyapısı yetersiz, temel tarım ürünleri ve modern tarım işletmeleriyle ilgilenen yabancı yatırımcılar, adalet sisteminden düşmanca muamele görüyor. Bir başka endişe kaynağı da, Hindistan'ın hizmet temelli büyüme atağının kendi bildiği yolda seyretmesi. Çağrı merkezleri kendi altyapılarını inşa ederek başarılı oldular ve genelde müstakil, etrafı surlarla çevrili mini kentler gibi işliyorlar. Ama bu yüksek üretim adacıklarının ekonomik olarak ayrılmışlığı, Hindistan ekonomisinin geri kalanından kendini ayrı tutarak başarı elde edildiğinin göstergesi. IMF, 2012 için Hindistan'ın büyümesini yüzde 6.9 oranında hesaplıyor. Ancak daha önce büyüme hedefi yüzde 8'di. Enflasyon da endişelendiriyor. Nisan'a gelindiğinde, Hindistan'ın toptan fiyat endeksi geçen yılın aynı ayına göre 7.23 puan arttı, oysa ekonomistler 6.7 puan artış bekliyordu. Enflasyonun yüzde 6.89 olduğu Mart'tan beri fiyat artışı daha da tırmandı. Aynı zamanda Hindistan dünyanın en hantal yasal sistemlerinden birine sahip ve sistemi reformdan geçirmesi de bir o kadar zor. Dünya Bankası'nın İş Yapılabilirlik Endeksi'ndeki 183 ülke ve bölge arasında, Hindistan, 132'nci sırada. Hatta listede Honduras, Ekvador, Batı Şeria-Gazze'nin arkasında yer alıyor ve kendisini Nijerya ve Suriye takip ediyor. Bardağın dolu tarafına bakarsak, ülkenin elinde kabiliyetli, enerjik ve girişimci bir nüfus var. Dünya çapında ticaret ve göçmenlik ağları, eğlence ve tasarım sektörlerinde birinci sınıf başarıları var. Hindistan'ın yavaşlaması diğer büyük gelişen ekonomilerle de benzerlik taşıyor. Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin'den oluşan ve BRIC ülkeleri diye bilinen, ancak birbirinden tümüyle farklı özelliklere sahip devlerin oluşturduğu grubun artık daha yavaş büyüdüğüne dair genel bir endişe var. Brezilya, önceki yıl yüzde 7.5, geçen yıl ise sadece 2.7 oranında büyüdü. Çin ve Rusya'nın GSYİH büyümeleri de yavaşlıyor. Dünya kaynaklar, teknolojiler, nüfus ve ekonomik büyüme oranı gibi derin yapısal güçler tarafından şekillendiriliyor. Hindistan'daki rahatsızlık verici eğilimleri görmezden gelmenin yükünü hepimiz çekeceğiz.